“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasının 6’ncı gününde sanıkların savunmalarına devam edildi. Duruşmada, İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı sanık Ertan Yıldız’ın şoförü olan tutuksuz sanık Bayram Yıldırım hakim karşısına çıktı.
Soruşturma aşamasında itirafçı olan Yıldırım, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadenin geçerli olduğunu belirterek, Ertan Yıldız’ın yanında çalıştığı dönemde yaşadığını öne sürdüğü olayları anlattı.
İddianamede, Çapa City AVM otoparkında Ali Sukas’ın şoförü Ahmet Erbek aracılığıyla Ertan Yıldız’ın şoförü Bayram Yıldırım’a rüşvet parası teslim edildiği iddia edildi.
“Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım”
Bayram Yıldırım, 2019 yılında Ertan Yıldız’ın makam şoförü olarak işe başladığını, yalnızca makam şoförlüğü yapmadığını, Yıldız’ın ev ve özel işlerine de gittiğini ve ailesiyle ilgilendiğini söyledi.
Yıldırım, bir gün Ertan Yıldız’ın kendisine bir koli verdiğini, ardından Bakırköy Belediyesine gittiklerini belirterek, kutunun içerisinde tablet ve telefonlar gördüğünü ifade etti.
“2019 yılında Ertan Yıldız'ın makam şoförü olarak işe başladım. Yıldız'ın ev ve özel işlerine de giderdim, ailesine de bakardım. Bir gün, Ertan Yıldız bana, bir koli verdi. Sonra Bakırköy Belediyesine gittik. İbrahim Özkan'ın şoförü Mustafa'yı aradım, içerisinde ne var diye sordum. Kutunun ağzı biraz açıktı. Baktım, içerisinde bir sürü tablet ve telefon vardı. Ertan Yıldız bana, 'ailene bakacağım, avukat tutacağım, seni kurtaracağım' dedi. Gönderdiği avukat beni, tahliye olacağım diye kandırdı. Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım. Buraya geldiğimde savcılıkta, ‘etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum' dedim ve bildiklerimi anlattım”
Yıldırım, savcılıkta kendisine paraların kimlere gittiğinin sorulduğunu belirterek Fatih Keleş, Murat Ongun ve Kadriye Kasapoğlu’nun isimlerini verdiğini söyledi.
“Savcılık bana, paraların kimlere gittiğini sordu, ben de Fatih Keleş, Murat Ongun ve Kadriye Kasapoğlu'nun ismini verdim. Savcıya, ‘paralar onlara gidiyordur sanırım' dedim. Savcılığa, ‘sandıkların olduğunu, paraların olduğunu' söyledim. Beraatımı istiyorum. Ertan Yıldız cezaevine girdiğinde odasını şoförü olarak ben boşalttım. Eşyaları toplarken, bir çekmecede market kartları gördüm. Onları alıp, emniyete götürdüm. Benim bu konuda yalan söylediğimi, odada kartların olmadığını iddia ediyorlar. Ben o kartları odada değil de nerede bulacaktım”
Mahkeme başkanı: “Onlar mı doğru söylemiyor, sen mi doğru söylüyorsun?”
Mahkeme başkanı, Yıldırım’ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede yer alan “Bir yemek dağıtım firmasının araçlarında para gelirdi” iddiasına ilişkin soru yöneltti.
Yıldırım, söz konusu durumu kendisinin görmediğini, şoför arkadaşlarından duyduğunu söyledi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Şoförlerin hiçbiri seni doğrulamıyor. Onlar mı doğru söylemiyor, sen mi doğru söylüyorsun?” diye sordu.
Yıldırım soruya yanıt vermedi ve beraatini talep etti.
“Bu paranın rüşvet olduğunu bilseydim, asla götürmezdim”
Duruşmada Adem Soytekin’in çalışanı olan tutuksuz sanık Altan Gözcü de savunmasını yaptı.
Gözcü, Adem Soytekin’in kendisini Erdal isimli kişinin ofisine gönderdiğini ve çanta içerisinde para aldığını anlattı. Daha sonra Erdal beyin kardeşi Serdal’ın kendisine bir paket verdiğini, bu paketi de Adem Soytekin’e teslim ettiğini söyledi.
“Adem bey bir gün bana Erdal bey ofisine gidip, para vereceğini söyledi. Erdal beye gidip çanta içerisinde para aldım. Bir gün, Erdal beyin kardeşi Serdal bey bana bir paket verdi. Bu paketi Adem beye teslim ettim. Ben bu paranın rüşvet olduğunu bilseydim, asla götürmezdim. Ali Kurt isimli şahıs Adem Soytekin'in yanında tanıdım. Ali Kurt'a bir gün para teslim ettim. Bir keresinde de Adem Soytekin vasıtasıyla kendisinden şirket adına araç satın aldım. Hakkımdaki iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. KİPTAŞ'ın herhangi bir projesinde ne bir daire ne bir iş yeri de de kendi adıma ne de bir yakınım adına bir yerim yok, hiç olmadı da”
Aldıkları iki daireyi Aso İnşaat’a iade ettiklerini söyledi
Adem Soytekin’in bir dönem idari müdürlüğünü yapan tutuksuz sanık Bülent Yılmaz da mahkemede savunma yaptı.
Yılmaz, eşi adına bir daire aldığını, eşinin ailesinin Pendik Kurtköy’de kirada yaşadığını ve onları ev sahibi yapmak istediğini belirtti. Eşinin işten ayrıldıktan sonra aldığı tazminatı değerlendirmek amacıyla, taksitli ödeme imkanının uygun olması nedeniyle ev aldıklarını söyledi.
“Eşim adına bir daire aldım. Eşimin ailesi Pendik Kurtköy'de kirada oturuyorlardı. Onları da ev sahibi yapmak istedim. Eşim işten ayrılmıştı, tazminatını almıştı. O paraları değerlendirmek için ve taksitli ödeme imkanı uygun olduğu için bir ev aldık. Yaklaşık 2 hafta sonra da Adem bey tarafından üzerimizdeki 2 tane daire alındı, paralar bize geliyordu. Aso İnşaat'tan şahsıma geliyordu. Bizden ödemeler yapılıyordu. Geri verdik şu anda evleri. Evler 3 hafta önce iade edildi. Satın aldığımız evleri Aso İnşaata geri verdik. O evlerden dolayısıyla gelen paralar iş avansıma kesildiği için şu an ben firmaya borçlu gözüküyorum”
2 milyon TL sorusuna: “Paranın verilip verilmediğini bilmiyorum”
Cumhuriyet Savcısı, Bülent Yılmaz’a Fatih Keleş’e 2 milyon TL para istendiği yönündeki beyanını sordu.
Savcı, Metin Gül ile Adem Soytekin arasında bu konuda bir anlaşma yapıldığının, Metin Gül’ün fiyata 2 milyon TL eklenmesini ve bu paranın Fatih Keleş’e verilmesini istediğinin, Adem Soytekin’in de bunu kabul ettiğinin ifade edildiğini hatırlatarak, sürecin gerçekleşip gerçekleşmediğini sordu.
Yılmaz, söz konusu bilgileri Metin Gül ve Adem Soytekin’den duyduğunu belirtti.
“Benim Metin Gül ve Adem Soytekin'den duyduklarımdır onlar. Rakama 2 milyon eklendiğini Metin Gül söylemişti. Bu paranın da Fatih Keleş'e verilmesini söylemişti ama paranın verilip verilmediğini, alınıp alınmadığını bilmiyorum”
Savcı, Yılmaz’ın ilk ifadesinde yer alan “2 milyon TL'si Fatih Keleş'e Adem tarafından verildi ancak paranın nakit mi yoksa çek mi olduğunu bilmiyorum” şeklindeki sözlerini de sordu.
Yılmaz ise bu sözlerle paranın verildiğini söylemediğini savundu.
“Orda verildi demedim çünkü paradan hiç bilmiyorum. Sadece böyle bir konuşma geçtiğini ama paranın verilip verilmediğini, nakit mi, çek mi olduğunu dahi bilmiyorum dedim. Hiçbir bilgim yok yani”
“11 tane kreş yapmıştır” ifadesine “Doğrudur” yanıtı
Savcının, “2019 yılında İmamoğlu'nun belediye başkanı olmasıyla Adem Soytekin toplamda 11 tane kreş yapmıştır” şeklindeki ifadesini sorması üzerine Yılmaz, “Doğrudur” dedi.
Savcı ayrıca Yılmaz’ın Fatih Keleş ile CHP il binasının yapılması konusunda görüşmeler yapıldığına ilişkin beyanını gündeme getirdi.
Yılmaz, “Fatih Bey gelip gidiyordu, Adem'le Fatih beyle çok görüşürlerdi çünkü Fatih beyle bu işten ilgilendiğinden bahsettiğim ifadem var” diye konuştu.
Çapraz sorguda savcılık, Yılmaz’ın 2019 yılında İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasıyla birlikte seçim çalışmalarındaki birçok organizasyonun Adem Soytekin tarafından gerçekleştirildiği ve CHP’nin seçim koordinasyon merkezine gönderilen eşantiyon malzemelerinin Soytekin tarafından gönderildiği yönündeki ifadesini sordu.
Yılmaz, bu beyanının doğru olduğunu belirterek, malzemelerin nereden geldiğini bilmediğini söyledi.
“Doğrudur. Poşetler, çaylar, şekerler, il binasına gönderilen eşyalar ancak nerden geliyor bilmiyordum”
Duruşma Nezahet K.’nin savunmasıyla sürüyor
Davanın ikinci duruşmasının 6’ncı günündeki yargılama, Adem Soytekin’in kız arkadaşı olduğu iddia edilen ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren tutuksuz sanık Nezahet K.’nin savunmasıyla devam ediyor.




