Kızılcık ağacından el emeğiyle baston üreten Özcan, unutulmaya yüz tutan bu geleneksel zanaatı gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarına devam ediyor.
Meslek hayatının 54 yılını eğitime adayan Özcan, baston yapımına Devrek'te okul müdürlüğü yaptığı yıllarda başladı. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Devrek ziyareti öncesinde hazırladığı "yılanlı baston" ile ahşap işlemeciliğine ilgisi daha da artan Özcan, bugün üretimlerini Güzelbahçe Kültür Sanatları Fikir Derneği bünyesinde sürdürüyor.
"Bastonun ana vatanı Türkiye olabilir"

Bastonun yalnızca yürümeyi kolaylaştıran bir araç olmadığını, aynı zamanda tarihi ve kültürel bir anlam taşıdığını belirten Erdoğdu Özcan, şunları söyledi:
"Osmanlı'da II. Mahmut ile başlayan bir asalet göstergesidir bu. Ancak kökeni çok daha derin. Van bölgesinde yapılan araştırmalarda Urartular dönemine ait, tam 2 bin 700 yıllık kızılcık ağacından bir baston bulundu. Bu durum akıllara 'Acaba bastonun ana vatanı Türkiye miydi?' sorusunu getiriyor."
"Kızılcık ağacı liflidir, asla kırılmaz"

Baston yapımında özellikle Karadeniz Bölgesi'nden getirttiği kızılcık ağacını kullandığını ifade eden Özcan, ağacın dayanıklılığına dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Çeçil peynirini çektiğinizde nasıl lif lif ayrılır ve kopmazsa, kızılcık ağacı da öyledir. Liflidir, esnektir, asla kırılmaz. İzmir'de bu ağacı bulamadığım için Karadeniz'den getirtip kurutuyorum. Manda boynuzu temin edemediğimiz için de bastonların uç kısmına mecburen lastik takmak zorunda kalıyoruz."
"Gençler merak edip sormuyor"

Geleneksel el sanatlarına gençlerin ilgisinin azaldığını dile getiren Özcan, bu durumun kendisini üzdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Gençler sergime gelip 'Amca çok güzel olmuş' deyip gidiyor. Merak eden, sormak isteyen yok. Oysa ben bu kültürü geçmişten geleceğe taşımaya çalışıyorum."
Cezaevindeki mahkumlara baston yapımını öğretti
Erdoğdu Özcan, görev yaptığı dönemde dönemin kaymakamı ve cumhuriyet savcısıyla yürütülen çalışma kapsamında cezaevindeki mahkumlara da baston yapımını öğrettiğini anlattı.
"Ağır cezası olmayan mahkumlara cezaevi bahçesinde zanaat öğrettim, para kazandılar. Kazandıkları paranın bir kısmıyla malzeme, boya, vernik aldık. Bu benim hayatımda unutamadığım en güzel hatıralardan biridir."
Özcan ayrıca, vefat eden kayınpederine hediye ettiği ve daha sonra eşi tarafından kendisine geri verilen el yapımı bastonun manevi değerinin çok yüksek olduğunu belirterek, bu bastonu hiçbir bedel karşılığında satmayacağını söyledi.
Öte yandan, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü'nün düzenlediği yarışmada sunduğu proje ile destek almaya hak kazanan usta öğretici, "Mendil: Geçmişten Bugüne Enerji" isimli yeni projesinin de bakanlık onayını beklediğini ifade etti. Yanında Ömer isimli bir gence çıraklık eğitimi veren Özcan, bastonculuk geleneğinin geleceğe taşınacağına dair umudunu koruduğunu dile getirdi.




