Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘Alihan Kuriş suç örgütü’ soruşturması kapsamında tutuklanan örgüt lideri Alihan Kuriş’in emniyet ve savcılık ifadeleri ortaya çıktı. Kuriş, kendisine yöneltilen ‘Örgüt yöneticiliği’, ‘Nitelikli dolandırıcılık’, ‘Vergi Usul Kanunu'na muhalefet’ ve ‘Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlamalarının tamamını reddetti.
Soruşturmayı “itibar suikastı” olarak nitelendiren Kuriş, savcılıkta kendisini, “Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim” sözleriyle tanımladı. Kuriş ayrıca, “Onu sevenler beni sever, bir kanaat önderiyim” dedi.
“Adıma kayıtlı GSM hattı yok”
Kendi adına kayıtlı GSM hattının bulunmadığını belirten Kuriş, genellikle ofis telefonunu kullandığını ancak ofis numarasını o sırada hatırlamadığını söyledi.
Aile üyelerinin GSM hatları üzerinden iletişim kurduğunu belirten Kuriş, başka kişilerin adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı bir telefon hattının da olmadığını savundu.
Soruşturma kapsamında kendisine yaklaşık 50 kişiden oluşan bir isim listesi yöneltilen Kuriş, çok sayıda kişi için “tanımam”, “ismini duymuşluğum vardır” veya “birkaç kez gördüm” ifadelerini kullandı. Bazı kişileri ise “hocaefendi”, “vaiz”, “vakıfta çalışan kişi” ve “sosyal çevreden tanıdığım şahıs” şeklinde tarif etti.
Kuriş, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile ortak ticari faaliyetlerinin devam ettiğini de ifade etti.
“Mutlak itaat” iddiasına “iftira” yanıtı
Kuriş’e savcılıkta, Rüstem Ş.’nin dosyaya giren ifadeleri de soruldu. Rüstem Ş., Kuriş’in yapının başına geçmesinin ardından ticari kurum ve yurtların yöneticileri başta olmak üzere cemaat mensuplarına “mutlak itaat” konusunda baskı yaptığını ve yakınındaki bir grup isim aracılığıyla yapıyı yönettiğini öne sürdü.
Kuriş ise Rüstem Ş.’yi tanımadığını belirterek, “Bu ifadeyi kesinlikle kabul etmiyorum. Aleyhime atılmış bir iftiradır, hayal ürünüdür” dedi.
Aile adına 191 gayrimenkul kaydı
Aylık gelirinin yaklaşık 380 bin TL olduğunu söyleyen Kuriş, gelirinin şirketten aldığı ücret ve kira gelirlerinden oluştuğunu belirtti.
Malvarlığına ilişkin sorulara da yanıt veren Kuriş; babasından miras kalan gayrimenkullerinin yanı sıra Sakarya Erenler’de bir ofis binasında hissesi, Çamlıca’da kendisine ait 3 katlı evi, Kısıklı’da aile fertleriyle ortak yaklaşık 450 metrekare arsası ve 2008 model otomobili bulunduğunu söyledi.
Kuriş, kişisel banka hesabında ise hatırladığı kadarıyla yaklaşık 650 bin TL olduğunu belirtti. Altun Mimarlık İnşaat’ın yüzde 51 hissedarı olduğunu, ELF Yapı’da ise geçmişte yüzde 49 hisseye sahip bulunduğunu ifade etti.
Buna karşılık soruşturma kapsamında Kuriş ailesi adına toplam 191 gayrimenkul kaydı bulunduğunun tespit edildiği belirtildi.
“Yüzde 5 ortaktım” dedi, kayıtlarda yüzde 37,5 çıktı
Kuriş, Arden Gıda’daki hisse oranını yüzde 5 olarak hatırladığını söyledi. Ancak ifade tutanağına giren Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtlarında hissesinin farklı dönemlerde yüzde 10, yüzde 2 ve yüzde 5 olduğu, 12 Şubat 2020 ile 28 Temmuz 2021 arasında ise yüzde 37,5 seviyesinde bulunduğu belirlendi.
Kuriş, bu kayıtların kendisine okunmasının ardından da “Hissedarı olduğum dönemlerde de hisse payımı yüzde 5 olarak hatırlamaktayım” dedi.
Arden Gıda’da 6,52 milyar TL’lik işlem hacmi
Kuriş’in eski ortağı olduğu ve hisselerini kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’e devrettiği Arden Gıda’nın mali hareketleri de ifadede geniş yer aldı.
MASAK verilerine göre Arden Gıda’nın 2017 ile 30 Haziran 2026 arasındaki bankacılık işlem hacmi 6 milyar 520 milyon 264 bin TL’ye ulaştı. Şirketin yalnızca 2025 yılı brüt satışlarının ise 1 milyar 575 milyon TL olduğu kaydedildi.
MASAK, analiz kapsamındaki şirketlerin finansal işlem ve mal alış-satış hacimlerinde özellikle 2020 sonrasında ve 2022 itibarıyla belirgin artışlar görüldüğünü belirtti.
Arden Gıda hesaplarına aynı dönemde 76 milyon 537 bin TL nakit yatırıldığı, elektronik para ve ödeme kuruluşları üzerinden de yaklaşık 52 milyon 381 bin TL transfer girişi bulunduğu kayıtlara geçti.
MASAK’tan “sahte faturalaşma” değerlendirmesi
MASAK raporunda, şirketler arasındaki mal alış ve satış kayıtlarında aynı firmalar arasında hem yüksek miktarda alış hem de yüksek miktarda satış işlemlerinin bulunması “sahte faturalaşma açısından dikkat çekici” olarak değerlendirildi.
Raporda ayrıca mal alış-satış kayıtlarıyla uyumsuz yurt dışı döviz girişleri, yüksek vergisel iadeler, nakit hareketleri ve şirketler arasındaki yoğun para transferleri de incelendi.
MASAK, sonuç bölümünde söz konusu işlemlerin “Organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde şüphe uyandırdığı” değerlendirmesine yer verdi.
Raporda, 200 milyon TL sermayeli analiz kapsamındaki bir şirketin 2025 yılında bölünmesiyle 1 milyar 358 milyon 236 bin TL sermayeli yeni bir şirket kurulması da dikkat çekici bulundu.
MASAK, yeni şirketin sermaye dışında özkaynak, mal alış-satış ve transfer kaydının bulunmamasını, şirketlerde peş peşe gerçekleştirilen bölünme, birleşme ve devir işlemlerinin mali zincirin takibini güçleştirmesini de değerlendirmeye aldı.
Arden Gıda’nın en yüksek hacimli ticari ilişkilerinden biri Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri ile gerçekleşti. 2017-2026 arasındaki banka kayıtlarında iki şirket arasındaki işlem hacminin yaklaşık 339,6 milyon TL olduğu, Arden Gıda’nın yalnızca 2025 yılında bu firmadan yaptığı mal ve hizmet alışının ise 391 milyon 215 bin TL’ye ulaştığı kaydedildi.
Evdeki altınlara “aile birikimi” dedi
13 Ağustos’ta Kuriş’in ikametinde gerçekleştirilen aramada yüksek miktarda altın ve ziynet eşyasına el konuldu.
Kuriş’e altınların kaynağı ve neden evinde bulunduğu soruldu. Kuriş, ziynetlerin bir bölümünün eşiyle düğünlerinde takılan takılar, bir bölümünün ise çocuklarına verilen hediyeler olduğunu ileri sürerek, “Bunların tamamı benim ailemin birikimidir” dedi.
3 milyon dolarlık senet sorusu
Kuriş’in evindeki aramada 29 Ocak 2021 tarihli 3 milyon dolarlık bir senet de bulundu. Senette alacaklı Alihan Kuriş, borçlu ise Osman A. olarak yer aldı.
İfadesinin başında Osman A.’yı “İstanbul’dan komşum” olarak tanımlayan ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını söyleyen Kuriş, daha sonra Osman A. ile bir gayrimenkul satışı yapmayı düşündüğünü belirtti.
Kuriş, senedin “gayrimenkul satışına ilişkin teminat senedi” olduğunu, satışın gerçekleşmediğini ve bu nedenle senedin kendisinde kaldığını savundu. Senedin vadesinin de geçtiğini ifade etti.




