Dünyada hızlanan yaşam temposuna karşı geliştirilen Cittaslow (Sakin Şehir) hareketi, şehirleri daha yaşanabilir, çevre dostu ve yerel kültürü koruyan bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyor. 1999 yılında İtalya’da ortaya çıkan bu uluslararası ağ, “yavaş yaşam” felsefesini kent yönetimine taşıyarak sürdürülebilirlik, düşük trafik, yerel üretim ve doğal yaşamın korunması gibi kriterleri esas alıyor.

Sakin şehir nedir?

Cittaslow (1)

İzmir’den Sakız Adası’na bir günlük kaçamak ne kadara mal oluyor?
İzmir’den Sakız Adası’na bir günlük kaçamak ne kadara mal oluyor?
İçeriği Görüntüle

Cittaslow ağına katılan yerleşimler; hava kalitesi, gürültü seviyesi, yerel ürünlerin desteklenmesi, tarihi dokunun korunması ve şehir yaşamının insan odaklı planlanması gibi birçok başlıkta değerlendirmeden geçiyor. Bu kriterleri karşılayan şehirler “sakin şehir” unvanı almaya hak kazanıyor.
Amaç, büyük şehirlerin stresli ve hızlı yaşamına alternatif olarak daha huzurlu, doğayla uyumlu ve kültürel değerleri öne çıkaran bir yaşam modeli oluşturmak.

Türkiye’de kaç Cittaslow var?

Türkiye’de farklı dönemlerde katılımlarla birlikte çok sayıda ilçe Cittaslow ağına dahil oldu. Bunların önemli bir kısmı Ege ve Akdeniz bölgelerinde yer alıyor.

Türkiye’de öne çıkan sakin şehirlerden bazıları şöyle:

• İzmir’in ilk sakin şehri: Seferihisar
• İzmir’in bir diğer Cittaslow ilçesi: Foça
• Muğla’nın sakin doğasıyla bilinen ilçesi: Akyaka
• Çanakkale’nin doğa adası: Gökçeada
• Bursa’nın tarihi ilçesi: İznik
• Sinop’un huzurlu ilçesi: Gerze
• Artvin’in doğayla iç içe bölgesi: Şavşat
• Muğla’nın bir diğer sakin ilçesi: Köyceğiz

İzmir Cittaslow hareketinin merkezinde

Türkiye’de Cittaslow hareketinin en güçlü hissedildiği illerden biri İzmir. Özellikle Seferihisar, 2009 yılında Türkiye’nin ilk sakin şehri olarak bu alanda öncü olmuştu. Daha sonra Foça ile birlikte İzmir, sürdürülebilir turizm ve yavaş yaşam kültürünün en dikkat çeken merkezlerinden biri haline geldi.

Sakin şehirlerin önemi artıyor

Uzmanlara göre Cittaslow modeli, sadece turizm açısından değil; iklim değişikliği, kentleşme baskısı ve yaşam kalitesi sorunlarına karşı da önemli bir alternatif sunuyor. Bu nedenle sakin şehir sayısının önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi