Ankara’da Pakistan Bağımsızlık Günü dolayısıyla, Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’in ev sahipliğinde program düzenlendi. Programa katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Pakistan halkının bağımsızlık gününü kutlayarak iki ülke arasındaki köklü ilişkilere dikkat çekti.

Göktaş’tan Edirne’deki milletvekili hakkında açıklama!
Göktaş’tan Edirne’deki milletvekili hakkında açıklama!
İçeriği Görüntüle

A W767013 04

Yılmaz, Pakistan’ın bağımsızlık gününü kutlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Pakistan halkının huzur, istikrar ve refahının daim olmasını diledi. Pakistan’ın kurucularını ve ülkenin kuruluşundan bugüne katkı sunanları da saygı ve şükranla andı.

“Kardeşliğimiz kadim bir bağ”

Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun Pakistan’ın kuruluşundan çok daha eskiye dayandığını belirten Yılmaz, Türk İstiklal Harbi sırasında Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesine verilen desteğin Türk milletinin hafızasında özel bir yere sahip olduğunu söyledi.

A W767013 02

Yılmaz, iki ülke arasındaki bağın ortak tarih, müşterek değerler ve zor zamanlarda birbirinin yanında olma iradesinden beslendiğini belirterek şöyle konuştu:

“Türk İstiklal Harbi sırasında Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesine verilen samimi destek ve gösterilen fedakarlık milletimizin hafızasında daima müstesna bir yere sahip olacaktır. Bu tarihi dayanışma Türkiye ile Pakistan arasındaki kardeşliğin halklarımızın gönüllerinde kök salmış kadim bir bağ olduğunu ortaya koymaktadır. Bu münasebetler ortak tarihimizden, müşterek değerlerimizden ve zor zamanlarda birbirimizin yanında olma irademizden beslenen son derece müstesna bir mahiyet taşımaktadır. Pakistan'ın 1947 yılında bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye, yeni Pakistan Devleti'ni tanıyan ilk ülkeler arasında yer almış, iki ülke arasındaki ilişkiler o tarihten bu yana karşılıklı saygı, güven ve dayanışma temelinde istikrarlı bir şekilde gelişmiştir. Türkiye ve Pakistan aradan geçen süre içerisinde bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan pek çok sınamada birbirlerinin yanında omuz omuza durmuşlardır. Doğal afetler karşısında sergilenen dayanışmadan terörle mücadeleye, insani krizlerden uluslararası meselelerdeki istişarelere kadar uzanan bu ortak tutum ilişkilerimizin sahip olduğu derinliğin en açık göstergesidir.”

“Siyasi ilişkiler daha fazla ekonomik ilişki üretmeli”

Türkiye-Pakistan ilişkilerinin bugün kapsamlı ve çok boyutlu stratejik ortaklık anlayışıyla ilerlediğini belirten Yılmaz; savunma sanayii, güvenlik, ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma, eğitim, teknoloji ve bağlantısallık alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

A W767013 01

Yılmaz, mevcut potansiyelin daha etkin kullanılması ve ekonomik ilişkilerin halkların refahına daha fazla katkı sağlaması gerektiğini vurgulayarak, siyasi ilişkilerin güçlü konumuna rağmen ekonomik alanda daha fazla ilerleme sağlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye ve Pakistan arasındaki yüksek düzeyli stratejik işbirliği mekanizmasının yanı sıra son dönemde ortaya konulan siyasi iradenin ilişkilere yeni bir dinamizm kazandırdığını belirten Yılmaz, imzalanan anlaşmalar ve ortak projelerin bu iradenin somut sonuçları olduğunu kaydetti.

Mekke anlaşmasına “tarihi adım” nitelemesi

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına da değinen Yılmaz, anlaşmanın yalnızca savunma işbirliğiyle sınırlı olmadığını belirtti.

Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşması, Mekke savunma anlaşması, bu bakımdan yalnızca üç ülke arasındaki savunma işbirliğinin geliştirilmesine yönelik bir düzenleme değildir. Bu anlaşma üç kardeş ülkenin ortak güvenlik anlayışını, dayanışma iradesini ve bölgesel barış ve istikrarı sahiplenerek koruma kararlılığını ortaya koyan son derece önemli tarihi bir adımdır”

İşbirliği ekonomiye de uzanacak

Mekke anlaşmasının savunma ve güvenliğin yanı sıra ekonomi, enerji, ulaştırma ve teknoloji alanlarında da yeni imkanlar sağlayabileceğini ifade eden Yılmaz, üç ülkenin birbirini tamamlayan imkan ve kabiliyetlerinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Pakistan’ın güvenliği, istikrarı ve ekonomik kalkınmasının Güney Asya ve daha geniş bölgenin geleceği açısından önem taşıdığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin Pakistan’ın terörizmle mücadelesini ve güvenlik alanındaki meşru hassasiyetlerini desteklediğini kaydetti.

Yılmaz, bölgesel meselelerin diyalog, diplomasi, uluslararası hukuk ve karşılıklı anlayış temelinde ele alınmasının önemine de dikkat çekti.

Filistin ve insani krizlerde ortak tutum

Türkiye ile Pakistan arasındaki uluslararası platformlardaki eşgüdümün giderek güçlendiğini belirten Yılmaz, Filistin meselesi, İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu sınamalar, terörizmle mücadele ve insani krizler gibi birçok başlıkta iki ülkenin yakın dayanışma sergilediğini söyledi.

Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkilerin kalıcı güvencesinin yalnızca devletler arasındaki işbirliği olmadığını, halklar arasındaki samimi bağların da büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye’de eğitim gören Pakistanlı öğrenciler, Pakistan’da faaliyet gösteren Türk kurumları, iş insanları arasındaki ortaklıklar ve toplumlar arasındaki temasların kardeşliğin gelecek nesillere aktarılmasında önemli kanallar olduğunu belirtti.

Büyükelçi Cüneyd: “Pakistan şanslı”

Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd de konuşmasında ülkesinin bilim ve teknoloji, savunma ve uzay araştırmalarının yanı sıra eğitim, tıp, girişimcilik, spor, kültür ve sanat alanlarındaki başarılarına değindi.

Cüneyd, Pakistanlıların dünyanın farklı yerlerinde toplumların ilerlemesine ve refahına katkı sunduğunu belirterek Türkiye ile Pakistan arasındaki bağın ortak inanç, tarihi dayanışma ve karşılıklı saygıyla şekillendiğini söyledi.

Büyükelçi Cüneyd, Türkiye’nin Pakistan’ın iyi ve kötü günlerinde yanında duran yakın dost ve kardeş ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki ortaklığın savunma, ticaret, eğitim ve kültür başta olmak üzere birçok alanda gelişmeye devam ettiğini ifade etti.

Kaynak: İHA