İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gediz Havzası’ndaki çevre kirliliğine karşı ortak basın açıklaması yaparak “suyun siyaseti olmaz” mesajı verdi.
Dünya Çevre Günü kapsamında Manisa Saruhanlı Otel’de düzenlenen toplantıda, Gediz Nehri’ndeki kirliliğin yalnızca yerel değil, tüm Ege’yi etkileyen bir sorun olduğu vurgulandı.
Toplantıya çok sayıda belediye ve kurum temsilcisi de katıldı.
“Yaşam koridoru” vurgusu

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gediz’i bir nehirden öte “yaşam koridoru” olarak tanımladı.
Tugay,
“Bugün burada, sınırları haritalarla çizilmiş idari alanları değil; Murat Dağı'ndan doğup Ege Denizi'ne dökülen 401 kilometrelik bir yaşam koridorunu, yani Gediz'imizi konuşmak için bir aradayız”
dedi.
Gediz’in İzmir Körfezi üzerindeki etkisine dikkat çeken Tugay, kirliliğin çok boyutlu olduğunu belirtti.
“Temiz su hakkı havza korumasıyla mümkündür”

Tugay, su güvenliğinin ancak bütüncül bir yaklaşımla sağlanabileceğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“En temel insani hak olan güvenli su hakkının tam anlamıyla sağlanabilmesi, havza suyunun her bir noktasında, yani bütünsel olarak korunmasıyla mümkündür.”
Ayrıca tarımda bilinçsiz gübre ve ilaç kullanımının hem toprak hem su kaynaklarını tehdit ettiğini belirtti.
“Yeraltı suları geri dönüşü olmayan bir noktaya gider”

Yeraltı su kaynaklarının risk altında olduğunu vurgulayan Tugay, sert uyarıda bulundu:
“Eğer yüzey ve yeraltı sularımızdaki kirliliği bugün, hemen şimdi sonlandıramazsak çok yakın bir gelecekte tarımsal üretimi sürdüremeyiz. İnsanlar kuyulardan çektikleri suların temiz olduğunu düşünüyorlar ve kullanıyorlar. Yeraltı suları kirlendiğinde, geri dönüşü olmayan bir karanlığa gömülürüz”
“Gediz Körfez’i belirleyen en temel unsur”

İzmir Körfezi’ndeki çalışmalara da değinen Tugay, Gediz’in Körfez için kritik olduğunu söyledi.
Tugay,
“Körfezi kurtarmanın yolu, öncelikle Gediz'i bir bütün olarak kurtarmaktan geçer”
dedi.
Ayrıca 1 milyon 200 bin ton dip çamuru temizlendiğini ve çevresel izleme çalışmalarının sürdüğünü aktardı.
“Gediz can çekişiyor”

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise Gediz’in kritik durumda olduğunu vurguladı.
“Bu topraklar sıradan bir toprak değil. Gediz sadece bir nehir değil, yaşamın kendisi” diyen Dutlulu,
“Artık birbirimizin yüzüne bakarak çok acı ve çok çıplak bir gerçeği itiraf etmek zorundayız. Gediz can çekişiyor”
ifadelerini kullandı.
59 noktada bilimsel takip

Dutlulu, İzmir ve Manisa’nın ortak yürüttüğü çalışmalara dikkat çekerek 59 noktadan düzenli su örneği alındığını söyledi.
“Karşımızdaki tablo bir tahmin ya da iddia değil, laboratuvar sonuçlarıyla ortaya konmuş acı bir gerçektir”
diyen Dutlulu, su kalitesinin bazı bölgelerde 3. ve 4. sınıfa düştüğünü aktardı.
“Sorun havzanın tamamını ilgilendiriyor”
Kirliliğin yerel değil bölgesel olduğuna dikkat çeken Dutlulu:
“Manisa’da nehre karışan bir kirletici, Menemen Ovası’ndaki toprağa, İzmir Körfezi’ndeki denize ve sonunda hepimizin sofrasına ulaşıyor”
dedi.
Ortak mücadele çağrısı
Her iki başkan da tüm kurumlara birlikte hareket etme çağrısı yaptı.
Dutlulu, bilimsel veriler ışığında ortak yol haritası oluşturulması gerektiğini belirtirken, Tugay ise “amasız fakatsız iş birliği” çağrısını yineledi.
Atık su, kaçak kuyular ve gelecek uyarısı
Tugay ayrıca İzmir’de yaklaşık 350 bin kaçak kuyu bulunduğunu, bunun ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi.
Arıtılmış suların tarımda kullanımı ve deniz suyu arıtma projelerinin de gündemde olduğunu ifade eden başkanlar, uzun vadeli çözümün su yönetiminde yeni bir yaklaşım olduğunu vurguladı.
Gediz Havzası’nda yaşanan kirlilik, iki kentin ortak açıklamasında “siyaset üstü bir çevre meselesi” olarak tanımlanırken, mücadele çağrısı “gelecek nesiller için zorunluluk” mesajıyla tamamlandı.




