Bağırsaklarda bulunan mikroorganizmaların yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı bir işlev taşımadığını belirten Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, mikrobiyotanın enerji metabolizması, bağışıklık sistemi, bağırsak bariyeri ve inflamatuvar yanıtlarla ilişkili olduğunu ifade etti.

Obezitede bağırsak bakterilerindeki dengesizliğin bağırsak bariyeri ve kronik yangıyla bağlantılı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Karacalar, bu ilişkinin neden-sonuç açısından henüz tam olarak açıklanamadığını belirtti.

MHRS kullanan herkesi ilgilendiriyor! Bu tuzağa dikkat
MHRS kullanan herkesi ilgilendiriyor! Bu tuzağa dikkat
İçeriği Görüntüle

Mikrobiyota metabolik sağlıkla ilişkili

Lipödem 135546862

Prof. Dr. Karacalar, bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu mikrobiyotanın vücuttaki farklı sistemlerle bağlantılı karmaşık bir yapı olduğunu söyledi.

"Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu mikrobiyota, yalnızca sindirim sisteminin bir parçası değil; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi, bağırsak bariyerinin bütünlüğü ve inflamatuvar yanıtlarla da yakından ilişkili karmaşık bir ekosistemdir. Araştırmalar, bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin bağırsak geçirgenliğini etkileyebileceğini ve bunun sonucunda bakteriyel ürünlerin, özellikle lipopolisakkaritlerin (LPS), dolaşıma geçerek yangıya katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Ancak disbiyoz olarak bilinen bu durum obezitenin nedeni mi, sonucu mu, yoksa iki yönlü bir ilişkinin parçası mı olduğu henüz tam olarak açıklanmış değildir. Bulgular, bağırsak mikrobiyotasının kilo yönetimi ve metabolik sağlık açısından araştırılması gereken önemli bir biyolojik sistem olduğunu düşündürüyor."

Lipödemde tablo farklılaşıyor

Obezite ile lipödemin birbirinden farklı tablolar olduğunu ancak birlikte görülebileceğini belirten Prof. Dr. Karacalar, obezitenin lipödemli kişilerde yağ dokusu yükünü ve inflamasyonu artırabileceğini, aynı zamanda lenfatik sistem üzerindeki mekanik stresi yükseltebileceğini aktardı.

"Lipödem ve obezite birlikte bulunabilir ve obezite, lipödemli kişilerde yağ dokusu yükünü, inflamasyonu ve lenfatik sistem üzerindeki mekanik stresi artırabilir."

Lipödem hastalarında bağırsak sorunları

Lipödemin kronik yangılı bir hastalık olması nedeniyle bağırsak bakterilerindeki dengesizliğin de araştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Karacalar, lipödem hastalarında bağırsak sorunlarının sık görüldüğünü belirtti.

"Çalışmalar mikrobiyal farklılıklara işaret etmektedir. Lipödemli hastalarda sıklıkla bağırsak sorunları olduğunu gözlemliyoruz. İtalya'da yapılan bir çalışmada düzensiz bağırsak hareketleri, kabızlık, IBS ve diğer intestinal hastalıklar lipödemli hastalarda %40'ın üzerinde bildirildi."

SIBO ilişkisi araştırılıyor

Bağırsak florasındaki değişikliklerin lipödemle olası bağlantısının da bilimsel çevrelerde tartışıldığını aktaran Prof. Dr. Karacalar, özellikle SIBO ile lipödem arasındaki ilişkinin henüz araştırılan bir alan olduğuna dikkat çekti.

"Lipödemde artmış bağırsak geçirgenliği yanında SIBO'nun lipödemin gelişimine katkıda bulunabileceği veya lipödemin bazı mekanizmaları nedeniyle SIBO'ya zemin hazırlayabileceği bilimsel çevrelerde tartışılıyor. Gelecekte geliştirilecek beslenme ve mikrobiyota temelli yaklaşımların lipödemde kullanılma potansiyeli vardır."

Kaynak: Basın Bülteni