Bornova’nın 8 bin 500 yıllık geçmişi ve doğal güzellikleri, kitle turizmine alternatif arayan uluslararası bir ekoturizm projesi kapsamında ele alındı. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi ile Almanya’daki Katholische Universität Eichstätt-Ingolstadt işbirliğinde yürütülen proje kapsamında akademisyen ve öğrencilerden oluşan heyet, ilçenin tarihi noktalarını ziyaret etti.
TÜBİTAK ve Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) tarafından desteklenen “Türk Kitle Turizmine Alternatif Olarak Ekoturizm” projesinin ilk duraklarından biri Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi oldu. Burada Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin’den İzmir’in 8 bin 500 yıllık geçmişine ilişkin bilgi alan heyet, ardından Kayadibi Mahallesi’ndeki Homeros Mağaraları’nı ziyaret etti.
Homeros Mağaraları mercek altında

Dünyaca ünlü ozan Homeros’un izlerini taşıdığına inanılan mağaralarda gerçekleştirilen incelemelerde, bölgenin tarihi, coğrafi özellikleri ve doğal zenginlikleri değerlendirildi.
Arkeolog Dr. Mehmet Akif Erdem, heyete ve rehber adaylarına Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarını bu mağaralarda derlediğine ilişkin tarihsel verileri aktardı. Erdem, Homeros’un eserlerindeki coğrafi tasvirlerle bölgedeki mevcut arkeolojik verilerin örtüştüğüne dikkat çekerek, alanın tarih ve doğayı bir araya getiren özelliklerini anlattı.
Eşki: “Sürdürülebilir turizmle Bornova'yı geleceğe taşıyoruz”

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ekoturizmin kitle turizminin çevre üzerinde oluşturduğu baskıya karşı önemli bir alternatif olduğunu belirtti. Bornova’nın hem Yeşilova Höyüğü hem de Homeros Mağaraları ile önemli bir kültürel mirasa sahip olduğunu vurgulayan Eşki, Türk ve Alman üniversitelerinin ortak çalışmasının ilçenin turizm potansiyetinin uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Eşki, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bornova, Yeşilova Höyüğü ile İzmir’in ilk yerleşim yeri olma unvanını taşırken, Homeros Mağaraları ile de dünya edebiyat mirasının tam kalbinde yer alıyor. Küresel turizm trendleri artık betona ve kalabalığa değil; doğaya, tarihe ve sürdürülebilirliğe evriliyor. Türk ve Alman üniversitelerinin bu ortak çalışması, Bornova’nın ekoturizm potansiyelini dünyaya anlatmak için çok kıymetli bir adım. Biz, bu benzersiz coğrafyanın florasını, endemik çeşitliliğini ve tarihi dokusunu koruyarak turizme kazandırmakta kararlıyız. Amacımız, Homeros’un mirasını korurken bölge halkımıza da ekoturizm yoluyla yeni istihdam ve kalkınma modelleri yaratmaktır.”





