İstanbul'da görülen ve kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" soruşturması olarak bilinen davada, 3’ü belediye başkanı olmak üzere 7 tutuklu ve 200 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam ediliyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle duruşma, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki yeni duruşma salonunda yapılıyor.
Saat 11.15 sıralarında başlayan duruşmada sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmaları alınıyor.
26 sanık tahliye edildi
Davada önceki celselerde aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile çeşitli belediye yöneticileri ve kamu görevlilerinin de bulunduğu 26 sanık tahliye edilmişti.
"İhalenin idari kısmında yokum"
Duruşmada ev hapsi şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliye edilen eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı savunma yaptı.
Abacı, Beşiktaş Belediyesi’ndeki görev ve yetki sınırlarının açık olduğunu belirterek, şirketlerin hak edişlerini durdurduğu ve bunun karşılığında rüşvet aldığı yönündeki iddiaları reddetti.
Savunmasında,
"Benim Beşiktaş Belediyesi’ndeki görevim ve yetki sınırlarım bellidir. İddia, sözde şirketlerin hak edişlerini durdurduğum, ödeme yapmamakla tehdit ettiğim ve bunun karşılığında rüşvet aldığım veya rüşvete aracılık ettiğim yönündedir. İfade veren mali hizmetlerden sorumlu belediye başkan yardımcıları, tarafımın bu konularda herhangi bir yetkisinin bulunmadığını ifade etmiştir. Tek bir evrakta dahi adım geçmemektedir" dedi.
Yetkisinin bulunmadığını vurgulayan Abacı,
"Benim yaptığım tek şey, kurumun ihtiyaç duyduğu çiçeklerin ve oyuncakların listesini, yani teknik şartnameyi hazırlamaktır. Ben ihalenin idari kısmında yokum, fiyat araştırmasında yokum, şirketleri tanımıyorum, ihale komisyonunda değilim. Mütalaada yalnızca teknik şartname hazırlamış olmamdan hareketle bütün ihale prosedürünü yönettiğim varsayılmaktadır" ifadelerini kullandı.
BELTAŞ satışıyla ilgili açıklama
BELTAŞ satışıyla ilgili suçlamalara da yanıt veren Abacı, satış kararının şirketin borçlarının ödenmesi amacıyla ve yasal çerçevede alındığını savundu.
Abacı,
"Beltaş satışı bakımından ise özel bir şirketin yönetim kurulu üyesi olarak tamamen yasal çerçevede şirketin borçlarının ödenmesi amacıyla alınmış bir satış kararına imza attım. Karar ne gizlidir ne de sahtedir" dedi.
Satış sürecine ilişkin herhangi bir dahlinin bulunmadığını belirten Abacı, Aktaş'tan herhangi bir talebinin olmadığını ve bu konuda görüşme gerçekleştirmediğini söyledi.
Rüşvet iddialarını reddetti
Rıza Akpolat'a araç alınmasına ve para aktarımına aracılık ettiği yönündeki iddialara da değinen Abacı, suçlamaların tek dayanağının tanık beyanı olduğunu öne sürdü.
Savunmasında,
"Rıza Akpolat’a araç alınmasına ve 5,5 milyon liralık bir rüşvet ödemesine aracılık ettiğim iddia edilmektedir. Bu iddianın tek dayanağı Fahri Aksoy’un beyanıdır" diyen Abacı, tanık ifadelerinin çelişkili olduğunu savundu.
Araç satışına ilişkin suçlamalara da yanıt veren Abacı, "Eylem 45’te ise iki aracın yüksek fiyata satılması için şirkete şart koştuğum ileri sürülmektedir. Oysa satışı yapan şirketin yetkili müdürü Taner Çuhadar huzurunuzda şunu söylemiştir.
'15 milyon liralık fiyatı Rıza Akpolat belirledi. Alican Abacı’nın fiyat belirlediğine ilişkin hiçbir bilgim ve görgüm yoktur' Ben ne Aziz İhsan Aktaş’tan ne de kardeşlerinden herhangi bir para talebinde bulunmadım" dedi.
Duruşmada sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam ediliyor.



