En sonunda dallanır, budaklanır da dalları göklere açılan koca bir ağaca dönüşür o tohum. Böylece her şeyin bir doğma, büyüme ve olgunlaşma evresi vardır. Uluslar da böyledir, küçük bir tohumken dünyaya hükmeden, koskoca medeniyetler kuran milletlere dönüşür uluslar. Tıpkı Türk milletinde olduğu gibi…

Cumhuriyet Anadolu Lisesi | Erasmus’la sınırları aşan dijital ve kültürel yolculuk
Cumhuriyet Anadolu Lisesi | Erasmus’la sınırları aşan dijital ve kültürel yolculuk
İçeriği Görüntüle

On bin yıllık geçmişimiz Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında yaşayan küçük bir insan topluluğuyla başladı. Zorlu bir coğrafyanın çetin insanları olarak başladık var olma mücadelemize. Doğayla savaştık, yaşamın kendisiyle savaştık, sonra düşmanlarımızla savaştık; hep galip geldik hep var olduk. Küçük bir boydan koskoca ulus olduk, dünyaya hükmeden devletler kurduk.

Ergenekon’la, Oğuz Kağan’la başladı serüvenimiz. Ne taş bağrılı dağlar set çekebildi önümüzde, ne de tek bir fert bırakmayıncaya kadar bizi yok etmeye çalışan düşmanlarımız. Her defasında yeniden doğduk, yeniden ayağa kalktık. Her yenilgi yeni bir zaferi müjdeledi bize. Yıkılan her Türk devleti de kurulacak olan yeni Türk devletini… Küllerinden doğmasını biliyordu bu ulus. Her öldü denildiğinde bir cihan devleti kurdu, örnek oldu, nam saldı dünyaya. İşte tarihimizde Hunlar, Göktürkler, Karahanlılar, Selçuklular, Osmanlılar ve şimdi Türkiye Cumhuriyeti… Her bir devlet yıkılırken yerine daha güçlü daha görkemli bir devlet kurduk.
(…)
Türk erkeğinin ve Türk kadının alın terinin ve cesur yüreklerinin yanında, kalplerinde var olan vatan sevgisi ve şehadet tutkusuyla patlayan tüfek ve top mermileri yok olmadığımızı, dimdik; fırtınaların deviremediği ulu ve koca bir çınar gibi ayakta olduğumuzu önce Sakarya’da sonra Kocatepe’de tüm dünyaya ilan etti…
Varlık savaşımızı Cumhuriyet tacı ile taçlandırdık. Güçlü, cesur, savaşçı Türk milleti; muasır devlet olduğunu, medenî bir toplum da olduğunu Cumhuriyet ile tüm dünyaya ilan etti. Uygar ulusların düzeyine çıktığımızı, çağdaş ve aydın bir toplum olduğumuzu Cumhuriyet ile bütün cihana gösterdik.
(…)
Yeni ve çağdaş bir devlet kurarak toplum içindeki barışı, huzuru ve güveni sağlamış, sınıf, zümre farkının olmadığı; herkesin eşit, medeni ve özgür olduğu; kadınların yaşamın içinde, işte, kıyafette, toplumsal haklarda eşit olduğu, en modern eğitimi alabildiği, sözünün dinlendiği, statüsünün saygın olduğu medenî bir ülke bahşetti bize Cumhuriyet… Şimdi geleceğe daha güvenle ve umutla bakabiliyoruz. Daha mutlu, gönençli ve gururluyuz. Çünkü geçmişini tarihinin derin köklerinden alan geleceğini de Cumhuriyetle yaşayacak olan bir ulusun çocuklarıyız biz.

“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..”

Ilgaz Bülkeri 9-B

Kaynak: Haber Merkezi