Yaşanan gelişmenin CHP’deki yönetim krizinin bir sonucu olduğunu belirten Aksoy, “Ortaya çıkan tablo, CHP’nin kendi iç sorunlarını dahi yönetemediğini göstermektedir” dedi.
İzmir’in uzun süredir hizmetten çok siyasi tartışmalarla gündeme geldiğini ifade eden Aksoy, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın partisiyle yollarını ayırma noktasına gelmesi sıradan bir siyasi gelişme değildir. Bu durum, CHP’nin kendi içindeki derin görüş ayrılıklarının ve yönetim zaafının açık bir göstergesidir” diye konuştu.
“CHP’nin iç hesaplaşmalarının faturasını İzmirliler ödüyor”
CHP’de yaşanan çekişmelerin İzmir’e zarar verdiğini savunan Aksoy, “Yıllardır CHP içerisindeki hizip mücadeleleri, koltuk kavgaları ve siyasi hesaplaşmaların İzmir’in önüne geçtiğini görüyoruz. Bugün yaşanan gelişme de bunun yeni bir yansımasıdır. CHP’nin iç hesaplaşmalarının faturasını maalesef İzmirliler ödemektedir” ifadelerini kullandı.
İzmirlilerin yerel seçimlerde belirli bir siyasi program ve kadro için oy kullandığını hatırlatan Aksoy, “Seçmen, karşısındaki aday kadar temsil ettiği siyasi anlayışa da oy vermiştir. Bugün ortaya çıkan tablo, seçmenin değerlendirmesi gereken yeni bir siyasi durumdur” dedi.
“İzmir’in gündemi parti kavgaları değil, hizmet olmalıdır”
İzmir’in çözüm bekleyen çok sayıda sorunu bulunduğunu vurgulayan Aksoy, şunları söyledi:
“İzmir’in gündemi parti içi kavgalar olmamalıdır. Körfez kirliliğinden ulaşıma, altyapı eksikliklerinden kentsel dönüşüme kadar çözüm bekleyen çok önemli sorunlar bulunmaktadır. Şehrin enerjisinin siyasi çekişmelere değil, hizmet üretmeye harcanması gerekmektedir. İzmir’in artık kaybedecek bir günü bile yoktur. Vatandaşlarımız hizmet beklemekte, çözüm beklemekte, yatırım beklemektedir. Ancak CHP’de yaşanan krizler nedeniyle şehrin gerçek gündemi geri plana itilmektedir.”
“Bu tablo yönetim krizinin sonucudur”
Yaşanan sürecin uzun zamandır devam eden yönetim sorunlarının bir sonucu olduğunu belirten Aksoy, “Bugün ortaya çıkan tablo, aslında yıllardır dile getirdiğimiz yönetim krizinin somutlaşmış halidir. İzmir’i yöneten anlayış, enerjisini şehrin sorunlarına çözüm üretmeye değil, kendi iç dengelerini korumaya harcamıştır” değerlendirmesinde bulundu.





