Şişli’de evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Mezdeke dans grubu üyesi Aynur Kanbur’un öldürülmesine ilişkin davada ilk duruşma yapıldı. İstanbul Adalet Sarayı 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Bülent Gündüz, Serdar Kar ve Fazlı Kar savunma yaptı. Cinayeti işlediğini kabul eden Gündüz, kimsenin kendisini azmettirmediğini öne sürdü. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı 22 Aralık’a erteledi.

Sanık Gündüz: “kimse beni azmettirmedi”

Duruşmada savunma yapan Bülent Gündüz, Aynur Kanbur ile daha önce sahilde karşılaştığını ve kendisiyle konuşmak istediğini anlattı. Kanbur’un annesinin akrabası olduğunu belirten Gündüz, olay günü Kanbur’un evine gittiğini söyledi.

Gündüz, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Kanbur ailesi saygın bir aileydi. Aynur Kanbur'a 'Neden böyle yapıyorsun?' diye hesap sormaya çalıştım, bana tepki gösterdi. Onu takip edip evini öğrenmiştim. Sonra o gün işe giderken aklıma geldi, gidip konuşmak istedim. Evine gittim, balkonda olduğunu gördüm. Zile bastım. 'Kim o?' dedi. 'Paketiniz var.' dedim. Kapıyı açtı, içeri geçtim. Beni gördü. Tekrar konuşmak istedim. 'Mesleğini bıraktığını söylüyorsun ama bu işi yaptığını herkes biliyor. Gizli gizli oralara gidiyorsun, biliyorum.' dedim. O da bana tepki gösterdi. Bana küfür ve hakaret edince belimdeki silahı çekip ateş ettim. Olay böyle oldu. Kimse beni azmettirmedi. Aynur'la daha önce bir kere sahilde karşılaşmıştım. O zaman da konuşmak için gitmiştim. Mesleğini bıraktığını söylemişti ama o işi yaptığı biliniyordu. Aynur annemin akrabası olur, kuzen sayılırız”
Mahkeme başkanının diğer sanıkları tanıyıp tanımadığı sorusuna Gündüz, “Evet, teyzemin çocukları.” yanıtını verdi. Kanbur ile diğer sanıklar arasında miras anlaşmazlığı olup olmadığı sorusuna “Bilmiyorum” diyen Gündüz, diğer sanıkların kendisini azmettirdiği iddiasını da “Hayır, asla.” sözleriyle reddetti.

Serdar Kar suçlamaları kabul etmedi

Tutuklu sanık Serdar Kar, dosyada neden yer aldığını anlamadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Kanbur’u annesinin uzaktan akrabası olması nedeniyle tanıdığını söyleyen Kar, kendisinin ve kardeşlerinin cinayetle bağlantısının bulunmadığını savundu.

Telefonunun olay günü kapalı olduğuna ilişkin değerlendirmelere de değinen Kar, yaşadıkları bölgede baz istasyonunun kaldırıldığını belirterek HTS kayıtlarının incelenebileceğini söyledi. Bülent Gündüz ile aralarında 1999 mesaj bulunduğunu ifade eden Kar, mesajların içeriğini bulmaya çalıştığını da dile getirdi.

Miras meselesinin, Kanbur’un ablası Dilek Yıkmış’ın kendileri hakkında dilekçe vermesinin ardından gündeme geldiğini öne süren Kar, “Bize yapılan suçlamaları anlayamıyorum.” dedi.

Kanbur’u tehdit edip etmediği sorulan Kar, “Ben ne Aynur Hanım'la ne de Dilek Hanım'la görüştüm. O aileden hiç kimseyi aramışlığım yok. Çünkü kendilerini tanımıyorum.” ifadelerini kullandı.

Fazlı Kar: “Olayla ilgili bağlantım yoktur”

A Y N U R K A N B U R C I N A Y E T I D A V A S I N D A B U L E N T G 1554212 462407

Tutuklu sanık Fazlı Kar da üzerine atılı suçlamaları reddederek cinayetle ilgisinin olmadığını ileri sürdü. Bülent Gündüz’ün teyzesinin oğlu olduğunu ve yaşlarının yakın olması nedeniyle telefonla görüştüklerini belirten Kar, Aynur Kanbur ile hiçbir zaman karşılaşmadığını savundu.

Olay günü nerede olduğuna ilişkin net bir hatırlaması olmadığını söyleyen Kar, Ümraniye ve Emirhan’da işletmelerinin bulunduğunu belirtti.

Hürmüz Boğazı’nda konteyner gemisi battı!
Hürmüz Boğazı’nda konteyner gemisi battı!
İçeriği Görüntüle

HTS kayıtlarında saat 19.50’de Ümraniye’de, 20.00’de Etiler’deki iş yerinin bulunduğu bölgede, gece yarısı ise evinde göründüğünü ifade etti.

Kar, “Üzerime atılı suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Olayla ilgili hiçbir bağlantım yoktur. Aynur'la mirasla ilgili hiçbir çekişmemiz yok. Bülent teyzemin oğlu olur. Onu bu cinayet konusunda azmettirmem söz konusu değil.” dedi.

Olaydan sonra Gündüz ile görüşüp görüşmediği sorulan Kar, “Çok eski bir tarih olduğu için hatırlamıyorum ancak dönem dönem telefonla iletişimimiz oluyordu.” yanıtını verdi.

Ablası Dilek Yıkmış: “Doğru neyse ortaya çıksın”

Duruşmada söz alan Aynur Kanbur’un ablası Dilek Yıkmış, kardeşinin yaşam tarzına ilişkin iddialara tepki gösterdi. Kanbur’un dans hocası ve balerin olduğunu söyleyen Yıkmış, kardeşinin kazandığı paraları vakıflara bağışladığını ifade etti.

Yıkmış, cinayete ilişkin iddialarını dile getirerek Bayram Kanbur’un diğer sanıkları yönlendirdiğini öne sürdü ve kendisinden davacı olduğunu belirtti.

Yıkmış, “Doğru neyse ortaya çıksın. Kimsenin mağduriyetinden kimse zafer kazanmasın.” dedi.

Kardeşinin öldürüldüğü gün kaçmaya çalıştığını ve yere düştüğünü anlatan Yıkmış, “Üzerine sekiz kurşun daha sıkılmış. En son kafasından çıkan kurşunu ben polise verdim.” ifadelerini kullandı.

Sanıkların kardeşini “dansöz” olarak nitelendirerek haysiyetini zedelediğini savunan Yıkmış, “Bayram Kanbur'un yönlendirmesiyle burada bulunan şahıslar benim kardeşimi öldürdü. Bülent'in evinden çıkan silahlar neyin nesi? Siz ne kadar gizlerseniz gizleyin, yüce adalete hesap vereceksiniz. Paramparça edip Aynur'u öldürdünüz, birbirinize düşeceksiniz.” diye konuştu.

Tutukluluk halleri devam edecek

A Y N U R K A N B U R C I N A Y E T I D A V A S I N D A B U L E N T G 1554211 462407

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 22 Aralık tarihine erteledi. Firari sanık Yüksel Kar’ın aranmasına devam edildiği öğrenildi.

Duruşmanın ardından Aynur Kanbur’un ablası Dilek Yıkmış ve diğer yakınları ile sanık avukatları arasında tartışma çıktı. Tartışma, polislerin araya girmesiyle sona erdi.

İddianamedeki tespitler

İddianamede, Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar hakkında “tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Gündüz hakkında ayrıca “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianameye göre Gündüz, olay günü saat 19.01’de Avcılar Metrobüs durağından metrobüse bindi ve 19.47’de Mecidiyeköy’de indi. Yolculuk sırasında telefonunu kapatmış olabileceği belirtildi. Sanal medya fotoğraflarındaki kıyafetlerin olay görüntülerindeki şüphelinin montuyla benzerlik gösterdiği, kulak, yüz ve burun yapısının da Gündüz ile uyumlu olduğu değerlendirildi.

Gündüz’ün ifadesinde, Kanbur’un yaşam tarzını aile değerlerine aykırı bulduğu için cinayeti işlemeye karar verdiğini anlattığı kaydedildi.

Daha önce Kanbur’un adresine gittiği belirtilen Gündüz’ün olay günü binaya yürüdüğü, Kanbur’u balkonda gördükten sonra beklediği ve diafondan kendisini kargo görevlisi olarak tanıttığı aktarıldı.

İddianamede, Gündüz’ün Kanbur’un kendisini tanıyıp bağırmaya başlaması üzerine yaklaşık iki adım mesafeden 3-4 el ateş ettiğini söylediği belirtildi. Ardından otobüsle Hisarüstü’ndeki iş yerine gittiğini, 2-3 gün sonra da cinayette kullandığı silahı Emirgan’dan Kanlıca’ya giderken denize attığını anlattığı ifade edildi. Gündüz’ün kendisini azmettiren kimsenin olmadığını öne sürdüğü kaydedildi.

Olay yerinde 11 Haziran’da keşif yapıldığı belirtilen iddianamede, şüphelilerin telefon kayıtlarına ilişkin incelemelere de yer verildi. Buna göre Gündüz’ün Fazlı Kar ve Serdar Kar ile irtibatı bulunduğu, Serdar Kar’ın cinayetten hemen önce son görüşmesini yaptığı ve ertesi gün saat 10.13’e kadar telefonunun kapalı olduğu kaydedildi. Bu süreçte Serdar Kar’ın Gündüz’e iki mesaj gönderdiği belirtildi.

Yüksel Kar’ın ise olaydan üç gün önce ABD’ye gittiği, cinayetten hemen önce telefonunu kapattığı, ertesi gün öğle saatlerine kadar görüşme kaydının bulunmadığı ve olay sonrasında yoğun GPRS kullanımı tespit edildiği iddianamede yer aldı.

Kaynak: DHA