Yüksel, 2025 yılı itibarıyla kentten yapılan başvuruların 350 bin ile 380 bin arasında değiştiğini belirterek, İzmir’in İstanbul ve Ankara ile birlikte Türkiye’de en fazla başvuru yapılan ilk üç il arasında yer aldığını söyledi.
Veriler, İzmir Ticaret Borsası’nın (İTB) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda gündeme geldi. Toplantı, İzmir Ticaret Borsası Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
Deprem sonrası başvurularda artış: 500 bine yakın talep

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü görevini 2022’den bu yana yürüttüklerini belirten Yüksel, özellikle 2023 yılında yaşanan depremlerin ardından CİMER başvurularında ciddi bir artış yaşandığını ifade etti.
Yüksel, “2023 yılında yaşanan depremler sonrası şikayetlerin artması nedeniyle 500 bine yakın başvuru aldık” dedi.
İzmir, başvuru sayısında ilk üçte

İzmir’in kamuya yönelik başvuru ve etkileşim açısından yüksek bir yoğunluğa sahip olduğunu vurgulayan Yüksel, şunları söyledi:
“2025’te sadece İzmir’den 350 bin ile 380 bin arasında başvuru gerçekleşti. İstanbul, Ankara ve İzmir, CİMER üzerinden gelen başvuruların cevaplanması, sevk edilmesi ve yönetilmesi açısından ilk üç şehir arasında yer alıyor.”
Yüksel, bu durumun vatandaşların kamu yönetimine katılım ve sorgulama düzeyinin yüksekliğinden kaynaklandığını da belirtti.
Başvuruların yapıldığı sistem CİMER üzerinden yürütülüyor.
Dezenformasyonla mücadelede 200’ü aşkın bülten

Toplantıda dijital iletişim ve bilgi kirliliğiyle mücadele de gündeme geldi. Yüksel, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi aracılığıyla yaklaşık 3 yılda 200’ün üzerinde dezenformasyon bülteni yayımlandığını açıkladı.
“2023 yılında kurulan merkez üzerinden dezenformasyon faaliyetlerine karşı sistemli bir çalışma yürütüyoruz” diyen Yüksel, kamu kurumlarının koordinasyonunun da bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti.
“En büyük tehdit yanlış bilgi”
Dijital çağda bilgiye erişimin kolaylaştığını ancak bunun ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Yüksel, en büyük tehdidin yanlış bilgi olduğunu söyledi:
“Yanlış bilgi, doğru bilgiden çok daha hızlı yayılıyor. Sosyal medya ve yapay zekâ ile birlikte bu hız daha da arttı. Gerçekliğin şekil değiştirdiği bir dönemdeyiz.”
Yüksel, dezenformasyonun yalnızca yalan haberle sınırlı olmadığını; manipülasyon, taklit, çarpıtma ve hiciv gibi farklı biçimlerde de ortaya çıktığını belirtti.
Türkiye’de internet ve sosyal medya kullanımı
Yüksel’in paylaştığı verilere göre Türkiye’de 77 milyonun üzerinde internet kullanıcısı, 65 milyon ise aktif sosyal medya kullanıcısı bulunuyor. Bu durumun bilgi akışını hızlandırdığı ancak aynı zamanda dezenformasyon riskini de artırdığı ifade ediliyor.
İzmir’de açıklanan veriler, hem vatandaşların kamuya katılım düzeyini hem de dijital iletişim ve bilgi güvenliği alanındaki yeni riskleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Kaynak: DHA




