Bayram dönemlerinde gerçekleştirilen aile ziyaretlerinin, bireylerin psikolojik iyi oluşuna önemli katkılar sunduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre bu sosyal ritüeller, hem aile bağlarını güçlendiriyor hem de aidiyet duygusunu pekiştirerek sosyal destek ağlarının canlı kalmasına yardımcı oluyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, bayram ziyaretlerinin çocuklardan yaşlılara kadar farklı yaş grupları üzerindeki psikolojik ve duygusal etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bayram ziyaretleri aidiyet duygusunu artırıyor
Bayram ziyaretlerinin bireylerin bağlılık ve aidiyet hislerini güçlendiren önemli sosyal ritüeller arasında yer aldığını vurgulayan Tunçel, “Özellikle Ramazan Bayramı gibi kültürel ve dini bayramlarda yapılan ziyaretler, bireylerin sosyal destek ağlarını canlı tutmasına yardımcı olur.” dedi.
Aile büyüklerini ziyaret etmenin çeşitli duygusal süreçleri tetikleyebileceğini ifade eden Tunçel, “Kişi kendisini bir ailenin ve geçmişin parçası olarak hisseder bu da Aidiyet ve köklenme duygusunu açığa çıkarır. Büyüklerin yaşam deneyimlerini görmek bireyde takdir, minnettarlık ve saygı duygularını artırır. Tanıdık aile ortamı stresin azalmasına katkı sağlar, güven ve duygusal rahatlama hissedilir. Çocukluk anıları ve ortak ritüeller olumlu duyguları güçlendirir, mutluluk artar. Bu tür sosyal temaslar, psikolojide ‘koruyucu faktör’ olarak adlandırdığımız unsurlar arasında yer alır ve kişinin stresle başa çıkma kapasitesini artırabilir.” şeklinde konuştu.
Yaşlı bireyler için sosyal görünürlük ve değer hissi
Yaş ilerledikçe sosyal çevrenin daralabildiğine dikkat çeken Tunçel, bayram ziyaretlerinin yaşlı bireyler açısından yalnızlık hissini azaltan güçlü bir deneyim sunduğunu belirtti. Tunçel, “Yaş ilerledikçe sosyal çevre daralabilir ve birey kendini toplumdan kopmuş hissedebilir. Bayram ziyaretleri ise yaşlı bireylere ‘sen hâlâ ailenin merkezindesin ve değerlisin’ mesajı verir.” dedi.
Bu ziyaretlerin yaşlı bireyler için önemine vurgu yapan Tunçel, “Değerli ve hatırlanmış hissetmelerini sağlar, yaşam deneyimlerini aktarma fırsatı sunar, yalnızlık ve izolasyon duygularını azaltır, yaşam doyumlarını artırabilir. Klinik gözlemler, düzenli sosyal temasın yaşlı bireylerde depresif duygulanımı azaltabildiğini ve genel psikolojik dayanıklılığı desteklediğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı.
Çocukların duygusal gelişimine katkı sağlıyor
Aile büyükleriyle vakit geçirmenin çocuklar ve gençler açısından duygusal gelişim ve kimlik oluşumu için önemli olduğunu belirten Tunçel, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu süreçte çocuklar; kuşaklar arası bağ kurmayı öğrenirler, empati ve saygı gibi sosyal beceriler geliştirirler, aile hikâyeleri aracılığıyla kimlik ve aidiyet duygusu kazanırlar, sabır, hoşgörü ve farklı yaşam deneyimlerini anlamayı öğrenirler. Ayrıca büyükanne ve büyükbabalar genellikle çocuklara koşulsuz kabul ve sıcaklık sunan figürler olabilir. Bu da çocukların duygusal güvenlik hissini güçlendirebilir.”
Dijital iletişim tamamlayıcı rol üstleniyor
Mesafe nedeniyle ziyaretlerin mümkün olmadığı durumlarda görüntülü konuşma ve mesajlaşma gibi dijital iletişim araçlarının önemli bir alternatif sunduğunu kaydeden Tunçel, yüz yüze etkileşimin ise bazı benzersiz yönleri bulunduğunu ifade etti.
Yüz yüze iletişimde beden dili, sarılma, el öpme gibi dokunsal temasın ve ortak fiziksel ortamın duygusal bağların güçlenmesinde etkili olduğunu belirten Tunçel, dijital iletişimin “yerine geçen” değil, “tamamlayıcı bir araç” olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Anlamlı ilişkiler ruh sağlığını koruyor
Bayram ritüellerinin bazı terapi yaklaşımlarının günlük hayatta uygulanmasını destekleyebileceğine dikkat çeken Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı:
“Minnettarlık ve takdir duygularını ifade etmek pozitif psikoloji yaklaşımı, kuşaklar arası iletişimi güçlendirmek aile terapisi perspektifi, güvenli ilişkiler kurmayı pekiştirmek bağlanma temelli yaklaşımlar ve aileyle geçirilen anın değerini fark etmek mindfulness (farkındalık) yaklaşımlarını destekleyebilir.
Kişinin anlamlı ilişkiler kurması ve sürdürmesi, ruh sağlığını koruyan en güçlü faktörlerden biridir. Bayram ziyaretleri de bu ilişkileri canlı tutan önemli sosyal ve kültürel pratikler arasında yer alır.”




