Etkinlikte, yeşil kampüs uygulamalarından depozito iade sistemine, atıkların doğru bertaraf edilmesinden sürdürülebilirlik politikalarına kadar birçok başlık değerlendirildi.
Panelde, “Sıfır Atık” hedefinin güncel gelişmeler ışığında taşıdığı önem vurgulandı.
İzmir’deki Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde düzenlenen etkinlikte, üniversite kampüslerinde sürdürülebilirlik ve atık yönetimi uygulamaları masaya yatırıldı. Panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ece Ümmü Deveci üstlendi.
Etkinlikte konuşmacı olarak; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sıfır Atık Uygulamaları Daire Başkanı Ekrem Yıldırım, Türkiye Çevre Ajansı Sıfır Atık Yönetimi Direktörü Tuğrul Camtaş, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülen Güllü ve TÜDAM Genel Sekreteri Murat Körük yer aldı.
“Sıfır atık bir yaşam felsefesidir”
Panelin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ece Ümmü Deveci, atık yönetiminin şehir yaşamına etkisine dikkat çekti.
“Sıfır atık, yalnızca geri dönüşümle sınırlı değil, bir yaşam felsefesinin temelini oluşturan sistemdir” diyen Deveci, sürdürülebilir atık yönetiminin temiz hava ve suya erişim açısından kritik olduğunu vurguladı.
Deveci ayrıca, “Uygulanabilir ve sürdürülebilir atık yönetimi, gelişerek devam ettiğinde şehir yönetimine de önemli katkı sağlar. Soluduğumuz havanın temiz olmasını istiyoruz, su vazgeçilmezdir ve temiz olması hayati önem taşır. Atıklar doğru yönetilmediğinde temiz hava ve suya ulaşmak mümkün olmaz. Bu nedenle bütünleşik bir yaklaşım geliştirmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“Üniversiteler kritik rol üstleniyor”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sıfır Atık Uygulamaları Daire Başkanı Ekrem Yıldırım, küresel atık artışına dikkat çekerek üniversitelerin rolünü anlattı.
Yıldırım, “2022 itibarıyla dünyada üretilen belediye atığı 2,6 milyar ton ve mevcut eğilimler devam ederse 2050’de 4 milyar tona ulaşması öngörülüyor. Türkiye’de 2017’den bu yana yürütülen çalışmalarla geri kazanım oranımızı yüzde 13’ten yüzde 37,5’e çıkararak 90 milyon ton atığı ekonomiye kazandırdık. Üniversiteler, bilgi üretimi ve yeniliklerin merkezi olarak, sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılmasında kritik rol üstleniyor. Ayrıca 2022’de Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen sıfır atık yaklaşımı ve Danışma Kurulu’nun oluşturulması ülkemiz açısından önemli bir başarıdır” dedi.
Yeşil sertifika ve kampüs dönüşümü
Türkiye Çevre Ajansı Sıfır Atık Yönetimi Direktörü Tuğrul Camtaş, Yeşil Sertifika sistemine ilişkin bilgi verdi.
Camtaş, “Yeşil Sertifika, Türkiye’nin özgün olarak geliştirdiği bir değerlendirme ve yönetim modelidir ve 2022 itibarıyla devreye alınmıştır. Sistem, dirençlilik, sürdürülebilirlik ve dönüşüm kavramları üzerine kuruludur. Üniversitelerde geniş yerleşkeler ve yeşil alanlar nedeniyle uygulanması büyük önem taşıyor. Sistem, hem bina hem yerleşke ölçeğinde uygulanabiliyor ve sürecin yürütülmesine katkı sağlayacak ‘yeşil sertifika uzmanları’ gibi yeni meslek alanları ortaya çıkarıyor” diye konuştu.
“Caydırıcılık ve teşvik birlikte olmalı”
Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülen Güllü ise atık yönetiminde yaptırım ve teşvik dengesine dikkat çekti.
Güllü, “Deneyimlerimiz gösteriyor ki yanlış uygulamalar ciddi şekilde cezalandırılmadığında insanlar atıkları yanlış atma eğilimi gösteriyor. Örneğin Amerika’da apartmanlarda yanlış atık için 500 dolar ceza uygulanıyor ve bu davranış değişikliğini sağlıyor. Türkiye’de belediyeler çöp toplama hizmetini ücretsiz sunuyor; ancak bu, vatandaş açısından maliyeti görünür kılmıyor ve ekstra çaba göstermeyi zorlaştırıyor. Bu nedenle doğru uygulamaları teşvik etmek kadar, yanlış uygulamaları caydırıcı şekilde uyaran mekanizmalar oluşturmak gerekiyor. Atıkların kaynağında doğru ayrıştırılması sistemin temelini oluşturuyor” dedi.
Depozito sistemi kampüslerde yayılıyor
TÜDAM Genel Sekreteri Murat Körük ise depozito iade sisteminin işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Körük, “Sistem, plastik, metal ve cam ambalajların kaynağında ayrıştırılmasını ve geri kazanım sürecine en verimli şekilde dahil edilmesini hedefliyor. Depozito makineleri ve manuel toplama ile toplanan atıklar artık sadece ‘atık’ değil, stratejik bir hammadde olarak değerlendirilecek. Yoğun kullanılan alanlarda makinelerin doğru konumlandırılması, düzenli boşaltılması ve kesintisiz çalışması kritik. Öğrencilerin adaptasyonu olumlu; katılımın artırılması için ambalajların doğru sisteme dahil edilmesi ve tekrar kullanım alışkanlıklarının geliştirilmesi gerekiyor. Sistem, veri takibi ve performans ölçümüyle sürekli iyileştirilecek ve başlangıçta içecek ambalajlarıyla başlayan uygulama ilerleyen süreçte genişletilecek. ‘Attığın kadar öde’ gibi modellerin zor olduğu mevcut koşullarda, depozito iade sistemi yüksek verim sağlayan etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor” diye konuştu.
Panel, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı’nın katılımcılara teşekkür belgelerini takdim etmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.



