Devlet Bahçeli, 7 Ekim sonrasına işaret ederek İsrail yönetimini hedef aldı:

“7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği politika sabır taşlarını çatlatmıştır. İsrail, ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Netanyahu yönetimi bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır.”

Benjamin Netanyahu liderliğindeki yönetime yönelik değerlendirmeler, açıklamanın en sert bölümlerinden biri oldu.

BM’ye eleştiri

Birleşmiş Milletler’yi de eleştiren Devlet Bahçeli, kurumun Gazze’deki sürece yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:

“Dünyanın içinde bulunduğu bu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan biri Birleşmiş Milletlerdir. Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler üç maymunu oynamaktadır.”

ABD-İran mutabakatı

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan mutabakata da değinen Devlet Bahçeli, gelişmeyi temkinli bir iyimserlikle değerlendirdi:

“Böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diploması kapısının aralanması tedbiri kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir.”

İmamoğlu’na 2 bin 352 yıl hapis istemi!
İmamoğlu’na 2 bin 352 yıl hapis istemi!
İçeriği Görüntüle

Hürmüz Boğazı vurgusu

Hürmüz Boğazı hakkında da değerlendirmede bulunan Devlet Bahçeli, bu hattın küresel önemine dikkat çekti:

“Hürmüz Boğazı herhangi bir su yolu değildir. Hürmüz, enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim yalnızca Körfezi değil Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülans içine sürüklemiştir.”

Kaynak: DHA