Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19’uncu Toplantısı’, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin katılımıyla Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirildi.
Programda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 24 yılda kadın haklarının güçlendirilmesi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla önemli anayasal, yasal ve kurumsal düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi.
Anayasal düzenlemelere dikkat çekti
Kadın-erkek eşitliğinin 2004 yılında Anayasa’nın 10. maddesinde yapılan değişiklikle güvence altına alındığını belirten Gürlek, 2010 yılında ise kadınlar lehine pozitif ayrımcılığın anayasal ilke haline getirildiğini ifade etti. Devletin bu eşitliği hayata geçirmekle yükümlü olduğunu vurguladı.
"Kasten yaralama suçunu katalog suçlar arasına aldık"
Son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle kadına ve boşanılan eşe karşı işlenen suçlarda ceza miktarlarının artırıldığını belirten Gürlek, kasten öldürme, kasten yaralama, tehdit, işkence ve eziyet suçlarının kadına karşı işlenmesinin Türk Ceza Kanunu’nda ağırlaştırıcı neden olarak düzenlendiğini hatırlattı.
Bakan Gürlek, "Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçunu tutuklama nedeni olarak varsayılan katalog suçlar arasına aldık. Ayrıca ısrarlı takip fiilini müstakil bir suç olarak düzenledik. Kamuoyunda adeta ‘kravat indirimi’ olarak bilinen uygulamaya son verecek şekilde hakimlerin takdir indirimi sebebi olarak uyguladığı indirim nedenlerini sonlandırdık" diye konuştu.
"Kadınların adalete erişimini güçlendirdik"
Kadınların adalete erişimini güçlendirmek amacıyla atılan adımlara da değinen Gürlek, "Israrlı takip, kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence suçlarında mağdurlara istemleri halinde baro tarafından ücretsiz olarak avukat görevlendirmesini mümkün hale getirdik. 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması amacıyla her adliyede tedbir mahkemeleri belirledik" dedi.
Şiddet suçları için özel bürolar kuruldu
Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesinde aile içi ve kadına yönelik şiddet suçları soruşturma bürolarının kurulduğunu belirten Gürlek, bu birimlerin ülke genelinde faaliyet gösterdiğini söyledi.
Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün 81 ilde 303 adliyede bu bürolar faaliyet göstermektedir. Mağdurların adli süreçte örselenmemesi için adli görüşme odalarını yaygınlaştırdık. Halihazırda 81 ilde 167 adliyede toplam 176 adli görüşme odası bulunmaktadır. Kurulduğu tarihten bu yana bu odalarda toplam 173 binden fazla ifade ve beyan alınmıştır. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerimizin sayısını 81 ilde 180 sayıya ulaştırdık. Bu müdürlüklerimiz aracılığıyla mağdurlara bilgilendirme, yönlendirme, psiko-sosyal destek hizmetleri sunuyoruz. Bugüne kadar toplamda 2 milyon 537 binden fazla kişiye adli süreçte psiko-sosyal destek sağladık."
"Kadına yönelik şiddetle mücadele bütüncül bir anlayışla sürdürülüyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile oluşturulan koordinasyon kurulunun, bu alandaki kararlı mücadelenin önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Gürlek, çalışmaların kurumlar arası iş birliği içerisinde sürdürüldüğünü kaydetti.
"Koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceğiz"
Adli yardım sisteminde kadın haklarını daha etkin koruyan uygulamaların geliştirileceğini belirten Gürlek, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca yasal düzenlemelerle değil, güçlü kurumlar arası iş birliği, etkin uygulama, hızlı mücadele ve toplumsal farkındalıkla başarıya ulaşabileceğini söyledi.
Gürlek, ilgili tüm kurumlarla koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.




