<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeni İzmir | Son Dakika İzmir Haberleri</title>
    <link>https://www.yeniizmir.com</link>
    <description>Son Dakika İzmir Haberleri, Güncel Gelişmeler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yeniizmir.com/rss/teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>yeniizmir© 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 08:07:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/rss/teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğunuzun ilk fotoğraf paylaşımında 5 kritik nokta]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/cocugunuzun-ilk-fotograf-paylasiminda-5-kritik-nokta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/cocugunuzun-ilk-fotograf-paylasiminda-5-kritik-nokta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukların sosyal medyada kendi fotoğraf ve videolarını paylaşmaya başlamasıyla birlikte ebeveynlerin dijital güvenlik konusunda daha dikkatli olması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Global siber güvenlik lideri Bitdefender, çocukların sosyal medyada fotoğraf paylaşmasına izin vermeden önce ebeveynlerin dijital riskleri değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu ise paylaşım öncesinde ailelerin çocuklarıyla konuşması gereken 5 kritik konuyu sıralıyor.</p>

<p>Çocukların önemli bir bölümü belli bir yaşa ulaştığında kendi fotoğrafını veya videosunu çevrimiçi olarak paylaşmak istiyor. Ancak internete yüklenen bir görüntünün tamamen kontrol altında tutulması mümkün olmayabiliyor. Fotoğraflar ekran görüntüsü alınarak kaydedilebiliyor, izinsiz şekilde yeniden paylaşılabiliyor ve arama motorlarında indekslenebiliyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra fotoğraflarda çoğu zaman fark edilmeyen konum ve cihaz bilgileri, yani meta veriler de bulunabiliyor. Böylece tek bir paylaşım, çocuğun yıllar boyunca devam edebilecek dijital ayak izinin bir parçası haline gelebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle ebeveynlerin, çocuklarına fotoğraf paylaşmadan önce temel dijital güvenlik alışkanlıklarını kazandırması önem taşıyor.</p>

<h2>"Bir fotoğraf paylaşıldığı an kontrolden çıkabilir"</h2>

<p><img alt="Çocukların Sosyal Medyada (1)" class="detail-photo img-fluid" height="3919" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/cocuklarin-sosyal-medyada-1.jpg" width="4999" /></p>

<p>Çocukların dijital güvenliğinde ebeveyn rehberliğinin belirleyici olduğunu ifade eden Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Ebeveynler çoğunlukla çocuğun ne paylaştığına odaklanıyor, oysa asıl mesele o görüntünün paylaşıldıktan sonra nereye gidebileceği. Bir fotoğraf yüklendiği anda kopyalanabilir, farklı platformlara taşınabilir ve yıllar sonra bile karşınıza çıkabilir. Üstelik pek çok fotoğraf, çekildiği yeri ve zamanı gösteren gizli konum bilgileri taşır. Bu nedenle çocuğa 'Paylaş' düğmesine basmadan önce kimlerin görebileceğini, görüntünün nasıl yayılabileceğini ve hangi bilgileri açık ettiğini öğretmek gerekiyor. En etkili koruma, doğru gizlilik ayarlarını bütünsel bir güvenlik çözümüyle birleştirmekten geçiyor."</p>

<h3>Akkoyunlu, ebeveynlerin çocuklarıyla fotoğraf paylaşımı öncesinde ele alması gereken 5 konuyu şöyle sıralıyor:</h3>

<p><strong>1. Paylaşımın kalıcı olduğunu anlatın</strong></p>

<p>Çocuklar çoğu zaman bir fotoğrafı nasıl yükleyeceğini biliyor ancak paylaşım sonrasında görüntünün başına neler gelebileceğini aynı ölçüde öngöremiyor.</p>

<p>Bu nedenle ebeveynlerin, yalnızca arkadaşlara açık olarak yapılan bir paylaşımın dahi ekran görüntüsü, indirme veya yeniden paylaşım yoluyla kısa sürede yayılabileceğini anlatması gerekiyor. İnternete giren bir görüntünün tamamen silinmesinin çoğu zaman mümkün olmadığı da çocuklara aktarılması gereken konular arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>2. Fotoğraflardaki gizli konum bilgilerine dikkat edin</strong></p>

<p>Akıllı telefonlarla çekilen fotoğraflar çoğu zaman çekildiği yer ve zamanı gösteren meta veri, yani EXIF bilgileri içeriyor.<br />
Söz konusu bilgiler, çocuğun evinin, okulunun veya sık ziyaret ettiği yerlerin belirlenmesine yol açabiliyor. Bu nedenle cihazın kamera ayarlarından konum etiketlemesini kapatmak, paylaşım öncesinde alınabilecek en basit önlemlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>3. Hesabın gizlilik ayarlarını birlikte belirleyin</strong></p>

<p>Çocuğun sosyal medya hesabında kimlerin takipçi olabileceği, fotoğrafları kimlerin görebileceği ve kimlerin yorum yapabileceği ebeveyn ve çocuk tarafından birlikte belirlenmeli.<br />
Hesabı gizli moda almak ve takipçileri yalnızca tanıdık kişilerle sınırlandırmak, yabancılardan gelebilecek istenmeyen temasları ve içerik toplama girişimlerini belirgin şekilde azaltıyor.</p>

<p><strong>4. Yabancılardan gelen ilgi ve isteklere karşı dikkatli olun</strong></p>

<p>Çocukların tanımadığı kişilerden gelen takip, mesaj veya fotoğraf isteklerini kabul etmemesi gerektiğini bilmesi önem taşıyor.<br />
Paylaşılan görüntülerin kötü niyetli kişiler tarafından toplanabileceğinin ve farklı amaçlarla kullanılabileceğinin çocuklara anlatılması gerekiyor. Bu noktada okul forması, adres veya tanınabilir mekânlar gibi kişisel bilgi içeren fotoğraflardan kaçınmanın önemi de vurgulanıyor.</p>

<p><strong>5. Dijital korumayı bütünsel bir çözümle destekleyin</strong></p>

<p>Çocuğun dijital yaşamı yalnızca tek bir uygulamayla sınırlı kalmıyor. Bu nedenle dijital güvenliğin farklı alanları birlikte ele alınmalı.<br />
Bitdefender Parental Control gibi çözümlerle küçük çocuklar için internet süresi yönetilebiliyor ve uygunsuz içerikler filtrelenebiliyor. Ayrıca oltalama, zararlı bağlantılar ve kimlik hırsızlığı gibi çevrimiçi tehditlere karşı koruma sağlanabiliyor.</p>

<p><img alt="Çocukların Sosyal Medyada (3)" class="detail-photo img-fluid" height="3337" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/cocuklarin-sosyal-medyada-3.jpg" width="4999" /></p>

<p>Çocukların ilk fotoğraf paylaşımı öncesinde ebeveynlerin yalnızca paylaşılacak görüntüye değil, bu görüntünün kimler tarafından görülebileceğine, nasıl yayılabileceğine ve hangi bilgileri açığa çıkarabileceğine de dikkat etmesi gerekiyor.<br />
<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/cocugunuzun-ilk-fotograf-paylasiminda-5-kritik-nokta</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/cocuklarin-sosyal-medyada-2.jpg" type="image/jpeg" length="61974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ eğitimde devrim yaratıyor, peki ya riskler?]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-egitimde-devrim-yaratiyor-peki-ya-riskler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-egitimde-devrim-yaratiyor-peki-ya-riskler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ eğitimde hızla yaygınlaşıyor ancak uzmanlar; güvenlik, gizlilik ve çocukların bilişsel gelişimi açısından önemli risklere dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESET, yapay zekâ destekli özel ders araçlarının çocuklar üzerindeki olası etkilerini ve ebeveynlerin alması gereken önlemleri mercek altına aldı.<br />
Yapay zekâ, sağlık hizmetlerinden pazarlamaya kadar pek çok sektörde önemli değişimler yaratırken eğitim de bu teknolojinin hızla yaygınlaştığı alanlardan biri haline geldi. Yapay zekâ destekli ders ve özel öğretmen uygulamaları, öğrencilere kişiselleştirilmiş öğrenme fırsatı sunuyor. Ancak bu araçların yaygınlaşmasıyla birlikte güvenlik, gizlilik ve çocukların bilişsel gelişimi konusunda yeni riskler de ortaya çıkıyor.</p>

<p>Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, yapay zekâ öğretmenleri mercek altına alarak güvenlikle ilgili öneri ve uyarılarını paylaştı.</p>

<h2>Yapay zekâ özel ders pazarı büyüyor</h2>

<p><img alt="Yapay Zekâ Eğitimde Hızla Yaygınlaşıyor (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/yapay-zeka-egitimde-hizla-yayginlasiyor-1.png" width="1920" /></p>

<p>Yapay zekâ destekli özel ders araçlarına yönelik pazarın hızla büyüdüğü belirtiliyor. Bir tahmine göre yapay zekâ özel ders pazarının 2025 ile 2033 yılları arasında yaklaşık 2 milyar dolardan 17,7 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor.</p>

<p>İngiliz hükümeti de eğitim teknolojisi ve yapay zekâ şirketlerini sınıflarda kullanılabilecek araçlar geliştirmeye davet etti. Hükümet, yapay zekânın özel öğretmen tutmak için maddi imkânı bulunmayan ailelere destek olabileceğini belirterek, 450 bin kadar dezavantajlı öğrencinin bu teknolojiden yararlanabileceğini öne sürdü.</p>

<p>Pazarın hızla gelişmesiyle birlikte bugün farklı amaçlara ve özelliklere sahip çok sayıda yapay zekâ özel öğretmeni bulunuyor. “Yapay zekâ özel öğretmeni” ifadesi, oldukça geniş bir ürün grubunu kapsıyor.</p>

<p>Bazı araçlar eğitim etiketi taşıyan genel amaçlı sohbet robotlarından biraz daha fazlasını sunarken bazıları doğrudan müfredat üzerine yapılandırılmış öğrenme sistemleri olarak çalışıyor. Piyasada basit sohbet robotlarından müfredata göre çalışan Akıllı Özel Ders Sistemlerine (ITS) kadar farklı çözümler yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En gelişmiş sistemlerde amaç, öğrenciye doğrudan cevabı vermek yerine ipuçları aracılığıyla öğrenme sürecini desteklemek. Bu yaklaşım aynı zamanda uygunsuz içerik riskini de azaltıyor.</p>

<h3>Yapay zekâ öğretmenler gerçekten işe yarıyor mu?</h3>

<p>Yapay zekâ öğretmenlerin eğitimde ne ölçüde etkili olduğu konusunda henüz kesin bir sonuca ulaşılmış değil. Mevcut kanıtların bazı açılardan umut verici olduğu belirtilirken, yapay zekâ öğretmenlerin her ortamda öğrenme süreçlerini geliştireceği yönündeki genel iddiaların yeterince desteklenmediği görülüyor.</p>

<p>Hatta bazı durumlarda teknolojinin öğrenme sürecini daha da kötüleştirebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>İngiltere’de yakın zamanda gerçekleştirilen bir çalışmada öğretmenlerin üçte ikisi, yapay zekâ kullanımına bağlı olarak öğrencilerin yazma ve problem çözme becerilerinde düşüş gözlemlediklerini belirtti.</p>

<p>Ayrı bir çalışma ise “sık yapay zekâ aracı kullanımı ile eleştirel düşünme becerileri arasında önemli bir negatif korelasyon” olduğunu ortaya koyuyor. Çalışmada, çocuklara özel ders vermek amacıyla yapay zekâ kullanımının “kullanıcıların derin ve yansıtıcı düşünme süreçlerine katılımını istemeden azaltabileceğini” ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durum, çocukların yapay zekâ araçlarını kullanmaya teşvik edilmesiyle ortaya çıkabilecek en önemli gelişimsel risklerden biri olarak öne çıkıyor.<br />
Yapay zekânın bir sorunun cevabını çok hızlı vermesi ya da öğrenme sürecini çocuk açısından fazlasıyla kolaylaştırması, uzun vadede bilişsel tembelliğe yol açabilecek bir risk oluşturabilir.</p>

<h3>Yapay zekâ çocukların duygusal gelişimini de etkileyebilir</h3>

<p>Yapay zekâ öğretmenlerle ilgili riskler yalnızca akademik başarı ve bilişsel gelişimle sınırlı değil. Psikososyal açıdan da çeşitli riskler bulunuyor.<br />
Çocukların kendinden emin şekilde konuşan yapay zekâ öğretmenlere gereğinden fazla güvenmesi mümkün. Çocukların, yetişkinlere kıyasla yapay zekânın halüsinasyonlarına daha kolay inanabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra çocuklar yapay zekâ öğretmenleri zaman içerisinde bir arkadaş gibi görmeye başlayabilir. Böyle bir durumun, çocukların akran gruplarıyla kurduğu duygusal bağları zayıflatma ihtimali bulunuyor.</p>

<p>Yapay zekânın bir diğer dezavantajı ise insan öğretmenin sahip olduğu bazı özelliklerden yoksun olması. Bir yapay zekâ bir sorunun “cevabını” biliyor olabilir ancak öğrenme sürecinde hayal kırıklığı yaşayan bir çocuğu yönetme konusunda bir insan öğretmenin sahip olduğu becerilere sahip değil.</p>

<p>Bir makinenin insan öğretmenin empati ve sosyal becerilerini taklit etmesi mümkün olsa da bunun oldukça zor olduğu vurgulanıyor.</p>

<h3>Yapay zekâ kullanımında güvenlik ve gizlilik riski</h3>

<p>Çocukların kısıtlamasız sohbet robotları ve benzeri yapay zekâ araçlarını kullanması, görüşmelerin yaşa uygun olmayan konulara yönelmesi riskini de beraberinde getiriyor.</p>

<p>Üstelik yapay zekâ öğretmenler, çocuğun yalnızca sorduğu soruları değil, çok daha fazla kişisel veriyi toplayabilir.</p>

<p>Kullanılan ürüne bağlı olarak sorular, okul ödevleri, performans verileri, ilgi alanları, hesap bilgileri, cihaz tanımlayıcıları ve ses kayıtları saklanabilir.<br />
Model ile paylaşılan bilgilerin eğitim amacıyla kullanılması ve muhtemelen diğer kullanıcılara sızması ihtimali de bulunuyor. Bunun yanında söz konusu veriler reklamverenler ve diğer üçüncü taraflarla paylaşılabilir.</p>

<p>Bu durum yalnızca bir gizlilik riski oluşturmakla kalmıyor. Model sağlayıcısının veya çocuğun verilerini elinde bulunduran güvenilir üçüncü taraflardan birinin güvenlik ihlali yaşaması durumunda konu doğrudan bir güvenlik sorununa dönüşebiliyor.</p>

<p>Sesle etkinleştirilen yapay zekâ araçlarında ise risk daha da farklı bir boyut kazanıyor. Sağlayıcı, çocuğun biyometrik verilerine sahip olabilir. Hackerlar bu verileri çocuğun kimliğiyle ilişkilendirebilirse söz konusu bilgiler son derece değerli hale gelebilir.</p>

<h3>Ebeveynler yapay zekâ öğretmen seçerken nelere dikkat etmeli?</h3>

<p>Çocukların özel ders almasına yardımcı olması amacıyla yapay zekâ araçlarından yararlanmak isteyen ebeveynlerin öncelikle kullanılan sistemin özelliklerini anlaması gerekiyor.</p>

<p>Basit bir yardımcı ile özel bir Akıllı Özel Ders Sistemi (ITS) arasındaki farkın bilinmesi önem taşıyor. Ebeveynlerin yalnızca basit cevaplar veren sistemler yerine çocuğun öğrenme yolculuğuna rehberlik edecek araçları tercih etmesi öneriliyor.</p>

<p>ESET'in ebeveynlere yönelik önerileri arasında şu noktalar yer alıyor:</p>

<p>• Veri koruma düzenlemelerine uygun araçlar tercih edilmeli. Bu, çocuğun verilerinin altta yatan yapay zekâ motoruyla paylaşılmayacağı anlamına geliyor.<br />
• Çocuğun okulu tarafından onaylanmış veya eğitimsel kanıtlarla desteklenen araçlar tercih edilmeli.<br />
• Gizlilik bilgileri dikkatle okunmalı. Özellikle model eğitimi, veri saklama, reklamcılık ve üçüncü taraf sağlayıcılarla ilgili bölümlere bakılmalı.<br />
• Araç çocukla birlikte kullanılmalı. Yapay zekâ ne kadar iyi olursa olsun, çocuğun muhtemelen bir insanla birlikte öğrenmekten daha fazla fayda sağlayacağı unutulmamalı.<br />
• Çocuklara yapay zekâ ile asla kişisel bilgilerini paylaşmamaları öğretilmeli. Bunun ileride yapay zekâ kullanırken de fayda sağlayacağı belirtiliyor.<br />
• Çocuklarla konuşularak yapay zekâ hakkında ne düşündükleri öğrenilmeli ve yapay zekânın hissetme veya duygu gösterme yeteneğinin olmadığı anlatılmalı.<br />
• Yapay zekâ öğretmenin yanlış olsa bile kendinden emin konuşabileceği açıklanmalı. Önemli cevaplar öğretmenlerle görüşülerek veya ders kitapları ve diğer güvenilir kaynaklarla karşılaştırılarak doğrulanmalı.<br />
• Varsa yaşa uygun ayarlar etkinleştirilmeli.<br />
• Ekran süresi sınırlandırıldığı gibi günlük “Yapay zekâ süresi” de sınırlandırılmalı.<br />
• Çocuğun komut geçmişi kontrol edilerek aracı doğru ve güvenli şekilde kullandığından emin olunmalı.</p>

<h3>Yapay zekâ öğretmenler geleneksel eğitimin yerini tutabilir mi?</h3>

<p>Yapay zekâ teknolojisi hızla gelişirken pazara da sürekli yeni ürünler sunuluyor. Bu nedenle yapay zekâ öğretmenleri kullanmayı düşünen ebeveynlerin piyasadaki araçları ve sundukları özellikleri takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p>Ancak tüm bu gelişmelere rağmen yapay zekâ destekli öğrenmenin eski usul çevrim dışı eğitimin yerini tutmayabileceği de unutulmamalı. Çocukların eğitiminde teknolojiden yararlanılırken insan öğretmenin rehberliği, sosyal becerileri ve öğrenme sürecindeki rolü de göz önünde bulundurulmalı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-egitimde-devrim-yaratiyor-peki-ya-riskler</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/yapay-zeka-egitimde-hizla-yayginlasiyor-2.jpeg" type="image/jpeg" length="41165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklar için ‘bağımlılık yapmayan’ telefon önerisi!]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/cocuklar-icin-bagimlilik-yapmayan-telefon-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/cocuklar-icin-bagimlilik-yapmayan-telefon-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, çocuk ve gençlerde artan ekran kullanımının dikkat, uyku ve psikolojik sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonların günlük yaşamın vazgeçilmez araçlarından biri haline gelmesi, ekran kullanımına bağlı sorunları da yeniden gündeme taşıdı. Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Haydar Kutlu, özellikle çocuk ve gençlerde uzun süreli ekran kullanımının dikkat süresini olumsuz etkileyebildiğini, uyku ve psikolojik sorunlara neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Kutlu, ekran bağımlılığıyla mücadelede akıllı telefonların tamamen terk edilmesi yerine, akıllı telefon ile tuşlu telefon arasında yeni bir telefon segmenti oluşturulmasını önerdi.</p>

<h2>“Gençlerde ekran süresi 6-7 saate kadar çıkıyor”</h2>

<p>Türkiye’de günlük ekran süresinin ortalama 5 saat civarında olduğunu belirten Kutlu, gençlerde bu sürenin 6-7 saate kadar yükseldiğini ifade etti.</p>

<p>Özellikle gelişimini tamamlamamış ergen beyninin yoğun ekran kullanımından olumsuz etkilenebileceğini dile getiren Kutlu, "Henüz olgunlaşmamış bir ergen beyni çok fazla ekrana baktığında beynin bazı kısımlarında tahribat oluşuyor" dedi.</p>

<p>Yoğun ekran kullanımının çocukların gelişimi, uyku düzeni ve psikolojik durumları üzerinde de etkili olabildiğine işaret eden Kutlu, "Küçük yaşlarda yoğun ekran kullanımı odaklanma süresini kısaltıyor, ergenlerde ise uyku problemlerini, duygusal problemleri artıyor. Depresyona yatkınlık oluşturabiliyor. Ekran bağımlılığı çocukların genel ve akademik hayatlarına doğrudan zarar veriyor" dedi.</p>

<h3>“Oyun ve sosyal medya bağımlılığı artıyor”</h3>

<p>Ekran bağımlılığının farklı alanlarda görülebildiğini belirten Kutlu, özellikle oyun ve sosyal medya kullanımındaki bağımlılığa dikkat çekti.</p>

<p>Kutlu, "Erkeklerde oyun bağımlılığı artarken kız çocuklarında da sosyal medya uygulamalarına bağımlılıkta artış var" diye konuştu.</p>

<h3>“0-6 yaş çocukları ekrandan uzak tutmalıyız”</h3>

<p>Çocukların ekran kullanımından uzaklaştırılabilmesi için ailelerin alternatif faaliyetler oluşturması gerektiğini vurgulayan Kutlu, "Çocuklarımızı ekrandan uzak tutmamız gerekiyor, çocuklara ekran yerine alternatifler sunmak gerekiyor. Özellikle 0-6 yaş arasında çocuklarımızı ekrandan uzak tutmalıyız" uyarısında bulundu.</p>

<h3>Akıllı telefon ile tuşlu telefon arasında yeni segment önerisi</h3>

<p>Ekran bağımlılığıyla mücadelede akıllı telefon kullanımının tamamen bırakılması yerine farklı bir telefon seçeneğinin geliştirilebileceğini ifade eden Kutlu, akıllı telefon ile tuşlu telefon arasında yeni bir segment oluşturulmasını önerdi.</p>

<p>Kutlu, "Akıllı telefonlar ile tuşlu telefonların arasında yeni bir segmentte telefon üretilirse ekran bağımlılığı sıkıntıları çözülebilir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>“Bağımlılık yapmayan telefonlar üretilmeli”</h3>

<p>Yeni telefon segmentinde günlük yaşam için gerekli uygulamaların bulunabileceğini belirten Kutlu, "Banka uygulaması, navigasyon, kamera gibi uygulamaların olduğu, bağımlılık oluşturmayan telefonlar üretilmeli" çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada yaptığı çağrının kısa sürede destek gördüğünü aktaran Kutlu, "Günler içinde binlerce insan bu fikri destekledi" dedi.</p>

<p>Türkiye’de bu alanda yerli ve milli bir telefon geliştirilebileceğini ifade eden Kutlu, böyle bir ürünün özellikle ebeveynlerin çocuklarını ekran bağımlılığından koruması açısından alternatif oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Kutlu, "Bağımlılık yapmayan, zararlı uygulamaların kısıtlandığı bir segmentte telefon üretilirse bunun bir karşılığı olacaktır" ifadelerini kullandı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Genel, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/cocuklar-icin-bagimlilik-yapmayan-telefon-onerisi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2025/11/telefon-caldiginda-neden-anksiyete-yasiyoruz-2.jpeg" type="image/jpeg" length="58559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir yangınlara robotlarla hazırlanıyor!]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/izmir-yanginlara-robotlarla-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/izmir-yanginlara-robotlarla-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, 13,5 milyon Euro’luk yatırımla itfaiye filosunu yeni nesil araç ve robotik sistemlerle güçlendirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğiyle birlikte artan orman yangını ve afet risklerine karşı itfaiye teşkilatının müdahale kapasitesini artırıyor.</p>

<p>Dünya Bankası ve İller Bankası iş birliğiyle yürütülen Türkiye Deprem, Sel ve Orman Yangınları Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında ayrılan 13,5 milyon Euro bütçeyle İzmir İtfaiyesi’ne yeni nesil arazözler, özel müdahale araçları ve insansız yangın söndürme robotları kazandırılacak.<br />
Proje kapsamında engebeli arazilerde görev yapabilen araçların yanı sıra dar alanlarda kullanılabilecek itfaiye araçları ve uzaktan kumandalı robotik sistemler filoya dahil edilecek. Yeni araçların orman yangınları, endüstriyel tesisler, metro tünelleri ve dar sokaklar gibi farklı risk alanlarında kullanılması planlanıyor.</p>

<h2>İlk etapta 10 arazöz geliyor</h2>

<p><img alt="Aleve Robotlu Müdahale (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1226" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/aleve-robotlu-mudahale-4.jpg" width="1600" /></p>

<p>TEFWER kapsamında ilk ihale paketinde yer alan 10 arazi tipi itfaiye arazözünün üretim süreci devam ediyor. Araçların son teslim tarihi 1 Kasım olarak belirlenirken, ikinci ihale paketinde ise 2 insansız yangın söndürme robotu, 8 dar alan sepetli bomlu itfaiye aracı, 6 standart itfaiye arazözü ve 8 dar alan itfaiye aracının filoya dahil edilmesi planlanıyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Planlama Destek Hizmetleri Şube Müdürü Şeref Kardeş, robotik araçların özellikle kırsal ve engebeli alanlarda önemli avantaj sağlayacağını belirterek, “Ormanlar, Orman Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olsa da yerleşim alanları bizim sorumluluğumuzda. Bu iki alanın iç içe geçtiği sınır bölgelerinde yangının yerleşim yerlerine ulaşmasını önlemek amacıyla bu araçlara ihtiyaç duyduk. Paletli yapıları sayesinde daha önce müdahale edemediğimiz engebeli ve zorlu kırsal alanlara rahatlıkla ulaşabilecekler” dedi.</p>

<h3>Yangının önünde tampon alan oluşturacak</h3>

<p><img alt="Aleve Robotlu Müdahale (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1042" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/aleve-robotlu-mudahale-5.jpg" width="1600" /></p>

<p>Robotik araçların işlevinin yalnızca yangını söndürmekle sınırlı olmayacağı belirtilirken, kritik bölgelerde ıslatma yapılarak yangının ilerleyişinin kontrol altına alınması hedefleniyor.</p>

<p>Kardeş, yangınla mücadelede güvenli çalışma alanlarının oluşturulmasının önemine dikkat çekerek, “Bu araçların en önemli avantajı sadece yangını söndürmek değil, kritik bölgelerde ıslatma yaparak tampon alan oluşturabilmeleri. Böylece yangının ilerleyişi kontrol altına alınabiliyor. Araçlar alttan ve üstten su püskürterek kendi kendini soğutabiliyor, güvenli şekilde yangının içine ilerleyebiliyor. Hem vatandaşlarımızın hem de personelimizin can güvenliğini en üst seviyeye çıkarıyoruz” diye konuştu.</p>

<h3>Metro ve sanayi tesislerinde de kullanılabilecek</h3>

<p><img alt="Aleve Robotlu Müdahale (7)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/aleve-robotlu-mudahale-7.jpg" width="1600" /></p>

<p>Uzaktan kumandalı robotik araçların farklı afet ve yangın senaryolarında kullanılabilmesi için modüler özelliklere sahip olacağı aktarıldı. Araçların metro hatları ve tünellerde ray sistemi üzerinde ilerleyebileceği, endüstriyel tesis yangınlarında köpüklü söndürme yapabileceği ve büyük yangınlarda dakikada 7 bin ila 8 bin litre su aktarabileceği belirtildi.</p>

<p>Kardeş, araçların gerektiğinde yanan araçları da uzaktan güvenli bölgelere taşıyabileceğini belirterek, “Gerektiğinde yanan araçları uzaktan güvenli bölgelere taşıyabilecekler. Söz konusu teknoloji ABD, Avustralya, Almanya ve İtalya’nın yanı sıra Türkiye’de İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinde de kullanılıyor. Bu teknolojiyi İzmir’e kazandırarak itfaiye teşkilatımızın gücüne güç katacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>13,5 milyon Euro’luk bütçe ayrıldı</h3>

<p><img alt="Aleve Robotlu Müdahale (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1707" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/aleve-robotlu-mudahale-6.jpg" width="2560" /></p>

<p>Makine İkmal Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı Makine İkmal Şube Müdürü Melike Çoban, proje kapsamında yürütülen satın alma sürecine ilişkin bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çoban,</p>

<blockquote>
<p>“Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen proje kapsamında İzmir İtfaiyesi için 13,5 milyon Euro bütçe ayrıldı. İlk ihale kapsamında 10 arazi tipi itfaiye arazözünün üretim süreci devam ediyor. Son teslim tarihi olan 1 Kasım itibarıyla araçlarımızı teslim alarak İtfaiye Dairesi Başkanlığımızın hizmetine sunacağız. Projenin ikinci ihale paketinde ise İzmir İtfaiyesi’nin müdahale kapasitesini önemli ölçüde artıracak yeni araçlar alacağız. Bu kapsamda 2 insansız yangın söndürme robotu, 8 dar alan sepetli bomlu itfaiye aracı, 6 standart itfaiye arazözü ve 8 dar alan itfaiye aracı İzmir Büyükşehir Belediyesi filosuna kazandırılacak. Son yıllarda artan orman yangınlarının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla filonun güçlendirilmesi çalışmalarına hız verdik. Amacımız, olaylara daha hızlı, daha güvenli ve daha etkin müdahale edebilecek güçlü bir itfaiye teşkilatı oluşturmak” dedi.</p>
</blockquote>

<h3>Araç alımları Mart 2028’e kadar tamamlanacak</h3>

<p><img alt="Aleve Robotlu Müdahale (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/aleve-robotlu-mudahale-1.jpg" width="1600" /></p>

<p>TEFWER Projesi kapsamındaki araç alımlarının Dünya Bankası ve İller Bankası tarafından belirlenen takvim doğrultusunda Mart 2028’e kadar tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Özel eğitim ve sertifikasyon süreçlerinden geçirilecek itfaiye personelinin kullanacağı uzaktan kumandalı robotik sistemlerle İzmir İtfaiyesi’nin farklı risk alanlarına müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Proje tamamlandığında yeni nesil araçlarla desteklenen İzmir İtfaiyesi’nin; orman yangınları, endüstriyel tesisler, metro tünelleri ve dar alanlarda daha hızlı, güvenli ve etkin müdahale gerçekleştirmesi amaçlanıyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/izmir-yanginlara-robotlarla-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/aleve-robotlu-mudahale-8.jpg" type="image/jpeg" length="22797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekayla tarihte bir ilk! Laboratuvarda yeni virüsler üretildi]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/yapay-zekayla-tarihte-bir-ilk-laboratuvarda-yeni-virusler-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/yapay-zekayla-tarihte-bir-ilk-laboratuvarda-yeni-virusler-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'li bilim insanları, yapay zekayı kullanarak doğada bulunmayan ve laboratuvarda çoğalabilen yeni virüsler geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üretilen 16 virüsün yalnızca bakterileri enfekte ettiği, insanlar açısından herhangi bir tehdit oluşturmadığı belirtilirken, araştırma bilim dünyasında "çok önemli bir dönüm noktası" olarak değerlendirildi.</p>

<p>Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Stanford Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Harvard Üniversitesi'ne bağlı Broad Enstitüsü'nden araştırmacılar, yapay zekadan yararlanarak tamamen işlevsel yeni virüsler tasarladı. Çalışma kapsamında oluşturulan genom tasarımlarının yaklaşık 300'ü kimyasal olarak sentezlenerek laboratuvar ortamında test edildi. Yapılan deneyler sonucunda 16 virüsün yaşayabilir olduğu belirlendi.</p>

<p>Araştırmada geliştirilen virüslerin yalnızca bakterileri enfekte edecek şekilde tasarlandığı ve insanlar için herhangi bir tehdit oluşturmadığı vurgulandı. Böylece bir organizmanın tüm genom haritasının ilk kez yapay zeka tarafından başarıyla tasarlanmış olduğu ifade edildi.</p>

<h2>"Dönüm noktası niteliğinde"</h2>

<p>Bilim insanları, ulaşılan sonucun hastalıkların tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcını oluşturabilecek nitelikte olduğunu belirtti.<br />
Stanford Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yapan Brian Hie, "Bu, üretken yapay zekanın tasarlayabileceği karmaşıklıkta bir sonraki adımdır. Üretken yapay zeka ilk kez eksiksiz bir genom tasarlamak için kullanılıyor" dedi.</p>

<h3>Yapay zeka genetik kodlar üzerinde eğitildi</h3>

<p>Araştırmada kullanılan yapay zeka teknolojisinin, çalışma prensibi bakımından ChatGPT gibi büyük dil modellerine benzediği aktarıldı. Ancak Evo1 ve Evo2 adı verilen yapay zeka modellerinin kelimeler yerine yaşamın dili olarak tanımlanan genetik dizileri tahmin ettiği belirtildi.<br />
Araştırmacılar, bu modelleri virüsler, bakteriler, bitkiler ve insanlardan elde edilen genetik kodlar üzerinde eğitti. Ardından sistem, yalnızca belirli bakteri türlerini enfekte eden "bakteriyofaj" olarak adlandırılan virüsleri üretecek şekilde geliştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Stanford Üniversitesi'ndeki ekip, yapay zekanın oluşturduğu tasarımlar arasından en umut vadeden 302 genomu seçerek laboratuvar ortamında sentezledi. Yapılan testlerde bunlardan 16'sının E. coli bakterilerini öldürmede etkili olduğu tespit edildi.</p>

<h3>Uzmanlardan güvenlik uyarısı</h3>

<p>Araştırmanın ortaya koyduğu bilimsel gelişme büyük ilgi görürken, uzmanlar yapay zeka tarafından tasarlanan virüslerin "acil" güvenlik endişeleri oluşturabileceği uyarısında da bulundu.</p>

<p>Yapay zeka araçlarının günümüzde yeni antibiyotiklerin geliştirilmesinde de kullanıldığı belirtilirken, sıfırdan yeni ve işlevsel bir virüs tasarlamanın buna kıyasla çok daha karmaşık bir süreç olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/yapay-zekayla-tarihte-bir-ilk-laboratuvarda-yeni-virusler-uretildi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/abdli-bilim-insanlari-yapay-zekayi-kullanarak-dogada-bulunmayan-ve-laboratuvarda-cogalabilen-yeni-virusler-gelistirdi.jpg" type="image/jpeg" length="17414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine dijital diplomasi modeli]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/turkiye-azerbaycan-kardesligine-dijital-diplomasi-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/turkiye-azerbaycan-kardesligine-dijital-diplomasi-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerinin dijital haberlerde nasıl temsil edildiği kapsamlı bir akademik araştırmayla ortaya konuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ile İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) iş birliğinde hazırlanan çalışmada, iki ülke arasındaki ortak tarih ve kültürün dijital dünyada daha görünür hale gelmesi için yeni bir iletişim modeli geliştirildi.</p>

<p>Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ile İZAZDER tarafından yürütülen araştırmada, 2020-2025 yılları arasında Türkiye ve Azerbaycan'da en fazla ziyaret edilen toplam 10 dijital haber platformu incelendi. Türkiye'den 5, Azerbaycan'dan 5 haber platformunda yayımlanan toplam bin 65 haber analiz edilerek, iki ülke arasındaki ilişkilerin dijital medyada nasıl ele alındığı değerlendirildi.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları ve elde edilen bulgular doğrultusunda geliştirilen iletişim modeli, "Türkiye-Azerbaycan İlişkilerinin Dijital Haberlerdeki Yansımaları: Kültürel Diplomasi Perspektifinden Bir Model Önerisi" adlı e-kitapta toplandı.</p>

<p>Çalışma, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi ile İZAZDER arasında 6 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren iş birliği protokolü kapsamında hazırlandı. Eseri, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri Doç. Dr. Selin Bitirim Okmeydan ve Doç. Dr. Petek Durgeç ile Yaşar Üniversitesi akademisyeni Dr. Öğr. Üyesi Cudi Kaan Okmeydan kaleme aldı. E-kitap ise Global Academy Yayınevi tarafından yayımlandı.</p>

<h2>Ortak değerler dijital geleceğe taşınmalı</h2>

<p>Araştırmayı değerlendiren İZAZDER Yönetim Kurulu Başkanı Perviz Altay, çalışmanın Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının dijital medyada daha güçlü ve sürdürülebilir şekilde anlatılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Ortak tarih, kültür ve dil bağlarının genç kuşaklara dijital medya aracılığıyla aktarılmasının önemine dikkat çeken Altay, şu değerlendirmede bulundu:<br />
"Türkiye ile Azerbaycan’ı ortak tarih, dil, kültür ve hafıza birbirine bağlıyor. Dijital medya, ‘Tek Millet, İki Devlet’ anlayışının genç kuşaklara aktarılmasında önemli bir alan hâline geldi. Bu çalışma da mevcut tabloyu bilimsel verilerle ortaya koyarken ortak değerlerimizi geleceğe taşıyacak öneriler sunuyor."</p>

<h3>Bin 65 haber mercek altına alındı</h3>

<p>Araştırmada Türkiye ve Azerbaycan'ın en fazla ziyaret edilen beşer dijital haber platformunda yer alan içerikler analiz edildi. İnceleme kapsamında Türkiye'den 581, Azerbaycan'dan ise 484 haber olmak üzere toplam bin 65 haber değerlendirildi.</p>

<p>Analiz sonucunda haberlerin "Savaş/Güvenlik", "Stratejik İttifak", "Ekonomi", "Doğal Afet" ve "Kültür/Sanat" olmak üzere beş temel başlık altında yoğunlaştığı belirlendi.</p>

<p>Çalışmada, 2020 yılında yaşanan İkinci Karabağ Savaşı'nın etkisiyle savaş ve güvenlik konularının her iki ülke medyasında öne çıktığı görüldü. Takip eden yıllarda ise ekonomik iş birlikleri, stratejik ortaklıklar, afet dönemlerinde sergilenen dayanışma ve kültürel etkileşim konularının daha fazla yer bulduğu tespit edildi.</p>

<p>Araştırmaya göre Türk dijital haber platformlarında stratejik ittifak ve ekonomik iş birliği konuları daha düzenli biçimde işlenirken, Azerbaycan medyasında savaş ve güvenlik haberlerinin yanı sıra özellikle son yıllarda kültür ve sanat içeriklerinin daha fazla öne çıktığı belirlendi. Buna karşılık Türk dijital medyasında kültür ve sanat temalı haberlerin sınırlı düzeyde kaldığı ortaya konuldu.</p>

<p>Bu sonucun önemli bir ihtiyacı gösterdiğini ifade eden İZAZDER Yönetim Kurulu Başkanı Perviz Altay, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kardeşlik bağlarımız güçlü; ancak bu bağların dijital medyada düzenli ve çok yönlü biçimde anlatılması gerekiyor. Kültür, sanat, gençlik, eğitim ve ortak miras başlıkları gündelik haber akışında daha fazla yer bulmalı."</p>

<h3>Sosyal medyadan haber gündemine uzanan model</h3>

<p>Araştırma kapsamında ayrıca "Türkiye-Azerbaycan İlişkileri Medya Etkileşimi Modeli" geliştirildi. Model, sivil toplum kuruluşları ile dijital toplulukların sosyal medyada oluşturduğu gündemlerin haber medyasına taşınmasını, haberleştirilen içeriklerin yeniden dijital platformlarda yayılmasını ve bu sayede iki ülke arasındaki kültürel bağların daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyor.</p>

<p>Çalışmada kültürel diplomasinin daha etkili ve kalıcı hale gelebilmesi için gençlere yönelik dijital çalışmaların artırılması, ortak kültürel içeriklerin hazırlanması, Türkiye ve Azerbaycan medyası arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesi ve ortak dijital platformların kurulması önerileri de yer aldı.<br />
E-kitabın önsözünde ise projeye akademik katkılarıyla destek veren Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Temizkan'ın yanı sıra İZAZDER Yönetim Kurulu Başkanı Perviz Altay, Başkan Yardımcısı E. Orkun Kılıç ve dernek ekibine teşekkür edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, İzmir, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/turkiye-azerbaycan-kardesligine-dijital-diplomasi-modeli</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/turkiye-ile-azerbaycan-arasindaki-koklu-kardeslik-iliskilerinin-dijital-haberlerde-nasil-temsil-edildigi-kapsamli-bir-akademik-arastirmayla-ortaya-konuldu.jpg" type="image/jpeg" length="23704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü hayranlığı gerçek ilişkilerin önüne geçebilir]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/unlu-hayranligi-gercek-iliskilerin-onune-gecebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/unlu-hayranligi-gercek-iliskilerin-onune-gecebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü isimleri takip etmek, onların yaşamlarına ilgi göstermek ve kendini bir hayran topluluğunun parçası olarak görmek günümüzde oldukça yaygın bir davranış haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyanın etkisiyle daha görünür olan fan kültürü, bazı durumlarda kişilerin takip ettikleri ünlülere karşı güçlü bir duygusal yakınlık hissetmesine neden olabiliyor.</p>

<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, bu durumun psikolojide "parasosyal ilişki" olarak adlandırıldığını belirterek, tek taraflı gelişen bu bağların her zaman olumsuz sonuçlar doğurmadığını ifade etti.</p>

<p>Unutmaz, "Parasosyal ilişkiler her zaman zararlı değildir hatta kişiye ilham, motivasyon ve aidiyet hissi sağlayabilir. Ancak bu bağ aşırı yoğunlaşıp gerçek yaşamın ve ilişkilerin yerini almaya başladığında kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir" dedi.</p>

<h2>Sosyal medya yakınlık hissini güçlendiriyor</h2>

<p>Sosyal medya platformlarının ünlülerin günlük yaşamlarına ulaşmayı kolaylaştırmasının, kullanıcıların kendilerini o kişilere daha yakın hissetmesine yol açtığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Jülide Unutmaz, zamanla bu bağın daha da güçlenebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Unutmaz, "Kullanıcılar, takip ettikleri kişiyi gerçekten tanıyormuş gibi hissedebiliyor ve zamanla duygusal yatırımlarını tek bir figüre yöneltebiliyor. Bu bağın giderek güçlenmesiyle kişinin gerçek ilişkilerini ihmal etmesi, sosyal yaşamdan uzaklaşması, zamanının önemli bir bölümünü bu kişiyi takip ederek geçirmesi ya da günlük düzeninin bozulması mümkün. Bu tür değişimler, ‘Ünlü Hayranlığı Sendromu’nun dikkat edilmesi gereken işaretleri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Gençler için aile desteği büyük önem taşıyor</h3>

<p>Özellikle gençlerin dijital dünyada psikolojik sınırlarını koruyabilmesinde ailelerin yaklaşımının belirleyici olduğunu vurgulayan Jülide Unutmaz, yasaklayıcı tutumlar yerine iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Unutmaz, "Bu süreçte yasaklayıcı ve yargılayıcı bir tutum yerine, gençlerin takip ettikleri içerikleri anlamaya çalışan ve onlarla açık iletişim kuran bir yaklaşım benimsenmesi önemli. Dijital okuryazarlığın desteklenmesi, sosyal medyada görülen içeriklerin sorgulanması, eleştirel düşünme becerisinin geliştirilmesi ve ekran süresine dengeli sınırlar konulması, gençlerin ünlülerle kurdukları tek taraflı bağları daha sağlıklı değerlendirmelerine yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra gerçek sosyal bağların güçlendirilmesi, aile içi iletişimin desteklenmesi ve gençlerin farklı ilgi alanlarına yönlendirilmesi, duygusal ihtiyaçlarını yalnızca dijital dünyadaki tek taraflı ilişkiler üzerinden karşılamalarının önüne geçebilir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/unlu-hayranligi-gercek-iliskilerin-onune-gecebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/1785913152-a-s-m-julide-unutmaz-gorseli.jpg" type="image/jpeg" length="72603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişimciler için kritik uyarı: Yapay zekâ rakip değil, fırsat]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/iletisimciler-icin-kritik-uyari-yapay-zeka-rakip-degil-firsat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/iletisimciler-icin-kritik-uyari-yapay-zeka-rakip-degil-firsat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, akıllı asistanı olacak. Tüm detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekânın iletişim sektöründe rekabetten çok dönüşüm getirdiğini belirterek geleceğin iletişim profesyonellerinin algoritmaları yöneten, dijital güven inşa eden ve teknolojiyi etkin kullanan isimler olacağını söyledi.</p>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte iletişim alanında da köklü bir değişim yaşanıyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim mesleklerinin nasıl dönüşeceğini, üniversitelerde verilen eğitimin bu değişime nasıl uyum sağladığını ve geleceğin iletişimcilerinde aranacak yetkinlikleri değerlendirdi.</p>

<h2>"Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz"</h2>

<p><img alt="İletişimciler Için Kritik Uyarı Yapay Zekâ Rakip Değil, Fırsat (3)" class="detail-photo img-fluid" height="889" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/iletisimciler-icin-kritik-uyari-yapay-zeka-rakip-degil-firsat-3.png" width="1330" /></p>

<p>Teknolojik gelişmelerin iletişimin önemini her geçen gün artırdığını ifade eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, şunları söyledi:</p>

<p>"Biz bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz. İletişim elbette her zaman önemliydi ama bugün iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu bir hiper bağlantılılık çağındayız. Bu durum olumlu ve olumsuz sonuçlar doğuruyor. Teknolojik gelişmeler iletişimi kolaylaştırırken anlam yaratma ve ortak bir zeminde buluşma süreçlerimizi radikal bir biçimde zorlaştırıyor. İletişim becerileri konusunda eğitimli olmak hem özel yaşamda hem profesyonel yaşamda büyük fark yaratıyor."</p>

<h3>"Yapay zekâ analiz edebilir ama insan gibi hissedemez"</h3>

<p><img alt="İletişimciler Için Kritik Uyarı Yapay Zekâ Rakip Değil, Fırsat (5)" class="detail-photo img-fluid" height="869" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/iletisimciler-icin-kritik-uyari-yapay-zeka-rakip-degil-firsat-5.png" width="1328" /></p>

<p>İnsan yaratıcılığı ile yapay zekânın birlikte çalışacağı yeni bir dönemin başladığını vurgulayan Atalay, yapay zekânın içerik üretim sürecini hızlandırdığını ancak duygusal derinliği oluşturamadığını belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Atalay, şöyle konuştu:</p>

<p>“Eskiden iyi bir reklam fikri bulmak, o fikri görsele dökmek, metnini yazmak günler, haftalar alırdı. Şimdi yapay zeka araçlarına komut verdiğinizde saniyeler içinde önünüze on tane alternatif yığıyor. İşte tam bu noktada bizim o insani tarafımız devreye giriyor. O on alternatif içinden hangisinin insanın kalbine dokunacağını, hangisinin toplumsal bir yaraya parmak basacağını ya da hangisinin insanı gerçekten güldüreceğini algoritmalar tam çözemiyor. Çünkü yapay zekâ insanı analiz edebilir ama insan gibi hissiyatı yoktur.”</p>

<p>Yapay zekâ destekli içerik üretiminin büyük ölçüde arttığını belirten Atalay, bu durumun bilgi ve içerik yoğunluğunu da beraberinde getirdiğini söyledi.</p>

<p>"Herkesin tek tuşla içerik üretebildiği bir dünyada bir bilgi ve içerik çöplüğü oluşuyor. Her yer deepfake görseller, yapay zekâ yazımı ruhsuz metinlerle dolduğunda insanlar sahiciliği özleyecek. 'Bunu gerçekten bir insan, bir yaşanmışlıkla, bir duyguyla üretmiş' dedirten işler değerlenecek. Elbette yapay zekâyı doğru ve dozunda kullanabilenler sektörde öne çıkarken, aklını ve yaratıcılığını tamamen yapay zekâya devredenler yok olacak."</p>

<h3>"Teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten iletişimciler yetiştiriyoruz"</h3>

<p><img alt="İletişimciler Için Kritik Uyarı Yapay Zekâ Rakip Değil, Fırsat (1)" class="detail-photo img-fluid" height="899" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/iletisimciler-icin-kritik-uyari-yapay-zeka-rakip-degil-firsat-1.png" width="1350" /></p>

<p>Yapay zekânın iletişim eğitiminin merkezinde yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, öğrencilerin teknolojiyi doğru kullanmalarını hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>"Biz her şeyden önce öğrencilere şunu söylüyoruz: 'Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, onun akıllı asistanıdır.' Bu yüzden eğitimi teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten ve ona entelektüel derinlik katan bir vizyonla yeniden tasarlıyoruz."</p>

<p>Atalay, günümüzde başarılı bir iletişimci olmanın yalnızca yazma veya görsel üretme becerisiyle sınırlı olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Bugün bunlara bir de bilişsel esneklik ve yapay zekâyla doğru konuşabilme becerisi eklendi. Her bölümümüzde müfredatlara yapay zekâ konulu dersleri entegre ettik. Öğrenci sadece teoriyi öğrenmiyor; uygulamalı derslerde bir yapay zekâ modeline nasıl doğru komut vereceğini, çıkan sonucu nasıl filtreleyeceğini bizzat deneyimliyor. Yapay zekânın ürettiği bilginin doğruluğunu teyit etme, bilişsel önyargıları fark etme ve algoritmik manipülasyonları deşifre etme becerisi eğitimimizin merkezinde yer alıyor. Sahicilik ve etik ise derslerimizin ana omurgasını oluşturuyor."</p>

<h3>Her bölümde yapay zekâ odaklı zorunlu dersler bulunuyor</h3>

<p>Üretken yapay zekâ araçlarının iletişim eğitimine kapsamlı şekilde entegre edildiğini dile getiren Atalay, öğrencilerin teknolojiyi kullanmanın yanı sıra eleştirel bakış açısı geliştirmelerinin de amaçlandığını söyledi.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Atalay, fakültedeki dersleri şu sözlerle sıraladı:</strong></p>

<p>"Çizgi Film ve Animasyon bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Konsept Geliştirme, Görsel İletişim Tasarımı bölümümüzde Görsel İletişim Tasarımında Üretken Yapay Zekâ, Gazetecilik bölümümüzde Gazetecilikte Yapay Zekâ, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümümüzde Halkla İlişkiler ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Radyo Televizyon ve Sinema bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Film Yapım ve Yönetimi, Reklamcılık bölümümüzde Dijital Reklamcılık ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Yeni Medya ve İletişim bölümümüzde ise Yapay Zekâ derslerimiz zorunlu. Bunlar dışında seçmeli dersler havuzumuzda yine isteyen öğrencilerin kendilerini bu alanlarda geliştirmelerine imkân tanıyan Yapay Zeka temelli seçmeli dersler yer alıyor.”</p>

<h3>"Deepfake çağında veri ve algoritma okuryazarlığı zorunlu hale geldi"</h3>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerinin arttığını belirten Atalay, veri ve algoritma okuryazarlığının artık temel bir gereklilik olduğunu söyledi.</p>

<p>"Veri ve algoritma okuryazarlığının önemi her gün daha fazla anlaşılıyor. Algoritmaların nasıl çalıştığını, yankı odalarını ve verinin arkasındaki mekanizmaları anlamak hedef kitleyi manipülasyondan korumak için şart."</p>

<p>İletişim profesyonellerinin doğrulama araçlarını etkin kullanabilmesi gerektiğini vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:</p>

<p>"Deepfake, yapay zekâ üretimi sahte görsel ve metinleri ayırt edebilecek, dijital ayak izlerini takip edecek doğrulama araçlarını ve tersine görsel arama tekniklerini ustaca kullanabilmek; kurumlara yönelik olası bir deepfake veya itibar saldırısında yapay zekâ hızında refleks göstererek kriz senaryolarını yönetebilmek; telif hakları, veri gizliliği ve etik sınırları doğru belirleyebilmek günümüz iletişimcisinin temel yetkinlikleri arasında yer alıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Gazetecilikten halkla ilişkilere kadar tüm alanlar dönüşüyor</h3>

<p>Yapay zekânın iletişim sektöründeki tüm meslekleri yeniden şekillendirdiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, gazetecilik, reklamcılık ve halkla ilişkiler alanlarında yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Haber yazan gazeteciden doğrulayan ve anlamlandıran gazeteciye doğru bir dönüşüm gerçekleşiyor. Rutin ajans haberlerini zaten artık yapay zekâ yazabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği ve o ham verinin arkasındaki insan hikayesini yakalamak olacak. Yapay zekâ saniyeler içinde binlerce mikro-hedeflemeli reklam alternatifi üretebiliyor. Reklamcının işi artık sıfırdan üretmek değil; o alternatifler içinden markanın ruhuna ve insan psikolojisine en uygun olanı seçmek, promptları yönetmek ve yaratıcı stratejiyi kurmak olacak.”</p>

<p>Halkla ilişkiler alanında güven yönetiminin daha fazla önem kazanacağını söyleyen Atalay ise şöyle devam etti:</p>

<p>"Bülten dağıtımı ve medya takibi yerini bilişsel kriz yönetimi ve güven mimarlığına bırakıyor. Deepfake ve manipülasyonun bu kadar kolaylaştığı bir çağda PR profesyonelleri, yapay zekâ hızında yayılan itibar krizlerini yönetmek ve toplumla marka arasında sahici bağlar kurmak zorunda."</p>

<h3>Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yönetecek</h3>

<p>İletişim sektöründe önümüzdeki yıllarda teknik bilgi ile iletişim becerilerinin birlikte önem kazanacağını belirten Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim mezunlarının yeni meslek alanlarında görev alacağını söyledi.</p>

<p>"Önümüzdeki 10-15 yılda en hızlı büyümesi beklenen alanların önemli bir kısmı teknik bilgi ile iletişim becerisini birlikte gerektirecek. Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor. Yapay zekâ içerik stratejisti, dijital itibar yöneticisi, dezenformasyon analisti, veri hikâyeleştiricisi ve insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcısı gibi yeni alanlar iletişim fakültesi mezunlarının çalışma alanları arasında yer alacak."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/iletisimciler-icin-kritik-uyari-yapay-zeka-rakip-degil-firsat</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/iletisimciler-icin-kritik-uyari-yapay-zeka-rakip-degil-firsat-2.png" type="image/jpeg" length="50757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ çağında ayakta kalmanın sırrını profesör açıkladı]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-caginda-ayakta-kalmanin-sirrini-profesor-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-caginda-ayakta-kalmanin-sirrini-profesor-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ meslekleri değil, onu kullanmayanları geride bırakacak. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ çağında yalnızca diploma sahibi olmanın yeterli olmayacağını belirten Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, üniversitelerin artık öğrencileri sadece mesleklerine değil, aynı zamanda yaşamın zorluklarına da hazırlaması gerektiğini söyledi. Proje kültürü, girişimcilik, uluslararası iş birlikleri ve dijital yetkinliklerin mezuniyet sonrasında belirleyici hale geldiğini vurgulayan Ergüzel, yapay zekânın ise tehdit değil güçlü bir çalışma ortağı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>"Üniversiteler küresel rekabetin önemli bir parçası"</h2>

<p><img alt="1785750256 Lab 002" class="detail-photo img-fluid" height="888" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/1785750256-lab-002.png" width="1340" /></p>

<p>Tercih döneminde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" başlığında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, üniversitelerin yıllar içinde önemli bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Üniversitenin yalnızca eğitim verilen bir kurum olmadığını belirten Ergüzel, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü."</p>

<p>Bu değişimin öğrencilerin eğitim anlayışını da etkilediğini belirten Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Proje üretme becerisi öne çıkıyor</h3>

<p><img alt="Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Onu Kullanmayanları Geride Bırakacak (1)" class="detail-photo img-fluid" height="870" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/yapay-zeka-meslekleri-degil-onu-kullanmayanlari-geride-birakacak-1.png" width="1331" /></p>

<p>Geleceğin iş dünyasında proje geliştirme yetkinliğinin büyük önem taşıdığını söyleyen Ergüzel, başarılı bir projenin sahip olması gereken temel özellikleri anlattı.</p>

<p>"Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz."</p>

<h3>Proje kültürü ilk yıldan itibaren kazandırılıyor</h3>

<p>Üsküdar Üniversitesi'nde öğrencilerin daha ilk sınıftan itibaren proje odaklı bir eğitim sürecine dahil edildiğini belirten Ergüzel, bu yapının dört yıl boyunca aşamalı şekilde ilerlediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz."</p>

<p>Öğrenciler farklı destek mekanizmalarından yararlanıyor</p>

<p>Akademik eğitimin yanı sıra girişimcilik ve araştırma alanlarında da öğrencilere geniş imkanlar sunulduğunu ifade eden Ergüzel, üniversitedeki destek yapısını şöyle anlattı:</p>

<p>"Üniversitemizin içerisinde bir kuluçka merkezimiz var. BrainPark'ımız var. Ar-Ge çalışma gruplarımız var. Öğrenci kulüplerimiz var. Dolayısıyla öğrencilerimiz ilgi alanlarına göre hem akademik hem girişimcilik hem de araştırma açısından çok geniş destek mekanizmalarından yararlanabiliyor."</p>

<h3>"İş bulma kaygısı son derece doğal"</h3>

<p><img alt="Yapay Zekâ Meslekleri Değil, Onu Kullanmayanları Geride Bırakacak (3)" class="detail-photo img-fluid" height="873" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/08/yapay-zeka-meslekleri-degil-onu-kullanmayanlari-geride-birakacak-3.png" width="1307" /></p>

<p>Üniversite adaylarının mezuniyet sonrası istihdam konusundaki endişelerinin doğal olduğunu belirten Ergüzel, üniversitelerin bu süreçte rehberlik görevi üstlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>"İş bulabilme kaygısının öncelikli olması son derece doğal. Çünkü üniversite sonrasında bir iş hayatı, aile hayatı ve kariyer planı var. Bizler de öğrencilik dönemimizde aynı kaygıları yaşadık. Üniversitenin görevi bu süreçte öğrenciye doğru rehberlik etmektir."</p>

<h3>Bilgiyi ürüne dönüştürebilen mezunlar avantaj kazanıyor</h3>

<p>Sadece teorik bilginin yeterli olmadığını vurgulayan Ergüzel, iş dünyasının uygulama becerisine de önem verdiğini dile getirdi.</p>

<p>"İş hayatında yalnızca bilgi ölçülmüyor. Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz."</p>

<h3>Bilim Fikir Festivali ve Hackathon deneyim kazandırıyor</h3>

<p>Üniversitede düzenlenen Bilim Fikir Festivali ile Hackathon organizasyonlarının öğrencilerin gelişimine katkı sağladığını belirten Ergüzel, şunları söyledi:</p>

<p>"Bilim Fikir Festivali ve Hackathon gibi rekabetçi uygulamalar öğrencilerimize çok önemli deneyimler kazandırıyor. Özellikle Hackathon'larda önemli başarılar elde eden öğrencilerimizin mesleki gelişimlerine büyük katkılar sağlandığını görüyoruz."</p>

<h3>Proje kültürü lise yıllarında başlamalı</h3>

<p>Projeye dayalı düşünme becerisinin erken yaşlarda geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ergüzel, Bilim Fikir Festivali'nin lise öğrencilerine de açılmasının nedenini şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Bu süreci sadece üniversite yıllarıyla sınırlamıyoruz. Bilim Fikir Festivali'ni lise öğrencilerine taşımamızın temel nedeni; proje yazma kültürünü erken yaşlarda kazandırmak. Bir problemle karşılaşıldığında bunu sistematik biçimde çözebilme yaklaşımını lise döneminde kazanan öğrenciler üniversiteye çok daha hazırlıklı geliyor."</p>

<h3>TÜBİTAK ve TÜSEB destekli projeler yürütülüyor</h3>

<p>Üniversite öğrencilerinin ulusal ve uluslararası destek programlarından yararlanarak birçok projeye imza attığını belirten Ergüzel, proje çalışmalarının iletişim becerilerine de katkı sağladığını söyledi.</p>

<p>"Üniversitemizin TÜBİTAK, TÜSEB gibi ulusal kuruluşların yanı sıra uluslararası fon sağlayıcılar tarafından desteklenen çok sayıda öğrenci projesi bulunuyor. İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz. Proje yazmak sadece bilimsel çalışma yapmak değildir. Aynı zamanda proje içerisindeki ekip arkadaşlarınızla, ortaklarınızla ve paydaşlarınızla iletişimi yönetmeyi de öğrenirsiniz. Bu nedenle proje deneyimi öğrencilerin iletişim becerilerini geliştiren çok önemli bir eğitim sürecidir."</p>

<h3>"Yapay zekâ her mesleği dönüştürüyor"</h3>

<p>Yapay zekânın farklı sektörlerde farklı şekillerde kullanılacağını belirten Ergüzel, temel mesleki yetkinliklerin önemini koruyacağını ifade etti.</p>

<p>"Yapay zekâyı yoğun kullanan meslekler olduğu gibi onu destekleyici araç olarak kullanan meslekler de var. Burada ayırt edici unsur ister sağlık bilimleri, ister mühendislik, ister sosyal bilimler olsun, o alana özgü yetkinliklerin güçlü şekilde kazandırılmasıdır. Üniversitelerin temel görevi de tam olarak budur."</p>

<h3>Üniversiteler sadece bilgi değil değer de kazandırmalı</h3>

<p>Üniversite eğitiminin yalnızca akademik bilgiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Ergüzel, eğitim sürecinin değer odaklı bir anlayışla yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>"Üniversite Kültürü ile başlıyoruz, Girişimcilik ve Proje Kültürü ile olgunlaştırıyoruz, Projeye Dayalı Seçmeli Ders ve mezuniyet projesiyle tamamlıyoruz. Bunun yanında üniversitemizin değer odaklı ayağında 24 Altın Değer yaklaşımı bulunuyor. Üniversitenin temel misyonu eğitim vermek olmakla birlikte aslında siz adayı iş hayatına, topluma ve dünyaya hazırlıyorsunuz. Çok iyi bir mühendis yetiştirmek kıymetlidir ama değerleri olan bir mühendis yetiştirdiğiniz zaman geliştirdiği yazılımla, yaptığı uygulamayla topluma katkı sağlayan bir birey haline gelir. Önceliğimiz sadece iyi bir mühendis ya da iyi bir sağlık bilimci yetiştirmek değil; değer odaklı bireyler yetiştirmektir."</p>

<h3>"Yapay zekâ bir tehdit değil, güçlü bir iş ortağı"</h3>

<p>Yapay zekânın bazı alanlarda istihdamı değiştireceğini ancak asıl avantajı bu teknolojiyi etkin kullananların elde edeceğini belirten Ergüzel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yapay zekânın bazı mesleklerdeki istihdam alanını daraltacağı muhakkak. Ancak endişe edilmesi gereken şey yapay zekâ mesleği alacak mı sorusu değil. Yapay zekâyı doğru kullananlar, hiç kullanmayan veya zayıf kullanan meslektaşlarının önüne geçecekler. Eğer yapay zekâ araçlarını iyi kullanabiliyorsanız istihdam anlamında avantajlı olacaksınız. Mutlak surette birkaç yıl içerisinde yapay zekâ araçlarına hâkim olmayan, bunu bir iş ortağı olarak kullanmayan herhangi bir meslek alanı kalmayacak. Dolayısıyla yapay zekâ bir tehdit değil, zaman kazandıran, analiz gücü sağlayan, işleri kolaylaştıran güçlü bir iş ortağıdır. Yapay zekâyı tehdit olarak görmek yerine fırsat olarak görmek ve bu aracı sağlıklı kullanmak gerekiyor."</p>

<h3>Dijital portfolyo dönemi başlıyor</h3>

<p>İşverenlerin artık yalnızca klasik öz geçmişleri değil, adayların dijital portfolyolarını da değerlendirdiğini söyleyen Ergüzel, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>"Artık adaylardan beklentimiz klasik öz geçmişlerden ziyade dijital öz geçmişlerini hazırlamaları. Öğrenci üniversite hayatında hangi projelerde yer aldı, neler öğrendi; bunları CV formatına sığdırmak mümkün olmayabiliyor. Dijital öz geçmişlerinde yaptıkları projelerin videolarını koyabilir, kendilerini anlatabilirler. Öz geçmiş dediğiniz şey sadece metinden ibaret olmamalı. Videolar da olmalı. Lise döneminden itibaren yaptığı projeleri, aldığı ödülleri, nasıl geliştirdiğini anlatan bir dijital portfolyo mezuniyet sonrasında istihdam açısından önemli avantaj sağlayacaktır."</p>

<h3>Üniversite tercihi yapacak adaylara öneriler</h3>

<p>Tercih sürecindeki öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Ergüzel, adayların üniversitelerin ayırt edici yönlerini araştırması gerektiğini söyledi.</p>

<p>"Aday öğrenciler öncelikle bir üniversitenin ayırt edici özelliğinin ne olduğunu sorgulamalı. Sonrasında bölüm özelindeki farklılıkları değerlendirmeli. Bunun en doğru yolu üniversiteye gelmek, akademisyenleri ve öğrencileri dinlemektir."</p>

<h3>"Üniversite geleceğe yapılan en önemli yatırımdır"</h3>

<p>Üniversite seçiminin geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunu ifade eden Ergüzel, öğrencilerin yalnızca akademik başarı değil, kişisel gelişim açısından da desteklenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>"Üniversite geleceğe yapılan bir yatırımdır. Geleceğinize yatırım yaparken doğru yatırım danışmanı, doğru akademisyen ve doğru üniversiteyle bu süreci yürütmek gerekir. Bir üniversitenin öğrenciye kazandırması gereken üç temel özellik vardır; öz güven, liderlik becerisi ve iletişim. Her öğrencimizin farklı meziyetleri var. Bunların ortaya çıkmasını sağlayan proje geliştirme ortamları, öğrenci kulüpleri, sosyal etkinlikler ve hackathonlar üniversitede mutlaka bulunmalıdır. Amaç her öğrencinin kendine özgü becerisini ortaya çıkarmaktır."</p>

<h3>"Hayatın zorluklarına hazırlayan üniversiteler fark oluşturacak"</h3>

<p>Konuşmasının sonunda diplomanın tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, üniversitelerin öğrencileri yaşamın her alanına hazırlaması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Bir bölümü kazanmak mücadelenin bittiği anlamına gelmiyor. Hayat beklenmedik zorluklar çıkaracak. Üniversitenin temel misyonlarından biri öğrenciyi bu güçlüklerle baş edebilecek şekilde yetiştirmektir. Sadece mesleğe değil, hayata hazırlayan üniversiteler gerçek farkı oluşturacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-caginda-ayakta-kalmanin-sirrini-profesor-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/08/yapay-zeka-meslekleri-degil-onu-kullanmayanlari-geride-birakacak-2.png" type="image/jpeg" length="91804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka çocukları nasıl etkiliyor? Uzmanlardan ailelere kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-cocuklari-nasil-etkiliyor-uzmanlardan-ailelere-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-cocuklari-nasil-etkiliyor-uzmanlardan-ailelere-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kontrollü kullanım şart: Yapay zeka çocukların gelişiminde destekleyici olabilir ancak bilinçsiz kullanım risk taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka teknolojileri günlük hayatın her alanında daha fazla yer edinirken, çocukların bu teknolojilerle tanışma yaşı da giderek küçülüyor. Eğitsel uygulamalar, akıllı asistanlar ve sohbet tabanlı yapay zeka sistemleri öğrenme süreçlerine katkı sunabilirken, yaşa uygun olmayan ve kontrolsüz kullanım çocukların gelişimi açısından bazı riskleri beraberinde getirebiliyor.</p>

<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, yapay zeka kullanımının çocukların yaşına ve gelişim düzeyine göre farklı etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek, ailelerin teknoloji kullanımında yasaklayıcı değil, bilinçli ve rehberlik eden bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>Küçük yaşlarda gerçek deneyimler öncelikli</h2>

<p><img alt="1785401763 Little Boy Playing Tablet" class="detail-photo img-fluid" height="3456" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/07/1785401763-little-boy-playing-tablet.jpg" width="4608" /></p>

<p>Çocukların özellikle erken dönemlerde çevrelerini dokunarak, oynayarak ve insanlarla kurdukları ilişkiler yoluyla keşfettiğini belirten uzmanlar, bu dönemde ekran ve yapay zeka tabanlı uygulamalara ayrılan sürenin artmasının yüz yüze iletişim, oyun ve sosyal etkileşim alanlarını azaltabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar da yaşamın ilk yıllarında yoğun ekran kullanımının ilerleyen dönemlerde dikkat, çalışma belleği ve akademik becerilerle ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle 1 yaş dönemi ile okul öncesinden ilkokula geçiş sürecinin bilişsel gelişim açısından hassas dönemler arasında yer aldığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Sema Bayçın, erken çocukluk döneminin önemine ilişkin şu ifadeleri kullanıyor:</p>

<p>"Erken çocukluk döneminde çocukların en önemli öğrenme kaynağı gerçek yaşam deneyimleridir. Oyun oynamak, akranlarıyla iletişim kurmak, aile bireyleriyle vakit geçirmek ve çevreyi keşfetmek; sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimin temel yapı taşlarını oluşturur."</p>

<h3>Yaş gruplarına göre yapay zeka kullanımının etkileri</h3>

<p>Yapay zeka araçlarının çocukların psikolojik gelişim süreçlerine yaş gruplarına göre farklı şekilde yansıdığını belirten Uzm. Dr. Sema Bayçın, gelişim dönemlerine göre olası etkileri değerlendirdi.</p>

<h3>2-6 yaş: Gerçeklik algısı ve empati gelişimi</h3>

<p>Okul öncesi dönemde çocukların dünyayı duyuları ve taklit yoluyla öğrendiğini belirten uzmanlar, bu yaş grubunda soyut ve somut kavramların ayrımının henüz tam gelişmediğini ifade ediyor.</p>

<p>Sesli komut sistemleri ve konuşan yapay zekalı oyuncakların bazı çocuklar tarafından canlı bir varlık gibi algılanabileceği belirtilirken, komut odaklı dijital etkileşimlerin sosyal iletişim ve empati gelişimi üzerinde etkili olabileceği aktarılıyor.</p>

<p>İnsan benzeri tepki veren yapay zeka araçlarının ise gerçek insan iletişimindeki jest, mimik ve duygusal karşılıklılığı tam olarak sağlayamadığına dikkat çekiliyor.</p>

<h3>7-11 yaş: Yaratıcılık ve bilgi doğruluğu süreci</h3>

<p>İlkokul döneminde çocukların somut düşünme becerileri gelişirken, sosyal kuralları öğrenme süreci de devam ediyor.</p>

<p>Bu dönemde yapay zekanın sunduğu hazır içeriklerin çocukların kendi fikirlerini üretme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerilerini etkileyebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Ayrıca çocukların yapay zekanın verdiği bilgileri sorgulamadan doğru kabul edebilme ihtimaline dikkat çekiliyor. Yapay zekanın zaman zaman hatalı bilgi üretebilmesi nedeniyle çocukların doğru bilgi ile yanlış bilgiyi ayırt etmekte zorlanabileceği ifade ediliyor.</p>

<h3>12-17 yaş: Dijital ilişkiler ve kimlik gelişimi</h3>

<p>Ergenlik döneminde kimlik arayışı, arkadaşlık ilişkileri ve sosyal kabul ihtiyacının ön plana çıktığını belirten uzmanlar, bu süreçte yapay zeka tabanlı sohbet uygulamalarının kontrolsüz kullanımının bazı riskler oluşturabileceğini söylüyor.</p>

<p>Sürekli onay veren ve çatışma içermeyen dijital ilişkilerin gerçek sosyal bağların yerini almaması gerektiği vurgulanırken, yapay zeka destekli içerik üretim araçlarının bilinçsiz kullanımının araştırma, analiz ve eleştirel düşünme becerilerini sınırlayabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Yapay zeka ile oluşturulan görsel ve içeriklerin siber zorbalık amacıyla kullanılabilmesi de dikkat edilmesi gereken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3>Ekran süresinde önemli olan yalnızca süre değil</h3>

<p>Uzmanlar, çocukların ekran kullanımında sadece geçirilen zamanın değil, ekran deneyiminin gerçekleştiği yaş döneminin ve içeriğin de önemli olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Çocukların yaşına uygun içeriklerle karşılaşması, ekran başında yalnız bırakılmaması ve ebeveynlerin dijital deneyimlere eşlik etmesi daha sağlıklı bir teknoloji kullanımına katkı sağlayabiliyor.</p>

<h3>Yapay zeka doğru kullanıldığında destek olabilir</h3>

<p>Yapay zekanın tamamen zararlı ya da tamamen faydalı bir teknoloji olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, yaşa uygun, dengeli ve ebeveyn rehberliğinde kullanımın çocuklara farklı alanlarda katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Yapay zeka; yabancı dil öğrenimi, araştırma yapma, kodlama becerilerinin geliştirilmesi ve eğitsel içeriklere ulaşma gibi alanlarda destekleyici bir araç olabilir.</p>

<p>Ancak yapay zekanın çocuğun yerine düşünen ve üreten bir sistem haline gelmemesi, öğrenme sürecini destekleyen yardımcı bir araç olarak kullanılması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h3>Ailelere bilinçli kullanım çağrısı</h3>

<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, ailelerin teknoloji kullanımında önemli bir rol üstlendiğini belirterek şu değerlendirmede bulunuyor:</p>

<p>"Çocukların dijital teknolojilerle tanışması günümüz koşullarında kaçınılmazdır. Ancak her yaş döneminin gelişimsel ihtiyaçları farklıdır. Yapay zeka ve dijital araçlar; oyunun, gerçek sosyal ilişkilerin, aile içi iletişimin ve üretken öğrenme deneyimlerinin yerini almamalıdır. Ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurmaları, teknoloji kullanımına birlikte sınırlar belirlemeleri ve çocuklara dijital dünyayı güvenli şekilde kullanma becerisi kazandırmaları sağlıklı gelişim açısından önemli bir yaklaşım olacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-cocuklari-nasil-etkiliyor-uzmanlardan-ailelere-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/07/1785401765-cute-kid-with-tablet-dark.jpg" type="image/jpeg" length="58824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknik bilgi artık yetmiyor! Yapay zekâ çağında yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/teknik-bilgi-artik-yetmiyor-yapay-zeka-caginda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/teknik-bilgi-artik-yetmiyor-yapay-zeka-caginda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EÜ'de yapay zekâ ve bilgisayar mühendisliğinin geleceği masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi, üniversite tercihi yapmaya hazırlanan aday öğrencileri yapay zekâ ve bilgisayar mühendisliği alanındaki akademisyenler ile sektör temsilcileriyle buluşturdu. Düzenlenen söyleşide, geleceğin teknoloji dünyasında teknik bilginin yanı sıra analitik düşünme, iletişim becerileri ve disiplinlerarası çalışmanın önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda "Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Yapay Zekâ ve Veri Çağında Bilgisayar Mühendisliğinin Geleceği" başlıklı söyleşiye yoğun katılım oldu. Etkinlikte, Ege Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Bora, Odeabank Yapay Zekâ Uzmanı Mühendis Yavuz Balı ve Ege Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Hazal Türkmen konuşmacı olarak yer aldı.<br />
Katılımcılarla bilgisayar mühendisliğinin gelişimi, yapay zekâ teknolojilerinin etkisi ve gelecekte mesleğin dönüşümü üzerine değerlendirmeler paylaşılırken, aday öğrencilerin kariyer planlamalarına ışık tutacak bilgiler aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Teknoloji üreten mühendisler yetiştirmeyi hedefliyoruz"</h2>

<p><img alt="++Prof. Dr. Bora, “Teknoloji Üreten Mühendisler Yetiştirmeyi Hedefliyoruz” (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/07/prof-dr-bora-teknoloji-ureten-muhendisler-yetistirmeyi-hedefliyoruz-1.jpg" width="1920" /></p>

<p>Bilgisayar mühendisliği eğitiminin temel yapı taşlarına değinen Prof. Dr. Şebnem Bora, "Bilgisayar Mühendisliği; güçlü bir matematik altyapısı, analitik düşünme becerisi ve problem çözme yetkinliği gerektiriyor. Eğitim sürecimizde algoritmalar, veri yapıları, işletim sistemleri ve yapay zekâ gibi temel konuları uygulamalı çalışmalarla destekliyoruz. Amacımız, öğrencilerimizin yalnızca yazılım geliştiren bireyler olarak kalması değil; araştıran, sorgulayan ve bizzat teknoloji üreten mühendisler olarak yetişmelerini sağlamaktır" dedi.</p>

<h3>Sektörde teknik bilgi tek başına yeterli değil</h3>

<p>İş dünyasının beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Odeabank Yapay Zekâ Uzmanı Mühendis Yavuz Balı ise "Bilgisayar mühendisliği alanında teknik donanımın tek başına yeterli değildir; Teknik bilginin yanında iletişim becerileri, takım çalışmasına uyum ve sürekli öğrenme isteği sektörde büyük önem taşıyor. Akademik gelişimin ve lisansüstü eğitimin iş hayatında sağladığı katkılar yadsınamaz. İşe alım süreçlerinde yalnızca öz geçmişler değil, adayların kendilerini ifade etme becerileri ve farklı alanlarda edindikleri deneyimler de belirleyici oluyor" diye konuştu.</p>

<h3>Disiplinlerarası eğitim vurgusu</h3>

<p>Araştırma Görevlisi Dr. Hazal Türkmen de Ege Üniversitesinde edindiği deneyimleri öğrencilerle paylaşarak farklı disiplinleri bir araya getirebilen bireylerin geleceğin mesleklerinde daha fazla öne çıkacağını ifade etti.</p>

<p>Türkmen, "Ege Üniversitesinin sunduğu disiplinlerarası eğitim anlayışı ve kampüs kültürü, gerçek hayattaki problemlere teknolojiyle çözüm üretebilme noktasında bizlere çok şey kattı. Aday öğrencilere tavsiyem; öğrenmeyi öğrenmeleri, ekip çalışmasına açık olmaları ve yabancı dil becerilerini en üst seviyeye taşımalarıdır" dedi.</p>

<p>Program, aday öğrencilerin bilgisayar mühendisliği eğitimi ile yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin kariyer fırsatlarına etkilerine ilişkin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/teknik-bilgi-artik-yetmiyor-yapay-zeka-caginda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/07/prof-dr-bora-teknoloji-ureten-muhendisler-yetistirmeyi-hedefliyoruz-2.jpg" type="image/jpeg" length="45474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Önce zam sonra indirim devri bitiyor! Yeni kurallar yürürlükte!]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/once-zam-sonra-indirim-devri-bitiyor-yeni-kurallar-yururlukte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/once-zam-sonra-indirim-devri-bitiyor-yeni-kurallar-yururlukte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı'nın sahte indirim ve yanıltıcı reklamlara yönelik yeni düzenlemesi yürürlüğe girdi. TÜKODER İzmir Şube Başkanı Av. Fatih Kurdoğlu, uygulamanın başarısında denetimin belirleyici olacağını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı'nın indirim kampanyaları, sahte yorumlar, sosyal medya reklamları ve yapay zekâ destekli içeriklere ilişkin yeni düzenlemesi 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle birlikte indirimli satış reklamlarında kampanya öncesindeki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınacak. Böylece ürün fiyatının önce yükseltilip ardından yüksek oranlı indirim yapılmış gibi gösterilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Ayrıca şartlı satış reklamları da indirimli satış reklamlarına ilişkin hükümlere tabi olacak.</p>

<p>Yeni düzenlemeyi değerlendiren TÜKODER İzmir Şube Başkanı Av. Fatih Kurdoğlu, uygulamanın tüketicinin korunması açısından önemli bir adım olduğunu ancak etkin denetimin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>"Ne kadar etkili olacağını denetim süreci belirleyecek"</h2>

<p>Kurdoğlu, düzenlemenin dijital alışveriş ortamında tüketicinin doğru bilgilendirilmesine katkı sağlayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu yönetmelik, dijital ortamda tüketicinin daha doğru bilgilendirilmesi açısından olumlu bir gelişme. Özellikle sahte indirimler ve reklam niteliği açıkça belirtilmeyen sosyal medya paylaşımları son dönemde sıkça tartışılan konular arasında yer alıyor. Ancak uygulamanın ne kadar etkili olacağını denetim süreci belirleyecek. Uygulamada en çok, gerçeği yansıtmayan indirim kampanyaları, ürünün tanıtıldığı gibi çıkmaması ve sosyal medya tavsiyelerine güvenilerek yapılan alışverişler nedeniyle yaşanan uyuşmazlıklarla karşılaşıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h3>"Sahte yorumların azaltılmasının tek başına yeterli olacağını söylemek zor"</h3>

<p>Düzenlemede yer alan sahte yorumlara ilişkin uygulamaları da değerlendiren Kurdoğlu, tüketicilerin gerçek kullanıcı deneyimlerine ulaşmasının önemine dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“Gerçek satın alan kişilerin yorumlarının öne çıkarılması, sahte yorumların azaltılması bakımından faydalı olabilir. Ancak bunun tek başına yeterli olacağını söylemek zor. Yorumların nasıl denetlendiği, olumsuz yorumlara da yer verilip verilmediği ve platformların şeffaflığı da önem taşıyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>Yapay zekâ içeriklerine dikkat çekti</h3>

<p>Yapay zekâ ile hazırlanan içeriklerin açıkça belirtilmesinin tüketicinin doğru değerlendirme yapabilmesi açısından önemli olduğunu söyleyen Kurdoğlu, özellikle deepfake içeriklerin oluşturabileceği risklere işaret etti.</p>

<blockquote>
<p>“Yapay zekâ ile oluşturulan içeriklerin açıkça belirtilmesi, tüketicinin karşısındaki içeriği doğru değerlendirebilmesi açısından önemli. Deepfake içerikler ise gerçeğe çok yakın görüntüler oluşturabildiği için yanıltılma riskini artırabiliyor. Önümüzdeki dönemde en önemli konulardan biri, yapay zekâ ile hazırlanan içeriklerin gerçek içeriklerden ayırt edilmesinin zorlaşması olacak gibi görünüyor.”</p>
</blockquote>

<h3>Tüketicilere araştırma çağrıs</h3>

<p>Yeni düzenlemenin tek başına tüm sorunları ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını vurgulayan Kurdoğlu, tüketicilere alışveriş öncesinde dikkatli olmaları yönünde uyarıda bulundu.</p>

<blockquote>
<p>“Bu düzenleme tüketiciyi koruma yönünde önemli bir adım olsa da, tek başına tüm sorunları ortadan kaldıracağını söylemek doğru olmaz. Tüketicilerin yine de alışveriş öncesinde ürün ve satıcı hakkında araştırma yapmaları, olağan dışı indirimlere temkinli yaklaşmaları ve sosyal medyada yapılan tavsiyelerin reklam niteliği taşıyıp taşımadığına dikkat etmeleri faydalı olacaktır. Bilinçli tüketici olmak, her zaman en önemli koruma yöntemlerinden biridir.”<br />
 </p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/once-zam-sonra-indirim-devri-bitiyor-yeni-kurallar-yururlukte</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2025/11/kasim-indirimi.jpg" type="image/jpeg" length="49541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ ile duyguların dijital ikizi geliştiriliyor]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-ile-duygularin-dijital-ikizi-gelistiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-ile-duygularin-dijital-ikizi-gelistiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri, yapay zekâ teknolojisini kullanarak bireylerin duygusal alışkanlıklarını analiz edebilen yenilikçi bir sistem geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"AuraTwin" adı verilen proje, kullanıcıların zaman içerisindeki duygusal değişimlerini takip ederek kişiye özel öneriler sunmayı amaçlıyor.</p>

<p>Ali Haktan Sığın, Yiğit Emre Çay, Ahmet Özgür Korkmaz ve Utku Derici tarafından, Dr. Öğr. Üyesi Mete Eminağaoğlu danışmanlığında geliştirilen proje, insanların yalnızca anlık ruh halini değil, belirli dönemlerde tekrar eden duygu ve davranış kalıplarını da ortaya çıkarmayı hedefliyor.</p>

<h2>Duygusal değişimleri analiz edecek</h2>

<p>TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazanan AuraTwin, kullanıcının onayıyla elde edilen verileri yapay zekâ desteğiyle analiz ederek bir "duygusal dijital ikiz" oluşturacak. Bu sayede gün içerisindeki enerji düşüşleri, stres artışları ve olumlu ruh hali dönemleri belirlenebilecek.</p>

<p>Sistem, yalnızca "mutlu", "üzgün" ya da "stresli" gibi duygu etiketleri üretmek yerine, kişinin yaşamındaki duygusal örüntüleri ortaya çıkararak anlamlı sonuçlar sunmayı hedefliyor. Düzenli olarak belirli gün ve saatlerde yaşanan enerji kayıpları ya da stres artışlarını tespit ederek kullanıcıya özel öneriler geliştirebilecek.</p>

<h3>Öz farkındalığı artırmayı hedefliyor</h3>

<p>Projeyi geliştiren öğrenciler, teknolojinin yalnızca duygu analizi yapmakla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda kullanıcıların kendilerini daha iyi tanımalarına katkı sağlayacağını ifade ediyor. Elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanacak kişiselleştirilmiş önerilerle öz farkındalığın artırılması amaçlanıyor.</p>

<h3>14 günlük pasif gözlem süreci</h3>

<p>Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Mete Eminağaoğlu proje ile ilgili şunları söyledi:</p>

<p>"Proje kapsamında sistemin çalışma yöntemi de netleşti. Buna göre ilk aşamada, derin öğrenme tabanlı ve yüksek doğruluk oranına sahip bir yapay zekâ modeli (CNN) platforma optimize edilerek anlık duygu tanıma yeteneği devreye alınacak. Ardından kullanıcı, en az 14 gün boyunca web kamerası aracılığıyla pasif olarak izlenecek. Toplanan veriler zaman serisi analiz yöntemleriyle işlenerek kişinin günlük ve haftalık duygusal değişimlerini ortaya çıkaran bir ‘duygusal dijital ikiz’ altyapısı oluşturulacak. Proje ayrıca akıllı model entegrasyonu, güvenli veri toplama sistemi kurulumu ve kullanıcıya sonuçları sunacak kapsamlı bir raporlama arayüzünün geliştirilmesi aşamalarını da kapsıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelecekte dijital sağlık ve psikoloji alanlarında da kullanılması öngörülen AuraTwin'in, yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş iyilik hali çözümlerine yeni bir yaklaşım sunması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-ile-duygularin-dijital-ikizi-gelistiriliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/07/a-w757261-01.jpg" type="image/jpeg" length="95012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EÜ’de yapay zekâ ve iletişimin geleceği masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/eude-yapay-zeka-ve-iletisimin-gelecegi-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/eude-yapay-zeka-ve-iletisimin-gelecegi-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe" etkinliğinde, yapay zekânın medya ve iletişim alanında oluşturduğu dönüşüm ile geleceğin kariyer fırsatları uzman isimlerin katılımıyla değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda yürütülen "Geleceğin Meslekleri Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. İzmir Kültür Sanat Fabrikası iş birliğiyle gerçekleştirilen "Gelecekte Medya ve İletişim: Yapay Zekâ Çağında Dijital İletişim ve Yeni Medya Kariyerleri" başlıklı etkinlik, üniversite tercihi yapacak adaylar ile gençlerden yoğun ilgi gördü. Programda, yapay zekânın iletişim sektöründeki etkileri ve gelecekte öne çıkacak mesleki yetkinlikler ele alındı.</p>

<h2>Yeni medya dönüşümüne dikkat çekildi</h2>

<p><img alt="Eü’de Yapay Zekâ Çağında Medya Ve Iletişimin Geleceği Konuşuldu (3) (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/07/eude-yapay-zeka-caginda-medya-ve-iletisimin-gelecegi-konusuldu-3-1.jpg" width="1920" /></p>

<p>Etkinlikte konuşan Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Kuşku Özdemir, yeni medyanın yalnızca sosyal medya platformlarından ibaret olmadığını belirtti. Dijital teknolojilerin geleneksel medya yapısını dönüştürdüğünü ifade eden Özdemir, "Yapay zekâ temelli iletişim ortamlarında büyük veri, algoritmalar ve sanal gerçeklik gibi kavramlar artık hayatımızın merkezinde yer alıyor. İletişim alanında kariyer yapmayı hedefleyen bireylerin, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek bu alandaki yetkinliklerini sürekli güncellemeleri gerekiyor" dedi.</p>

<p>Yapay zekânın içerik üretim süreçlerine önemli katkılar sunduğunu belirten Özdemir, insanın yaratıcı yönünün önemini koruduğunu vurgulayarak, "Buna rağmen anlam üretme, yorumlama ve yaratıcı bakış açısı insanın en önemli gücü olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"Meslekler yok olmuyor, biçim değiştiriyor"</h3>

<p><img alt="Eü’de Yapay Zekâ Çağında Medya Ve Iletişimin Geleceği Konuşuldu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/07/eude-yapay-zeka-caginda-medya-ve-iletisimin-gelecegi-konusuldu-2.jpg" width="1920" /></p>

<p>Söyleşide sektör deneyimlerini paylaşan Ajans Bee Kurucusu Ahmet Bozyel ise yapay zekânın meslekleri ortadan kaldırmadığını, çalışma yöntemlerini değiştirdiğini söyledi. İş dünyasında beklentilerin farklılaştığını dile getiren Bozyel, "İşe alım süreçlerinde artık sadece akademik bilgi ve yabancı dil yeterli değil. Problem çözme becerisi, sosyal zekâ ve analitik düşünme yetkinlikleri ön plana çıkıyor. İletişim profesyonelleri yapay zekâyı üretimin merkezine değil, süreçleri hızlandıran ve geliştiren bir destek aracı olarak görmelidir" diye konuştu.</p>

<p>Bozyel ayrıca, gelecekte içerik üreticileri ile tasarımcıların görev tanımlarının değişeceğini ancak strateji geliştirme becerisinin değerini koruyacağını ifade etti.</p>

<h3>"Öğrenmeye açık olmak en büyük yatırımdır"</h3>

<p>Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı lisansüstü öğrencisi Kübra Kav da gençlere kariyer planlamalarında disiplinlerarası bakış açısını benimsemeleri tavsiyesinde bulundu. Dijital teknolojiler ve veri analizi alanındaki bilgi birikiminin önemine dikkat çeken Kav, "Öğrencilerin sadece aldıkları sertifikalarla değil, ürettikleri projeler ve oluşturdukları güçlü portfolyolarla kendilerini ifade etmeleri gerekiyor. Sürekli öğrenmeye açık olmak ve değişen teknolojileri merakla takip etmek, geleceğin iletişim profesyonelleri için en önemli kazanımdır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik, katılımcıların yapay zekâ, dijital iletişim ve yeni medya kariyerlerine ilişkin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/eude-yapay-zeka-ve-iletisimin-gelecegi-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/07/eude-yapay-zeka-caginda-medya-ve-iletisimin-gelecegi-konusuldu-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="28698"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WhatsApp'tan kapsamlı güncelleme: Yeni özellikler kullanıma sunuldu!]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/whatsapptan-kapsamli-guncelleme-yeni-ozellikler-kullanima-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/whatsapptan-kapsamli-guncelleme-yeni-ozellikler-kullanima-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[WhatsApp, iPad desteğinden PDF düzenlemeye, araç içi entegrasyondan müzik paylaşımına kadar birçok yeni özelliği kullanıcılarla buluşturmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>WhatsApp, kullanıcıların uzun süredir beklediği iPad yeniliğini hayata geçirdi. Geçen yıl yayınlanan resmi iPad uygulamasının ardından artık kullanıcılar, herhangi bir telefona ihtiyaç duymadan doğrudan iPad üzerinden yeni bir WhatsApp hesabı oluşturabilecek. Daha önce telefon eşleştirme ya da web sürümünü kullanma zorunluluğu bulunurken, yeni özellikle birlikte tablet üzerinden bağımsız kullanım mümkün hale geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Araç içi kullanım daha pratik hale geldi</h2>

<p>Güncellemeyle birlikte Android Auto ve Apple CarPlay desteği de geliştirildi. Kullanıcılar araç kullanırken gelen mesajları sesli olarak dinleyebilecek ve sesli komutlarla yanıt verebilecek. Ayrıca çağrı başlatma, arama geçmişini görüntüleme ve favori kişileri arama gibi işlemler de araç ekranı üzerinden gerçekleştirilebilecek.</p>

<h3>PDF dosyaları artık indirmeden düzenlenebilecek</h3>

<p>WhatsApp, Adobe Acrobat iş birliğiyle PDF dosyaları için yeni bir özellik sundu. Buna göre kullanıcılar, kendilerine gönderilen PDF belgelerini cihazlarına indirmeden WhatsApp Web veya masaüstü uygulaması üzerinden açarak düzenleyebilecek. Belgeler üzerinde metin vurgulama, çizim yapma ve not ekleme işlemleri gerçekleştirilecek. Bu özelliğin mobil cihazlara ne zaman geleceği ise henüz açıklanmadı.</p>

<h3>Müzikler WhatsApp Durumu'nda paylaşılabilecek</h3>

<p>Yeni güncellemeyle birlikte Spotify ve Apple Music üzerinden dinlenen şarkılar doğrudan WhatsApp Durumu'nda paylaşılabilecek. Böylece kullanıcılar ekran görüntüsü almaya gerek kalmadan o anda dinledikleri parçayı kişilerle paylaşabilecek.</p>

<h3>Özellikler kademeli olarak dağıtılıyor</h3>

<p>Meta'nın açıklamasına göre yeni özellikler tüm kullanıcılara aynı anda sunulmuyor. Güncelleme, aşamalı olarak kullanıma açıldığı için ilk etapta yalnızca sınırlı sayıdaki kullanıcı bu yeniliklere erişebiliyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/whatsapptan-kapsamli-guncelleme-yeni-ozellikler-kullanima-sunuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/03/whatsappa-dev-guncelleme-geldi-iste-yeni-ozellikler-2-1.jpeg" type="image/jpeg" length="37989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal medyada yeni dönem: 15 yaş altına yasak!]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/sanal-medyada-yeni-donem-15-yas-altina-yasak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/sanal-medyada-yeni-donem-15-yas-altina-yasak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Parlamentosu, 15 yaşından küçük çocukların sanal medya kullanımını yasaklayan yasa tasarısını kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Parlamentosu, çocukları sanal medyanın oluşturabileceği risklerden korumayı amaçlayan yasa tasarısını onayladı. Yeni düzenlemeyle birlikte 15 yaşından küçük çocukların sanal medya platformlarına erişiminin engellenmesi hedeflenirken, çocukların zararlı veya endişe verici içeriklere maruz kalmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Düzenlemenin 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Hâlihazırda sanal medya hesabı bulunan 15 yaş altındaki kullanıcılar ise hesaplarını kapatmaları ya da yaş doğrulama işlemlerini tamamlamaları için 1 Ocak 2027 tarihine kadar geçiş süresinden yararlanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hangi platformlar kapsamda?</h2>

<p>Yasa kapsamında Instagram, TikTok, Facebook ve Snapchat'in yanı sıra kullanıcıların içerik paylaşmasına, etkileşim kurmasına veya çevrim içi topluluklara katılmasına imkân tanıyan diğer sanal medya platformları da yer alıyor.</p>

<p>Buna karşılık Wikipedia gibi çevrim içi ansiklopediler ile eğitim ve bilim odaklı kaynak platformları düzenlemenin dışında tutuldu.</p>

<h3>AB'de bir ilk oldu</h3>

<p>Kabul edilen yasa ile birlikte Fransa, sanal medya kullanımına yaş sınırlaması getiren ilk Avrupa Birliği ülkesi oldu. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte 15 yaş altındaki çocukların sanal medya platformlarına erişimine yönelik yeni uygulama hayata geçirilecek.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/sanal-medyada-yeni-donem-15-yas-altina-yasak</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2025/08/64f9e928e14f2adf329be408.webp" type="image/jpeg" length="30451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ ve ekranlar beyni nasıl etkiliyor? Uzmanı açıkladı]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-ve-ekranlar-beyni-nasil-etkiliyor-uzmani-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-ve-ekranlar-beyni-nasil-etkiliyor-uzmani-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital çağ beyni sessizce değiştiriyor! Uzmandan ekran ve yapay zekâ uyarısı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital teknolojiler ve yapay zekâ günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, uzmanlar bu dönüşümün beyin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Özellikle çocuk ve gençlerde artan ekran kullanımının dikkat, öğrenme ve sosyal gelişim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtilirken, ailelerin dijital dengeyi sağlaması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>22 Temmuz Dünya Beyin Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağın beyin üzerindeki etkileri, yapay zekânın fırsat ve riskleri ile beyin sağlığını korumanın yollarını anlattı.</p>

<h2>Sürekli ekran maruziyeti dikkat sorunlarına yol açabiliyor</h2>

<p>Akıllı telefonlar, sosyal medya ve kısa videoların beyni sürekli yeni uyaranlarla karşı karşıya bıraktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bunun uzun vadede dikkat dağınıklığına ve "beyin sisi" olarak tanımlanan zihinsel bulanıklığa neden olabileceğini söyledi.<br />
Özellikle çocuklar ve gençlerde bu durumun daha sık görüldüğünü ifade eden Tarhan, bazı ülkelerde sosyal medya kullanımına yönelik yaş sınırlamalarının da bu nedenle gündeme geldiğini dile getirdi.</p>

<h3>Dijital bağımlılık neden güçleniyor?</h3>

<p>Prof. Dr. Tarhan, uzun süre ekran karşısında vakit geçirmenin beynin ödül sistemini etkilediğini belirterek, oyunlar ve sosyal medya uygulamalarının kısa aralıklarla oluşturduğu ödül hissi sayesinde kişiyi ekrana daha fazla bağladığını söyledi.<br />
Ekran süresini azaltmanın yalnızca yasaklarla mümkün olmadığını vurgulayan Tarhan, çocukların spor, sanat, oyun ve sosyal etkinliklere yönlendirilmesi gerektiğini, amaç sahibi olmanın ve günlük plan yapmanın da dijital bağımlılığı azaltan önemli unsurlar arasında yer aldığını kaydetti.</p>

<p><strong>"Çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolu, onlarla kaliteli zaman geçirmek."</strong></p>

<p>Çocukların sağlıklı gelişimi için ailelerin rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, birlikte geçirilen zamanın önemini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><strong>"Çocukları dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumanın en etkili yolu, onlarla kaliteli zaman geçirmek."</strong></p>

<p>Tarhan, birlikte oyun oynamanın, kitap okumanın, yürüyüş yapmanın ve sohbet etmenin aile bağlarını güçlendirdiğini belirterek, özellikle yemek saatlerinde telefon kullanılmamasının aile içi iletişimi destekleyen basit ama etkili bir yöntem olduğunu ifade etti.</p>

<p>"İnsan beyninin sadece yüzde 10'unu kullanıyor" iddiası doğru değil</p>

<p>Toplumda yaygın olarak dile getirilen "insan beyninin sadece yüzde 10'unu kullanıyor" söyleminin bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini belirten Prof. Dr. Tarhan, beyin görüntüleme çalışmalarının en basit görevlerde bile beynin birçok bölgesinin aynı anda aktif olduğunu gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Tarhan, yeni hobiler edinmenin, farklı güzergâhlar kullanmanın ve öğrenmeye devam etmenin beynin yeni bağlantılar kurmasını desteklediğini ifade etti.</p>

<h3>Duyguların merkezi beyin</h3>

<p>Duyguların kalpte oluştuğu yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığını belirten Tarhan, ses, görüntü ve kokuların önce beyinde değerlendirildiğini, ardından bu bilgilere anlam ve duygu yüklendiğini söyledi.<br />
Mutluluk, güven, bağlanma ve odaklanma gibi duyguların beynin ürettiği farklı kimyasallarla ilişkili olduğunu ifade eden Tarhan, kalpte hissedilen değişimlerin ise beynin oluşturduğu duyguların bedendeki yansımaları olduğunu dile getirdi.</p>

<h3>Sezgiler deneyimlerden besleniyor</h3>

<p>"İçime doğdu" ya da "öyle hissettim" gibi ifadelerin büyük ölçüde geçmiş deneyimlerin bilinç dışı değerlendirilmesinin sonucu olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, uzun yıllar aynı alanda çalışan kişilerin çok sayıda bilgiyi farkında olmadan değerlendirerek hızlı karar verebildiğini söyledi.</p>

<h3>Yapay zekâ yardımcı olabilir, insanın yerini alamaz</h3>

<p>Yapay zekânın bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını ancak sürekli hazır bilgiye erişmenin zamanla düşünme ve problem çözme becerilerinin daha az kullanılmasına yol açabileceğini ifade eden Tarhan, insan beynini diğer sistemlerden ayıran temel özelliklerin empati, bilinç ve sosyal ilişki kurabilme kapasitesi olduğunu vurguladı.<br />
Tarhan, yapay zekânın sağlık, eğitim ve bilim gibi birçok alanda önemli katkılar sağlayacağını ancak etik kuralların oluşturulmaması halinde bilgi kirliliği ve manipülasyon gibi risklerin de ortaya çıkabileceğini belirtti.<br />
Gençlerin yapay zekâyla sağlıklı sınırlar içinde ilişki kurmasının önemine dikkat çeken Tarhan, şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
"Makineler insanlaşıyor, insanlar makineleşiyor, zeka ucuzladı karakter pahalandı. Karekter inşasına yatırım yapanlar kazanacak."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sağlıklı alışkanlıklar beyni koruyor</h3>

<p>Beyin sağlığının çocukluk döneminden itibaren korunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, anlamlı hedeflere sahip olmanın, üretmenin, öğrenmenin ve güçlü sosyal ilişkiler kurmanın zihinsel performansı desteklediğini söyledi.<br />
Yeni şeyler öğrenmenin, yabancı dil çalışmanın, müzikle ilgilenmenin ve yeni hobiler edinmenin beyin gelişimine katkı sağladığını belirten Tarhan, kaliteli uykunun beyin hücrelerinin korunması açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi.<br />
Omega-3 bakımından zengin besinlerin tüketilmesini öneren Tarhan, aile bağlarının güçlendirilmesi, dostluk ilişkilerinin sürdürülmesi ve sosyal yaşamın içinde kalmanın hem ruh sağlığı hem de bilişsel işlevler üzerinde koruyucu etki oluşturduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/yapay-zeka-ve-ekranlar-beyni-nasil-etkiliyor-uzmani-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/06/1781686782-prof-dr-nevzat-tarhan-1.jpg" type="image/jpeg" length="38066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda ekran süresini azaltmanın 5 etkili yolu]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/cocuklarda-ekran-suresini-azaltmanin-5-etkili-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/cocuklarda-ekran-suresini-azaltmanin-5-etkili-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuğunuz telefonu elinden bırakamıyor mu? Uzmanından yasak yerine 5 etkili öneri.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar, tabletler ve sosyal medya, çocukların eğitimden iletişime, eğlenceden sosyalleşmeye kadar günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak dijital araçların kontrolsüz kullanımı; dikkat süresi, uyku düzeni, akademik başarı ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Sema Bayçın, ekran kullanımının tek başına bir problem olmadığını, önemli olanın çocukların teknolojiyle kurduğu ilişkinin sağlıklı sınırlar içinde şekillenmesi olduğunu vurguluyor.</p>

<h2>Ekranlar neden çocukları bu kadar çekiyor?</h2>

<p><img alt="1784538079 Sema Bayc N" class="detail-photo img-fluid" height="1254" src="https://yeniizmircom.teimg.com/yeniizmir-com/uploads/2026/07/1784538079-sema-bayc-n.jpg" width="1067" /></p>

<p>Sosyal medya uygulamaları ve dijital platformlar, kullanıcıların mümkün olduğunca uzun süre çevrim içi kalmasını sağlayacak şekilde tasarlanıyor. Sonsuz kaydırma sistemi, otomatik oynayan videolar ve aralıksız gelen bildirimler beynin ödül mekanizmasını harekete geçirerek kişide tekrar tekrar ekrana dönme isteği oluşturabiliyor.</p>

<p>Gelişim çağındaki çocuklar ve ergenlerde dürtü kontrolünü sağlayan beyin bölgeleri henüz tam olarak olgunlaşmadığı için bu sistemlerin etkisi yetişkinlere kıyasla daha güçlü hissedilebiliyor.</p>

<p>Bu noktada ailelerin çocukları suçlamak yerine süreci doğru anlamasının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sema Bayçın, şu değerlendirmeyi yapıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Çocuklar bilinçli olarak telefon bağımlısı olmayı seçmez. Dijital platformlar, dikkat çekmek ve kullanıcıyı içerikte tutmak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle ailelerin çocuklarını suçlamak yerine bu sistemi birlikte anlamaya çalışması çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır."</p>

<h3>Yasaklamak yerine ortak kurallar belirleyin</h3>

<p>Uzmanlara göre telefonun tamamen yasaklanması çoğu zaman yalnızca kısa süreli sonuçlar veriyor. Özellikle ergenlik döneminde bu yaklaşım aile içindeki çatışmaları artırabiliyor. Bunun yerine evde herkes için geçerli olacak ortak dijital kurallar oluşturulması öneriliyor.</p>

<p>Bu kurallar arasında;</p>

<p>• Yemek saatlerinde telefon kullanılmaması,<br />
• Yatmadan önce ekranların bırakılması,<br />
• Evde ortak bir şarj alanı oluşturulması,<br />
• Ailece telefonsuz zaman dilimleri planlanması gibi sürdürülebilir alışkanlıklar yer alıyor.</p>

<p>Konuyla ilgili Uzm. Dr. Bayçın şöyle konuşuyor:</p>

<p>"Kurallar çocuklara dayatıldığında direnç oluşabilir. Ancak çocuk karar sürecine katıldığında kuralları benimseme ihtimali belirgin şekilde artar. Bu yaklaşım aile içi iletişimi de güçlendirir."</p>

<h3>Sadece süreye değil, içeriğe de odaklanın</h3>

<p>Uzmanlara göre birçok ebeveyn yalnızca ekran süresini takip ediyor. Oysa asıl önemli olan, çocukların ekran başında ne yaptığı.<br />
Çocuklara izledikleri videoları anlatmalarını istemek, birlikte içerik izlemek, sosyal medya uygulamalarının nasıl çalıştığını konuşmak ve algoritmaların neden sürekli yeni içerikler sunduğunu birlikte değerlendirmek hem dijital okuryazarlığı destekliyor hem de ebeveyn-çocuk iletişimini güçlendiriyor.</p>

<p>Bu konuda Uzm. Dr. Bayçın şu ifadeleri kullanıyor:<br />
"Ebeveynin görevi sadece denetlemek değildir. Aynı zamanda çocuğun dijital dünyasını tanımak, merak etmek ve onunla konuşabilmektir. Çocuk kendini yargılanmadan ifade edebildiğinde karşılıklı güven gelişir."</p>

<h3>Çocuklar söylenenden çok gördüğünü uyguluyor</h3>

<p>Uzmanlar, evde sürekli telefon kullanan ebeveynlerin çocuklarından ekran kullanımını azaltmasını beklemenin gerçekçi olmadığını belirtiyor. Çünkü çocuklar davranışları gözlemleyerek öğreniyor.</p>

<p>Bu nedenle aile bireylerinin de kendi dijital alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekiyor. Yemek sırasında telefonu bırakmak, çocukla konuşurken ekrana bakmamak, birlikte kitap okumak, açık havada zaman geçirmek ve ortak oyun saatleri oluşturmak çocukların teknoloji dışındaki etkinliklere yönelmesini kolaylaştırabiliyor.</p>

<h3>Can sıkıntısı her zaman kötü değil</h3>

<p>Modern yaşamda çocukların boş kaldığı hemen her an ekranlarla doldurulabiliyor. Ancak Uzm. Dr. Sema Bayçın, can sıkıntısının beynin dinlenmesi ve yaratıcılığın gelişmesi açısından önemli bir süreç olduğunu belirtiyor.<br />
Resim yapmak, hikâye üretmek, hayal kurmak, müzik dinlemek ya da hiçbir şey yapmadan vakit geçirmek çocukların problem çözme becerilerini ve duygusal gelişimlerini destekleyebiliyor.</p>

<p>Bu konuda ise şu değerlendirmeyi paylaşıyor:</p>

<p>"Her boşluğu ekranla doldurmaya çalışmak çocuğun kendi iç dünyasını keşfetmesini zorlaştırabilir. Bazen sıkılmak, üretkenliğin ve yaratıcılığın başladığı noktadır."</p>

<h3>Amaç teknolojiyi yasaklamak değil</h3>

<p>Uzmanlara göre teknoloji yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam edecek. Bu nedenle çocukları dijital dünyadan tamamen uzaklaştırmaya çalışmak yerine teknolojiyle dengeli ve sağlıklı bir ilişki kurmalarını desteklemek uzun vadede daha etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Uzm. Dr. Sema Bayçın, ebeveynlere şu sözlerle sesleniyor:</p>

<p>"Çocuğunuzun ekran süresini azaltmaya çalışırken öncelikle onunla iletişiminizi güçlendirin. Küçük ama uygulanabilir hedefler belirleyin. Yasaklardan çok ortak kurallara odaklanın. Teknolojiyi düşman olarak görmek yerine doğru kullanım alışkanlıklarını birlikte geliştirmeye çalışın. Çocukların bugün kazanacağı dijital farkındalık, gelecekte hem ruh sağlıklarını hem de sosyal yaşamlarını koruyan önemli bir beceri olacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/cocuklarda-ekran-suresini-azaltmanin-5-etkili-yolu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2025/08/cocuklarin-ekran-suresi-1.png" type="image/jpeg" length="45847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan beyin çipi iddialarına net yanıt]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/uzmandan-beyin-cipi-iddialarina-net-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/uzmandan-beyin-cipi-iddialarina-net-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin çiplerinin amacı ne? Uzman isim Neuralink hakkındaki yanlış bilinenleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elon Musk'ın Neuralink projesiyle yeniden gündeme gelen beyin-bilgisayar arayüzleri, kamuoyunda pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, beyin çipleriyle ilgili yanlış algılara dikkat çekerek, teknolojinin temel hedefinin felçli hastalara bağımsızlık kazandırmak olduğunu söyledi. Tarlacı, çiple yabancı dil öğrenmenin ya da insan beyninin uzaktan kontrol edilmesinin ise bugünkü bilimsel bilgilerle mümkün olmadığını vurguladı.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Neuralink projesinin ardından yeniden gündeme gelen beyin-bilgisayar arayüzleriyle ilgili merak edilen soruları yanıtladı.</p>

<h2>Beyin sinyalleri yaklaşık 100 yıldır inceleniyor</h2>

<p>Neuralink'in kamuoyunda yeni bir teknoloji geliştirmiş gibi algılandığını belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bu düşüncenin gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p>

<p>“Sosyal medyada sanki bu teknoloji ilk kez Neuralink ile ortaya çıkmış gibi bir algı oluştu. Oysa beyin ile bilgisayar arasında iletişim kurma fikri onlarca yıldır bilim insanlarının üzerinde çalıştığı bir alan.” diyen Tarlacı, beynin ürettiği elektriksel sinyallerin 1920'li yıllardan bu yana EEG yöntemiyle kaydedilebildiğini hatırlattı.</p>

<p>Uzun yıllar boyunca bu karmaşık elektriksel aktivitenin içinden belirli hareketleri ya da niyetleri temsil eden sinyallerin ayırt edilemediğini ifade eden Tarlacı, 1970'li ve 1980'li yıllarda yapılan çalışmalarla belirli sinir hücrelerinin belirli hareketlerle ilişkili olduğunun ortaya konduğunu anlattı.</p>

<p>“Örneğin sağa bakma, sola bakma ya da kolu kaldırma isteği oluştuğunda beynin belirli bölgelerinde tekrar eden elektriksel desenler oluştuğu gösterildi. Böylece ilk kez ‘niyet’ ile ‘hareket’ arasındaki bağlantı bilimsel olarak çözümlenmeye başlandı.” dedi.</p>

<p>Felçli hastaların düşünceleriyle cihazları kontrol etmesi hedefleniyor</p>

<p>Beyin-bilgisayar arayüzlerinin, beynin oluşturduğu elektriksel sinyallerin bilgisayar tarafından analiz edilerek bir cihaza komut verilmesini sağlayan sistemler olduğunu belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bu teknolojinin özellikle ALS hastaları, omurilik felci yaşayan kişiler ve "locked-in sendromu" gibi ağır felç tabloları bulunan hastalar için geliştirildiğini söyledi.</p>

<p>Teknolojinin temel amacının hareket edemeyen kişilerin yalnızca düşünceleriyle dış dünyayla iletişim kurabilmesini sağlamak olduğunu ifade eden Tarlacı, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Örneğin hasta kolunu hareket ettiremese bile ‘bardağa uzanma’ niyeti beyninde oluşur. Bilgisayar bu sinyali tanır ve bir robot kolu hareket ettirerek bardağı hastanın ağzına götürebilir. Burada hareketi yapan robot olsa da komutu veren yine hastanın kendi beynidir.”</p>

<h3>Neuralink mevcut sistemi geliştirdi</h3>

<p>Hayvan deneylerinin 1970'li ve 1980'li yıllarda başladığını, 1990'lı yıllarda ise felçli hastalarda klinik uygulamaların hayata geçirildiğini aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, 2004 yılında felçli bir hastanın yalnızca düşünceleriyle robot kol kullanarak bardaktan su içebilmesinin bu alandaki önemli kilometre taşlarından biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Yaklaşık 20 yıl önce araştırmacıların beyin sinyalleriyle bilgisayar fare imlecini hareket ettirmeyi başardığını dile getiren Tarlacı, bu teknolojinin zamanla geliştirilerek insanların düşünceleriyle bilgisayarda yazı yazabilmesine ve e-posta gönderebilmesine imkan sağladığını söyledi.</p>

<p>“Neuralink'in yaptığı en önemli katkı, tamamen yeni bir teknoloji geliştirmekten çok mevcut sistemi daha gelişmiş ve günlük kullanıma uygun hale getirmek oldu.” diyen Tarlacı, sistemde sağlanan yenilikleri şöyle anlattı:</p>

<p>“Eski sistemlerde beynin üzerine yerleştirilen elektrotlar kalın kablolarla dışarıdaki bilgisayarlara bağlanıyordu. Bu nedenle çalışmalar çoğunlukla laboratuvar ortamında yapılabiliyordu. Neuralink ise bu sistemi üç önemli noktada geliştirdi. Beyindeki veriler artık dışarıya kablo yerine kablosuz olarak aktarılabiliyor. Daha önce kullanılan sert elektrotlar yerine saç telinden bile ince ve esnek elektrotlar kullanılıyor. Bu yapı beynin doğal hareketlerine daha kolay uyum sağlıyor. Eski sistemlerde yüzlerce sinyal kaydedilebilirken, Neuralink binin üzerinde elektrottan aynı anda veri toplayabiliyor. Böylece beynin elektriksel faaliyetleri daha ayrıntılı analiz edilebiliyor. Bunlara ek olarak çipin yerleştirilmesi de özel geliştirilen cerrahi bir robot tarafından yüksek hassasiyetle gerçekleştiriliyor.”</p>

<h3>Çiple yabancı dil öğrenmek mümkün mü?</h3>

<p>Toplumda en çok merak edilen konulardan birinin de çip sayesinde yabancı dil öğrenilip öğrenilemeyeceği olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, mevcut bilimsel verilerin bunun mümkün olmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>“Bugünkü bilimsel bilgiler bunun mümkün olmadığını gösteriyor. Çünkü beynimiz bir bilgisayar gibi tek merkezden çalışan bir sistem değil.” diyen Tarlacı, beynin çalışma yapısını şu örnekle açıkladı:</p>

<p>“Bir gülü düşündüğümüzde, rengi beynin görme merkezlerinde, kokusu farklı bölgelerde, dokusu başka alanlarda, o güle ilişkin anılar ise hafızadan sorumlu bölgelerde işlenir. Yani tek bir düşünce bile beynin çok sayıda bölgesinin aynı anda çalışmasını gerektirir. Öğrenme de benzer şekilde beynin tamamına yayılan, geçmiş deneyimler, duygular ve yeni bilgilerle sürekli değişen dinamik bir süreçtir. Bu nedenle bugün sahip olduğumuz teknolojiyle bir bilgiyi doğrudan çiple beyne yüklemek mümkün görünmemektedir.”</p>

<h3>Yapay zekâ insan beynini kopyalayamaz</h3>

<p>Beyin-bilgisayar arayüzleriyle yapay zekânın sık sık aynı çerçevede değerlendirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, iki teknolojinin birbirinden farklı olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Günümüzde ChatGPT, Gemini veya benzeri sistemler çoğunlukla büyük dil modelleri olarak çalışır. Çok büyük miktarda veriyi analiz ederek dil kalıplarını öğrenir ve buna uygun yanıt üretir. Ancak bunların insan beyni gibi bilinçleri, öznel deneyimleri ya da duyguları yoktur. Bilgisayarlar beynin yalnızca belirli hesaplama özelliklerini taklit edebilir. İnsan beyninin karmaşık çalışma biçimini bütünüyle kopyalamaları ise günümüz teknolojisinin çok ötesindedir.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>'Amaç zihin kontrolü değil'</h3>

<p>Beyin çipleriyle ilgili toplumda dolaşan iddialara da değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, teknolojinin temel hedefinin düşünce kontrolü olmadığını söyledi.</p>

<p>“Asıl hedef felç, ALS, omurilik yaralanması veya benzeri nedenlerle hareket edemeyen kişilerin günlük yaşamlarını daha bağımsız sürdürebilmelerini sağlamaktır.” diyen Tarlacı, gelecekte hastaların yalnızca düşünceleriyle bilgisayar kullanabilmesi, yazı yazabilmesi, tekerlekli sandalyelerini kontrol edebilmesi ve robotik yardımcı sistemleri yönetebilmesinin mümkün olabileceğini ifade etti.</p>

<h3>Prof. Dr. Tarlacı sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</h3>

<p>“Ancak ‘çiple yabancı dil öğrenmek’, ‘insanların düşüncelerini değiştirmek’ ya da ‘beyni uzaktan kontrol etmek’ gibi iddialar bugünkü bilimsel bilgilerle desteklenmiyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/uzmandan-beyin-cipi-iddialarina-net-yanit</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2026/07/1784551410-sultan-tarlac-1.jpg" type="image/jpeg" length="23771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Facebook çöktü mü, neden açılmıyor?]]></title>
      <link>https://www.yeniizmir.com/facebook-coktu-mu-neden-acilmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yeniizmir.com/facebook-coktu-mu-neden-acilmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[19 Temmuz Facebook ‘Hesaba Ulaşılamıyor’ hatası ve çözümü!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>19 Temmuz Facebook çöktü mü, neden açılmıyor? Sosyal medya devi Facebook'a giriş yapmak isteyen kullanıcılar "Hesaba ulaşılamıyor" hatasıyla karşılaşıyor. Peki, Facebook'ta küresel bir kesinti mi var, sorun nasıl çözülür? İşte detaylar...</p>

<p>Dünyanın en çok kullanılan sosyal medya platformlarından biri olan Facebook’ta bugün erişim sorunları yaşanıyor. Uygulamaya ya da web sitesine girmeye çalışan pek çok kullanıcı, "Hesaba ulaşılamıyor" uyarısıyla karşı karşıya kaldı. Popüler sosyal medya ağında yaşanan bu aksaklık sonrası kullanıcılar arama motorlarına yöneldi. Peki, 19 Temmuz Facebook çöktü mü, neden açılmıyor ve bu hata nasıl düzeltilir?</p>

<h2>19 Temmuz Facebook çöktü mü?</h2>

<p>Şu an için Meta (Facebook, Instagram, WhatsApp) tarafından resmi olarak duyurulmuş küresel ya da genel bir sunucu çökmesi bulunmuyor. Ancak anlık raporlama sitelerinden alınan verilere göre, bazı bölgelerde ve belirli kullanıcı hesaplarında geçici erişim sıkıntıları ve yavaşlamalar baş gösterdi.</p>

<p>Uzmanlar, yaşanan bu durumun genellikle sunucu güncellemelerinden, bölgesel altyapı çalışmalarından veya kullanıcıların kendi cihazlarındaki veri çakışmalarından kaynaklanabileceğini belirtiyor.</p>

<h3>Facebook "Hesaba Ulaşılamıyor" hatası neden olur?</h3>

<p>Eğer ekranınızda "Hesaba ulaşılamıyor" hatasını görüyorsanız, bunun arkasında birkaç farklı teknik neden yatıyor olabilir:<br />
• Uygulama Önbelleği Sorunları: Telefonunuzda biriken eski uygulama verileri sunucuyla bağlantıyı koparabilir.<br />
• Güncel Olmayan Uygulama: Facebook uygulamanızın son sürümde olmaması uyumsuzluk yaratabilir.<br />
• Güvenlik Protokolleri: Hesabınıza farklı bir konumdan veya cihazdan giriş yapıldıysa, Meta güvenlik amacıyla erişimi geçici olarak kısıtlamış olabilir.<br />
• VPN ve IP Değişiklikleri: Aktif bir VPN kullanıyorsanız, Facebook bunu şüpheli işlem olarak algılayabilir.</p>

<h3>Facebook nasıl açılır? Adım adım çözüm yolları</h3>

<p>Facebook'taki erişim sorununu ortadan kaldırmak ve hesabınıza yeniden ulaşmak için şu yöntemleri sırasıyla deneyebilirsiniz:</p>

<p>1. Uygulamayı ve cihazı yeniden başlatın<br />
İlk olarak Facebook uygulamasını tamamen kapatın ve arka plandan silin. İnternet bağlantınızı (Wi-Fi veya Mobil Veri) kapatıp 10 saniye bekledikten sonra tekrar açarak giriş yapmayı deneyin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2. Önbelleği ve çerezleri temizleyin<br />
• Android için: Ayarlar &gt; Uygulamalar &gt; Facebook &gt; Depolama yolunu izleyin ve "Önbelleği Temizle" butonuna basın.<br />
• iOS (iPhone) için: Uygulamayı kaldırıp App Store üzerinden yeniden yüklemek en temiz çözümdür.<br />
• Tarayıcı için: Google Chrome veya Safari kullanıyorsanız, geçmişi ve çerezleri temizleyerek ya da Gizli Sekme üzerinden giriş yapmayı deneyin.</p>

<p>3. Uygulamanızı güncelleyin<br />
Google Play Store veya App Store’a giriş yapın. Arama kısmına Facebook yazarak herhangi bir güncelleme olup olmadığını kontrol edin. Eğer "Güncelle" butonu aktifse, uygulamayı son sürüme yükseltin.</p>

<p>4. E-Posta adresinizi kontrol edin<br />
Sorun hala düzelmediyse, Facebook hesabınıza bağlı olan e-posta adresinizin gelen kutusunu (ve spam klasörünü) kontrol edin. Meta, hesabınızı güvenlik nedeniyle askıya aldıysa veya doğrulama kodu gönderdiyse burada bir bilgilendirme maili bulabilirsiniz.<br />
Sorunun bölgesel bir sunucu hatasından kaynaklanması durumunda, Meta mühendislerinin müdahalesinin ardından erişim birkaç saat içinde tamamen normale dönecektir. Bu süreçte şifrenizi üst üste yanlış girmemeye özen gösterin.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.yeniizmir.com/facebook-coktu-mu-neden-acilmiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yeniizmircom.teimg.com/crop/1280x720/yeniizmir-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-e6f4905794c469538280901b16870567.jpg" type="image/jpeg" length="49498"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
