Polat’a Daltonlar tehdidi! Cenazede çelik yelek giydi!
Polat’a Daltonlar tehdidi! Cenazede çelik yelek giydi!
İçeriği Görüntüle

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 13 Mayıs 2018 tarihinde bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin davada yargılama sürüyor. Olayın ardından dosya ilk olarak "intihar" olarak değerlendirilirken, emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın yürüttüğü hukuk mücadelesi ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyayı yeniden ele almasıyla soruşturma farklı bir boyut kazandı.

Soruşturma kapsamında olay yerinde görev yapan polisler hakkında "Görevi kötüye kullanma", şantiyede görevli bazı kişiler hakkında ise "Kasten öldürme" suçlamalarıyla dava açıldı. Daha sonra birleştirilen dosyada toplam 13 sanığın yargılanmasına başlandı.

Soruşturma derinleştirildi, 25 kişi tutuklandı

Dava sürecinde elde edilen yeni deliller üzerine soruşturma genişletildi. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında 21 Mayıs'ta İzmir merkezli 9 ilde operasyon düzenlendi.

Aralarında mevcut davada yargılanan sanıkların da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Firari bir kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürerken, gözaltına alınan 25 şüpheli tutuklandı. Tutuklananlar arasında dönemin emniyet yöneticileri ile şirket ortakları da yer aldı.

Polis memurundan dikkat çeken ifade

İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen üçüncü celsede sanık polis memuru F.S. savunma yaptı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen F.S., olay yerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Devriye görevindeyken ihbar üzerine bölgeye gittik. Bizden önce bir ekip oradaydı, ardından diğer ekipler de intikal etti. Şahıs sırtüstü yatıyordu ve etrafta kan yoktu. Uzman değilim ama şüpheli bir durum olduğunu olay yerinde dile getirmiştim. İ.K., olay yeri inceleme ve cinayet bürodan birer polis memuru ile inşaatta görevli biriyle birlikte kamera kayıtlarını izlemeye girdi. Daha sonra İ.K. yanıma gelerek, polis memuru Halil’in yanına gitmemi istedi. Kamera görüntüsü alınacaksa bunu Cinayet Şube'nin alacağını söyledi. Olay yerinden ayrıldıktan sonra hiçbir gelişmeden bilgim olmadı."

Baba Büyükışık'tan itiraz

Duruşmada savunma yapan polis memuru M.E. ise olay yerine ilişkin bilgi topladıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Olay yerine Deniz ve Duygu ile birlikte gittik ve genel bilgi topladık. Maktulün arabadan inip inşaat alanına girdiğini öğrendik. Telefonunu fark ettik ve olay yerini kamerayla çektik. Maktulün babası sürekli yanımızdaydı, bizi işlemlerle ilgili hiç uyarmadı."

Bu sözlerin ardından söz alan Ethem Büyükışık, söz konusu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, olay sırasında oğlunun cenazesine yaklaştırılmadığını söyledi.

Duruşmada savunma yapan diğer polis memurları D.Ö. ve A.K. da üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi.

Anne Büyükışık: "İnsanlık suçu işlendi"

Mahkemede söz alan anne Nihal Büyükışık ise oğlunun öldürüldüğünü ve delillerin karartıldığını savunarak şunları söyledi:

"Yavrumu bu hayattan koparan, delilleri yok eden buradaki kamu görevlilerine ve onların avukatlarına sesleniyorum; Nerede kamera kayıtları? Burada apaçık bir insanlık suçu işlenmiştir. Yavrumu hayattan koparanların, bu suça ortak olanların en ağır cezayı almalarını istiyorum."

Baba Ethem Büyükışık da sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

Mahkemeden ara karar

Tarafların ve avukatların beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar verdi. Heyet ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek davayı 13 Ağustos tarihine erteledi.

"Adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz"

Duruşmanın ardından adliye önünde açıklamalarda bulunan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, sürece katkı sunan kurumlara teşekkür ederek adalete olan güvenlerini vurguladı.

Büyükışık,

"Adaletin nihayetinde tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz ve dürüst kamu görevlilerine güveniyoruz. Dosya her geçen gün daha fazla ilerliyor ve yeni deliller gün yüzüne çıkıyor. Umarım hakikat tüm çıplaklığıyla en kısa zamanda ortaya çıkacak ve bu suça, bu örtbas girişimine bulaşan herkes adalet önünde hak ettikleri cezayı alacaktır" dedi.

Kaynak: İHA