İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Esenyurt Belediyesi'ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarıyla yürütülen soruşturmada, dikkat çeken tespitlere ulaşıldı.
Soruşturma kapsamında, ihalelerin menfaat sağlanmak istenen şirketler üzerinde kalması amacıyla organizasyon yapıldığı ve işi alan firma sahiplerinden belediyeden aldıkları hakedişlerin ortalama yüzde 20'si oranında para talep edildiği belirlendi. Dosyada 3 gizli tanığın ifadesine başvurulduğu ve üç tanığın da benzer yönde beyanda bulunduğu öğrenildi.
Firma sahibinin 3 milyon lira verdiği iddiası

Dosyaya giren ses kayıtlarından birinde, Topraköz isimli firmanın sahibi Erhan Toprak'ın hakedişlerini alabilmek amacıyla ASM İnşaat yetkilisi Salih Yılmaz'ın yeğenine Esenyurt Seyrantepe'deki bir pastanede 3 milyon TL verdiğine ilişkin anlatımlar yer aldı.
Tespitlere göre, söz konusu para tesliminin ardından şirketin hakedişleri ödendi. Başka bir ses kaydında ise Erhan Toprak'ın, ASM firması sahibi Salih Yılmaz aracılığıyla Yusuf Ulutaş'a para verdiğine yönelik ifadelerinin bulunduğu belirtildi.
Namık Çebi İnşaat'ın ödemeleri incelendi

Soruşturma kapsamında Namık Çebi İnşaat'a ilişkin mali ve teknik inceleme de yapıldı.
Tespitlere göre belediye tarafından şirkete hakediş ödemesi yapıldıktan sonra aynı gün veya bir gün içerisinde, hakediş tutarının yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen miktarlarda nakit para çekildi.
10 milyon liralık hakedişin ardından yaklaşık 2 milyon 100 bin lira, 5 milyon liralık hakediş sonrasında ise yaklaşık 1 milyon 125 bin lira nakit çekildiği belirlendi. Yaklaşık 15 ayrı hakediş ödemesinde aynı yöntemin tekrarlandığı tespit edildi.
Şirket hesaplarından nakit paraları çeken Namık Çebi ile şirket çalışanları Doğancan Güzel, Cemalettin Çağlayan ve Harun Berber'in, para çekimlerinin kısa süre ardından Yusuf Ulutaş'ın rüşvet paralarının tesliminde aracı olarak kullandığı değerlendirilen İbrahim Doğancıoğlu ve Anıl Alioğlu ile aynı bölgelerde baz sinyali verdiği belirlendi.
Ardından bu iki isim ile Yusuf Ulutaş'ın aynı gün veya birkaç gün içerisinde baz sinyaline göre beraber oldukları tespit edildi.
Ses kayıtları dosyada

Namık Çebi ile Erkan Çebi arasında geçen bir konuşmada, Erkan Çebi'nin Bağcılar Belediyesi'ndeki bir otopark ihalesini gündeme getirerek "ekibin sağlam olduğunu" söylediği ve ihaleye girip girmeyeceğini sorduğu belirtildi.
Namık Çebi'nin ise konuşmada, bir daha belediye işine girmek istemediğini, Esenyurt'ta da sağlam olduğunun söylendiğini ancak burada kendisini kaptırdığını söylediği tespit edildi.
Esenyurt Belediyesi'nin eski başkan yardımcılarından Ümit Ünal ile Turgay Erence arasındaki konuşmada da Ünal'ın, belediyenin asfalt ihalesini alan firmanın işi sahada gerektiği şekilde yapmadığı için geçici kabulünü yapmadığını anlattığı belirlendi.
Ünal'ın söz konusu firma ile Yusuf Ulutaş arasındaki ilişkiye yönelik olarak "Firmanın Yusuf Ulutaş’ı beslediği" ifadesini kullandığı tespit edildi.
Ümit Ünal ile Bekir Çelik arasındaki görüşmede ise Çelik'in Esenyurt'ta bir işi bulunduğunu söyleyerek belediyede "anahtarın kim olduğunu" sorması üzerine Ümit Ünal'ın, "Belediyenin anahtarı Yusuf Ulutaş, Can’ın anahtarı da o, para Yusuf’ta dönüyor" dediği kayıtlara yansıdı.
Ulutaş'ın evinde yüklü miktarda para ve ziynet eşyası bulundu

Soruşturma kapsamında Yusuf Ulutaş'ın evinde yapılan aramada 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 avro, 2 milyon 580 bin lira nakit para, 35 bilezik, 36 kolye, 42 küpe, 17 yüzük, 9 bileklik, 4 saat ve 2 lüks marka saat ile çeşitli altın ve ziynet eşyalarının ele geçirildiği kaydedildi.
MASAK raporunda 231 milyon liralık işlem hacmi

Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporunda, Yusuf Ulutaş'ın hesaplarındaki para hareketlerinde 2025 yılında artış yaşandığı belirtildi.
Rapora göre Ulutaş'ın para transfer işlem hacmi 2017'de 601 bin TL, 2018'de yaklaşık 1 milyon TL olurken, 2019-2021 yıllarında yıllık ortalama 400 bin TL seviyesinde gerçekleşti.
Para hareketi 2022'de yaklaşık 10 milyon TL, 2023'te 8,5 milyon TL, 2024'te ise 10,6 milyon TL olarak belirlendi.
2025 yılında ise para transfer işlem hacminin 231 milyon 26 bin TL'ye yükseldiği kaydedildi.
Rapora göre Yusuf Ulutaş'ın rüşvet talep ettiği ileri sürülen şirketlere ödenen hakediş bedellerinin toplamı ise 248 milyon 56 bin 808 TL olarak hesaplandı.





