Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC 2026) resmi açılış programında konuştu.
Kongreye dünyanın 111 ülkesinden katılım olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı organizasyonun ülkeler, halklar ve insanlığın ortak geleceği açısından önem taşıdığını söyledi.
Erdoğan,
“77'nci Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'ye teşrif eden siz değerli dostlarımıza ‘hoş geldiniz’ diyorum. Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 'Dünyanın Daha Fazla Uzaya İhtiyacı Var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni iş birliklerine kapı aralamasını diliyorum" dedi.
"Uzayda yer edinmek, yeryüzünde hayatı iyileştirmektir"

Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alanlardan birinin uzay olduğunu belirten Erdoğan, uzay çalışmalarının insanlığın yaşamına da katkı sunduğunu ifade etti.
Erdoğan,
“Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum. Türk milleti olarak gökbilimlerinde fevkalade zengin bir birikimi tevarüs ediyoruz. Atalarımız asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında Güneş'in ve Ay'ın hareketlerini takip ettiler, kayıt altına aldılar, yıldızların dilini çözmeye çalıştılar" diye konuştu.
Gök bilimlerinde 15 asırlık birikim
Türklerin gök bilimleriyle geçmişten gelen güçlü bir bağının bulunduğunu söyleyen Erdoğan, Göktürkler döneminden itibaren astronomik gözlemler ve takvim bilgisine ilişkin önemli izler bulunduğunu belirtti.
Erdoğan, bu birikimin İslamiyet sonrasında daha kurumsal hale geldiğini ifade ederek Bağdat, Şam, Semerkant, Buhara, Meraga, Kurtuba, Kahire ve İstanbul gibi merkezlerde çok sayıda bilim insanının gök bilimlerine katkı sunduğunu söyledi.
Ali Kuşçu'dan Takiyüddin'e bilim mirası

Erdoğan, astronomi alanında öne çıkan bilim insanlarını da anarak,
“Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16'ncı yüzyılda âlemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmî keşiflere imza atmıştır. Trigonometri ilminin babası, ekliptik ile ekvator arasındaki mesafeyi ilk kez gerçeğe en yakın hesaplayan Takiyüddin ise 16'ncı yüzyılda İstanbul'da rasathane kurarak bu geleneği daha da ileri taşımıştır. İsimlerini burada tek tek sayamayacağımız binlerce bilim insanımız daha sonra gökyüzünün sırlarını çözmek için büyük uğraşlar vermiştir" diye konuştu.
"Uzay yarışında geri kalmaya müsaade etmedik"
Türkiye'nin uzay çalışmalarında geçmişten gelen birikimi geleceğe taşımaya çalıştığını belirten Erdoğan, kurumların güçlendirildiğini, insan kaynağına yatırım yapıldığını ve uzay alanındaki altyapının desteklendiğini söyledi.
Erdoğan,
“Bir taraftan sahip olduğumuz bu zengin ve köklü mirasla gurur duyarken diğer taraftan bunu daha da zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz günden itibaren her alanda geçmişle gelecek arasında güçlü köprüler kurmaya çalıştık. Tarihten ilham alarak bugüne ve yarına nasıl yön verebileceğimizi, nasıl mührümüzü vurabileceğimizi, geleceğin dünyasında hak ettiğimiz yeri nasıl alabileceğimizi planlamanın çabasında olduk. Hedeflerimizi belirledik, kurumlarımızı güçlendirdik, insan kaynağımıza yatırım yaptık, sanayimizi harekete geçirdik. Üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik. Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik" dedi.
"Kendi uydusunu üreten nadir ülkelerden biriyiz"

Türkiye'nin kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten ülkeler arasında bulunduğunu belirten Erdoğan, İMECE, Göktürk, TÜRKSAT 5A, TÜRKSAT 5B ve TÜRKSAT 6A projelerine dikkat çekti.
Erdoğan,
“Bugün Türkiye kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biridir. İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında önemli bir kabiliyet kazandık. Göktürk uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif kapasitesini artırdık. TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 5B'yi başarıyla uzaya gönderdik. 2024 yılında ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlattık ve hizmete aldık. TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki öz güvenini de teyit etmiştir. Tabii burada şunun da altını çiziyorum; bizim için uzay sadece uydulardan ibaret değildir. Uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetleri de Milli Uzay Programımızın önemli unsurları arasında yer alıyor" diye konuştu.
"Daha nice astronotumuzu uzaya göndereceğiz"

Türkiye'nin insanlı uzay çalışmalarına da değinen Erdoğan, Alper Gezeravcı'nın 2024 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilmesiyle Cumhuriyet'in ilk insanlı uzay misyonunun gerçekleştirildiğini söyledi.
Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında deneyim kazanıldığını belirten Erdoğan,
“Ardından Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazandık. Bunlar ülkemiz için son derece anlamlı ama yeterli olmayan adımlar. Biz daha büyük hedeflerin peşinden koşuyoruz. Elde ettiğimiz bu tecrübeyi çok daha yukarılara taşımanın gayreti içindeyiz. İnşallah Türkiye insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir. 2021 yılında açıkladığımız Milli Uzay Programımızın en heyecan verici hedeflerinden biri de Ay'dır. Bundan 5 sene önce programı açıklarken Ay'a gitme hedefi koymuş, bunu da milletimizle paylaşmıştık" dedi.
"Ay uzay aracının üretimini tamamladık"

Ay Araştırma Programı kapsamında geliştirilen uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerinin tamamlandığını açıklayan Erdoğan, sistem seviyesi çevresel testlerin sürdüğünü belirtti.
Erdoğan,
“Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesi çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır. Daha da önemlisi İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerde kazandığımız mühendislik tecrübesini Ay görevimize aktarıyoruz. Yani her seferinde sıfırdan başlamıyor, bir önceki görevde kazandığımız bilgi ve tecrübeyi bir sonraki hedefimize taşıyoruz. Günümüzde uzayda var olmak için yalnızca uydu üretmek yetmez, uzaya erişebilmek de gerekir" diye konuştu.
Somali'de uzay limanı için inşaat başladı
Uzaya erişim ve uzay limanı hedefinin Milli Uzay Programı'nda önemli bir yere sahip olduğunu belirten Erdoğan, Somali'de uzay limanı projesinin inşaat çalışmalarının başladığını açıkladı.
Erdoğan,
“Türkiye'nin coğrafi şartlarını da dikkate alarak dost ve kardeş Somali ile uzay alanında tarihi bir iş birliğinin temellerini atıyoruz. Somali'de hayata geçireceğimiz uzay limanının inşaat çalışmalarını başlattık. Bu stratejik projenin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Projemizde Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bizim ilkemiz şudur; uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz. Böyle olmamalı, böyle görülmemelidir. Aynı şekilde uzay, önden gidenin el koyduğu bir ganimet de değildir" dedi.
"Uzayı silahlandırmak insanlığın geleceğine tehdittir"

Uzayın silahlanma yarışının aracı haline getirilmesine karşı olduklarını ifade eden Erdoğan, uzay çalışmalarının daha fazla ülkenin yararlanabileceği ortak bir alan olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan,
“Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır. Dahası tehlikelidir. İnsanlığın ortak geleceğine yönelik aleni bir tehdit oluşturmaktadır. Bunun son dönemde yaygınlık kazandığını görüyor ve doğru bulmuyoruz. Türkiye olarak uzayın imkânlarından daha fazla ülkenin yararlanmasını istiyoruz. Daha fazla ülkenin bilim üretmesini, daha fazla gencin uzay teknolojilerine erişmesini, daha fazla girişimcinin küresel uzay ekonomisine katılmasını arzu ediyoruz. Şurası bir gerçek ki uzay, teknoloji kapasitesi ne olursa olsun bir ülkenin tek başına şekillendirebileceği bir alan olmaktan çıkmış, ortak hedefler etrafında birlikte hareket etmeyi gerektiren küresel bir alana dönüşmüştür" diye konuştu.
Antalya Deklarasyonu'na imza çağrısı
Uluslararası Uzay Kongresi'nin ortak bir gelecek açısından önem taşıdığını belirten Erdoğan, "Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu"nu imzalayan katılımcılara teşekkür ederek henüz imzalamayanlara çağrıda bulundu.
Erdoğan,
“Uzayın geleceği aynı zamanda devletlerin, parlamentoların ve uluslararası kuruluşların ortaya koyacağı ortak irade ile şekillenecektir. Bu minvalde Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu'nu imzalayan tüm katılımcılara teşekkür ediyor, henüz imzalamayan dostlarımızı da bu adımı atmaya davet ediyorum. Bugün Türkiye'nin uzay alanındaki en büyük gücü sadece sahip olduğu uydular veya geliştirdiği teknolojiler değildir. En büyük gücümüz genç ve nitelikli insan kaynağımızdır. Mühendislerimizle, bilim insanlarımızla, girişimcilerimizle ve bunları aynı hedef etrafında buluşturan siyasi irademizle hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz" dedi.
"TEKNOFEST kuşağı dünya ile yarışan projeler geliştiriyor"

Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'da gençlerin çalışmalarını gördüğünü belirten Erdoğan, teknoloji festivaline yönelik başvurulara dikkat çekti.
Erdoğan,
“81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takımın başvurduğu bu muazzam teknoloji festivali, gelecek adına umutlarımızı daha da artırdı. Umutlarını, heveslerini, iştiyaklarını kırmaya dönük her türlü kampanyaya rağmen TEKNOFEST kuşağı olarak yetişen pırıl pırıl gençlerimiz bugün roketlerden uydulara, yapay zekadan uzay teknolojilerine kadar pek çok alanda dünya ile yarışan projeler geliştiriyor. İnşallah bu gençler bizim açtığımız yoldan ilerleyerek yarının astronotları, mühendisleri, bilim insanları ve uzay girişimcileri olacaklar. Milli Uzay Programımızın diğer hedeflerini onlar gerçeğe dönüştürecekler. Zengin bir tarihi birikim ve güçlü bir irade ile yürüdüğümüz bu yolda daha kat edecek çok mesafemiz var" diye konuştu.
"Hedefimizden sapmayacağız"
Türkiye'yi küresel uzay ekosisteminin güçlü ve saygın aktörlerinden biri haline getirme hedefini sürdüreceklerini belirten Erdoğan, kongrenin bu ortak zeminin büyümesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Erdoğan,
“Biz bu yolu tek başımıza değil, işte bugün burada olduğu gibi bizimle aynı ideallere inanan dostlarımızla birlikte yürümek istiyoruz. Ev sahipliğimizde düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nin bu ortak zemini büyütmek için çok anlamlı bir fırsat olduğuna inanıyorum. Bu düşüncelerle kongremizin ülkelerimizle birlikte tüm insanlık için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum. Kongre vesilesiyle ülkemizi ve Antalya'mızı teşrif eden tüm dostlarımıza tekrar hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Türkiye Uzay Ajansımız ve Uluslararası Astronotik Federasyonu başta olmak üzere tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Sizlerden ülkelerinizdeki tüm dostlarımıza bizden kucak dolusu selam götürmenizi rica ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum" dedi.
Astronotlarla aile fotoğrafı
Programın ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, 16’ncı yüzyıl Osmanlı bilim ve astronomi mirasını ve Takıyyüddin er-Râsıd’ın İstanbul Rasathanesi’ndeki çalışmalarını temsil eden, Şehinşâhnâme-i Murâd-ı Sâlis’te yer alan minyatürden esinlenerek hazırlanan eser takdim edildi.
Daha sonra kongrenin düzenleyici kurumları ve kongreye katılan astronotlarla IAC 2026 aile fotoğrafı çekildi.





