Belgesel gösterimi ve “Yerel Yönetimler ve Kamusal Gelirler Üzerine” söyleşisi, İzmir Mimarlık Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Etkinlikte moderatörlüğü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi üstlendi. Söyleşiye Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Araştırmacı Gazeteci Timur Soykan ve Birgün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Yıldırım, CHP İzmir İl Yöneticileri, siyasi parti ve STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş etkinliği izledi.

Başkan mücadele etti, halk direndi

Efes’te Halkın Mücadelesi Belgesel Oldu (3)

İzmir iftar çadırları nerede? 26 Şubat İzmir iftar sofrası hangi ilçede?
İzmir iftar çadırları nerede? 26 Şubat İzmir iftar sofrası hangi ilçede?
İçeriği Görüntüle

Belgeselin yönetmeni Aycan Karadağ, yapım sürecine ilişkin şunları söyledi: “Belgeselin nasıl ortaya çıktığından bahsetmek gerekirse; iktidarın baskıları tüm muhalefeti etkiledi. Özellikle 19 Mart’ta İmamoğlu’nun tutuklanması ile bu baskıları gördük. Meryem Ana, Selçuk’tan alınıp bakanlığa verildi. Kentin ana gelir kaynağı kesildi. Filiz Başkan mücadele etti, Selçuk halkı direndi. Bizim de bu direniş ilgimizi çekti. Kolektif bir mücadeleye inanıyoruz. Belgeselde emeği geçen herkese teşekkür ederim.”

Tutuklu gazetecilere selam

Efes’te Halkın Mücadelesi Belgesel Oldu (2)

Etkinlikte konuşan Gappi, kayyum uygulamalarına dikkat çekerek, tutuklu gazetecilere selam gönderdi: “Türkiye'de son zamanlarda kayyumun her çeşidini görmeye başladık. Fikrî kayyum bile var. Türkiye demir ağlarla örülürken, artık demir parmaklıklarla örülüyor. Başta demir parmaklıkların arkasında kalan meslektaşlarım Merdan Yanardağ, önceki gün tutuklanan, çok iyi bir yargı muhabiri olan Alican Uludağ olmak üzere, fikri mücadele veren tüm meslektaşlarıma selam gönderiyorum.”

Gappi, Selçuk’un sembol niteliğine vurgu yaparak, İzmir’deki taşınmazlara el konulmasına da tepki gösterdi: “Selçuk bir sembol; ama her geçen gün başka bir konuyla karşılaşıyoruz. Son bir haftada İzmir'in üç binasına birden el konulmaya çalışılıyor. Meslek Fabrikası; 150 bin insana dokunan, meslek edinilmesine olanak veren ve en çok da kadınların ailelerine ekonomik katkı sağlamalarına yol açan bir kurum. Bunların hiçbiri kabul edilemez. Türkiye, daha birçok direniş modelini ortaya koyacaktır. Ama Selçuk modeli tarihe not edilecek.”

Emekçiler örgütlendi, halk kendi geleceğine sahip çıktı

Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, 2023 Aralık’ında başlayan süreci şöyle anlattı: “Emekçilerle birlikte Meryem Ana’ya çıktığımızda, tam da yerel seçimler yaklaşıyordu, ‘Bizi seçerseniz hiç sorun olmaz’ gibi bir tehdit vardı. Halkımız bu tehdide boyun eğmedi. O dönemde diplomasiyi çok iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Bütün seyir içerisinde en zorlandığımız kısım, arkadaşlarımızın aşağı indirilmesiydi. Efes Selçuk halkı yukarı çıkamıyordu. Hayatımızda ilk defa TOMA’yı gördük. Gerçekten eğlenerek direndik. Sanki yeniden doğuyormuş gibi, tekrardan halkla bir bütün oluyormuş gibi hissettik. Belediyede istihdam ettiğimiz emekçilerimize teşekkür etmek lazım; onlar da iyi örgütlendiler. Çünkü bu bir hak mücadelesiydi, kolektif bir mücadele vardı. Emekçi parası için, halk kendi geleceği için sahip çıktı. Onların amacı sadece gelire el koymak değil. Bizi, belediyelerle vatandaşı kavga ettirmek. Ama oyun böyle bozulur.”

Ranta bağımlıların halkın değerlerine saldırısı

Gazeteci Timur Soykan, belgeselde dayanışmanın önemini vurguladı: “Belgeselde direnişin çok eğlenceli bir yanının olduğunu da anlattılar. Çok güzel bir belgesel olmuş, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Selçuk’ta yaşanan bu kuşatma, planlı bir uygulama. Halk doğasını koruyor, belediyesini koruyor. Çünkü sürekli bir saldırı altında. İnsanlar toprağını koruyor, suyunu koruyor. Onu korurken ölüyor, öldürülüyor. Selçuk’ta da bu durum yaşandı. Bütün davalar ranttan ibaret hale gelmiş durumda. Ranta o kadar bağımlı hale gelmişler ki, halkın değerlerine saldırabiliyorlar. Bu gerçekten bir gözüdönmüşlük. Ama günün sonunda halkla inatlaşan, kaybeder.”

Selçuk halkının sesi duyulmalı

Birgün Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın ise, küçük direnişlerin önemine dikkat çekti: “Küçük direnişler, tek tek yapılan işlerden bazen sonuç alınmıyor gibi gözüküyor. Ama büyük resme bakmak zorundayız. Sadece parayla kendini tahkim etmek üzerine kurulmuş bir motivasyonları var. Selçuk halkı, ‘Biz yıllardır otoparkı böyle kullanıyoruz. Siz neden bunu engelliyorsunuz?’ dedi. Bu sesi mutlaka duymak zorundayız. Ama duymuyoruz. Selçuk’un tek başına kurtulma şansı yok. Biz de tekleşmek, birleşmek zorundayız. Herkes değişim istiyor. Tam da bu değişim duygusuna sarılmak zorundayız. Şimdi değiştirme ve dönüştürme iradesini ortaya koyma, harekete geçme zamanı.”

Kaynak: Basın Bülteni