Gezi Parkı soruşturması ile "etki ajanlığı" ve "hükümeti ortadan kaldırmaya yardım etmek" iddiası ile Ayşe Barım için avukatları 5 Haziran'da hücresinde baygın bulunduğuna dikkat çekerek tahliye talebinde bulundu.
HÜRCESİNDE BAYGIN HALDE BULUNMUŞ
En son 20 Mayıs’ta yaptıkları tahliye talebi reddedilen avukatlar, Ayşe Barım’ın durumunun hapishane koşullarında daha da kötüleştiğin belirtirken; Barım'ın 5 Haziran’da koğuşunda baygın halde bulunduğuna dikkat çekti.
"HAYATİ RİSKİ VAR"
Ayrıca Barım’ın ‘kalp ve beyindeki rahatsızlıkları nedeniyle ani ölüm riski taşıdığını’ belirten doktor raporlarını mahkemeye sundu. Dilekçede, “Müvekkilimizin ağır hastalıkları nedeniyle cezaevi koşullarında giderek kötüleşen sağlık durumu, hayati riskinin olduğu gözetilerek yaşam hakkının korunması adına, sağlık kurul raporu beklenmeksizin tahliyesine karar verilmesi” ifadesi yer aldı.
Gazete Oksijen'de yer alan habere göre; dilekçede Ayşe Barım’ın sağlık durumu şöyle anlatıldı:
Müvekkilimiz Ayşe Barım 56 yaşında, ciddi sağlık problemleri olan, hastalıkları nedeniyle ölüm riski taşıyan biri olup cezaevinde bulunması sağlığı için büyük tehlike yaratmaktadır. Barım en son 5 Haziran tarihinde, arefe günü sabah saatlerinde koğuşunda bayılmış, infaz memurları tarafından yerde baygın olarak bulunmuş ve akabinde revire kaldırılmış. Barım’da, hayati tehlike oluşturan ağır kalp ve damar hastalıkları bulunmaktadır. Öyle ki gözaltı ve tutuklanmadan önce hipertrofik kardiyomiyopati teşhisi konularak yakın zamanda açık kalp ameliyatı planlanmıştır. Ancak tutuklu olduğundan planlanan bu ameliyat gerçekleştirilememiştir. Durumu kardiyolog tarafından incelendiğinde, “Bu hastada ani ölüm, a fib bağlı iskemik inme olasılıklarını daha yakından takip etmek çok daha önemlidir” notlar raporlanmıştır.
ANİ KARDİYAK ÖLÜM RİSKİ
Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 9 Mayıs 2025 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu’nda hipertrofik kardiyomiyopati hastalığı nedeniyle “ani kardiyak ölüm riskinin bulunduğu” oy birliği ile kabul edilmiştir. Önemle belirtmeliyiz ki bayılma ve baygınlık geçirme, bu hastalığın en belirli semptomlarındandır. Bu hastalığa bağlı bayılmada müvekkilin ifade ettiği gibi hastanın bir anda hayatla bağı kopmakta, hiçbir duyu ve hissiyat olmadan hasta ölüm gibi bir an yaşamaktadır. Bayılma halinin artması ise hastalığın ilerlediği, riskin arttığı anlamına gelmektedir. Barım cezaevinde daha önce de birçok defa bayılmış, revire kaldırılmıştır.




