Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter (28) birinci sanık, arkadaşı Sultan Nur Ulu (25) ise ikinci sanık olarak yer aldı. Başsavcılık, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ederken, Sultan Nur Ulu'nun ise "Yalan tanıklık" suçundan 4 yıla kadar hapsini istedi.

Soruşturma 11 ay sonra tamamlandı

G U L L U N U N K I Z I N A A G I R L A S T I R I L M I S M U E B B E T 1439751 428097

Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde bulunan 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden Gül Tut'un ölümü sonrası başlatılan soruşturma yaklaşık 11 ay sürdü. Olayın ardından otopsisi yapılan şarkıcı İstanbul'da toprağa verilirken, daha önce verdiği üç farklı ifadede çelişkili beyanlarda bulunduğu belirtilen kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.

Hazırlanan iddianamede, Gül Tut'un kızına ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğü, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi. Toksikoloji raporunda ise Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol bulunduğu, kullandığı ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne dair herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı kaydedildi.

En sevdiği şarkıyla odaya geldiği öne sürüldü

G U L L U N U N K I Z I N A A G I R L A S T I R I L M I S M U E B B E T 1439752 428097

Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş görevden uzaklaştırıldı!
Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş görevden uzaklaştırıldı!
İçeriği Görüntüle

İddianamede, olay gecesi Tuğyan Ülkem Gülter'in arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli roman havasını açmasını istediği aktarıldı. Şarkının, Gül Tut banyodan çıktığı sırada cep telefonundan çalındığı, müziği duyan şarkıcının "O ne lan?" diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik edip bir süre roman havası oynadığı ifade edildi.

Savcılık, söz konusu şarkının özellikle Gül Tut'u olayın yaşandığı odaya çekmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu değerlendirdi.

"Hadi görüşürüz" sözünün ardından pencereden attığı iddiası

G U L L U N U N K I Z I N A A G I R L A S T I R I L M I S M U E B B E T 1439760 428097

İddianamede, olay anına ait kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporuna göre düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin alaycı ve neşeli bir tonla "Hadi görüşürüz" dediği değerlendirildi.

Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanaatine varırken, sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavrayıp ayaklarını yerden kaldırarak pencereden aşağı attığını öne sürdü.

Tanığın ifadeleri ve avukatıyla yaptığı görüşme dosyada

G U L L U N U N K I Z I N A A G I R L A S T I R I L M I S M U E B B E T 1439759 428097

Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamasında Gül Tut'un alkollü olduğu ve pencereden düştüğü yönünde ifade verdiği, daha sonra ise olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi.

İddianamede, Sultan Nur Ulu'nun son ifadesinde, Gül Tut'un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan'ın annesini kalça altından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kaldırıp aşağı attığını söylediği aktarıldı.

Ayrıca Sultan Nur Ulu'nun avukatıyla yaptığı ve kayda alınan telefon görüşmesinde, Tuğyan'ın yaptıklarının bedelini ödemek istemediğini, bu nedenle savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediğinin tespit edildiği, savcılığın da bu ses kaydını tanığın son ifadesini destekleyen deliller arasında değerlendirdiği kaydedildi.

"Bir gün camdan atıp öldüreceğim"

İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen mesajlar ve tanık anlatımlarına da yer verildi.

Üç tanığın, şüphelinin kendilerine annesi için "Bir gün camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdüğü belirtilirken, başka bir tanığın da Tuğyan'ın annesi ya da kendisinden birinin öleceğine ilişkin sözler söylediğini anlattığı ifade edildi.

Dosyada ayrıca eski sevgilisi K.E. ve yakınlarına gönderdiği ileri sürülen mesajlarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün", "Ölmüyor, ne zaman?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" ifadelerinin bulunduğu aktarıldı.

"Annem birazdan kendini atıyor" mesajı

Savcılık, olaydan yaklaşık iki ay önce Tuğyan Ülkem Gülter'in eski erkek arkadaşı K.E.'ye "Annem birazdan kendini atıyor" şeklinde mesaj gönderdiğini de iddianameye ekledi.

Bu mesajın, şüphelinin eylemine yönelik "zihinsel hazırlık süreci" kapsamında değerlendirildiği belirtildi.

Kamera kayıtlarında 3 darbe sesi ve 7 saniyelik sessizlik

Evdeki güvenlik kamerasının ham kayıtlarında Gül Tut'un yere düşmesinden önce kısa aralıklarla üç farklı çarpma ve darbe sesi duyulduğu ifade edildi.

Bilirkişi değerlendirmesinde, ikinci ve üçüncü darbe sesi arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin, Gül Tut'un pencereden çıkışı ile beton zemine çarpması arasında geçen süreyle büyük ölçüde örtüştüğü kaydedildi.

İddianamede ayrıca Gül Tut'un, Tuğyan ve Sultan'a yaklaşık bir metre mesafede bulunduğu, ilk darbe sesinden sonra ise yaklaşık 7 saniye boyunca iki kişiden de herhangi bir bağırma ya da kurtarma refleksi duyulmadığı belirtildi. Savcılık bu durumu, olayın anlatıldığı gibi ani gelişen bir kaza olmadığı yönünde değerlendirdi.

Dış kuvvet ihtimali vurgulandı

Olay yerindeki incelemelerde odanın zemininde kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadığı belirtilen iddianamede, Gül Tut'un tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine ilişkin herhangi bir bulgu bulunmadığı, birçok tanığın ise şarkıcının yükseklik korkusu olduğunu anlattığı ifade edildi.

Bilirkişi heyeti, Gül Tut'un vücut yapısı ve pencerenin yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşebilmesi için dışarıdan bir kuvvet ya da temas bulunmasının kaza ihtimalinden daha yüksek olduğu yönünde görüş bildirdi.

Öte yandan Adli Tıp Kurumu, yüksekten düşmenin intihar, kaza ya da üçüncü bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini, olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini belirtti.

Mesajları sildirmeye çalıştığı iddiası

İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in olayın ardından eski erkek arkadaşı K.E.'den telefon ekranını paylaşmasını ve aralarındaki mesajları silmesini istediği öne sürüldü.

Şüphelinin, K.E.'ye katıldığı canlı yayında susmasını, olay gecesi ve annesiyle yaşadığı sorunlardan söz etmemesini istediği, annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu söylemesi yönünde baskı yaptığı ifade edildi.

Savcılık ayrıca Tuğyan'ın olayın tek görgü tanığı konumundaki Sultan Nur Ulu'yu sürekli yanında tutmaya çalıştığını, başka biriyle görüştüğünde takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini de iddianameye ekledi.

Yurt dışına çıkış yollarını araştırdığı belirtildi

Dosyada, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun olay sonrası İstanbul'da kaldıkları otelde yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptığı bilgisi de yer aldı.

Görüşmede Sultan Nur Ulu'ya, Tuğyan tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Tuğyan'ın ise araya girerek "Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem" dediği aktarıldı.

Savcılık ayrıca şüphelinin olaydan sonra telefonunu değiştirdiğini, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğünü ve bazı mesajların silinmesini istediğini de destekleyici deliller arasında gösterdi.

Telefonunda "seri katil davası" oyunu incelendi

İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in dijital materyallerinde "Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?", "Kokain saçta ne zaman çıkar?" ve "Saçta metamfetamin çıkar mı?" şeklinde internet aramaları yaptığı belirtildi.

Şüphelinin ayrıca "Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma" isimli kutu oyununu internet üzerinden incelediği ifade edildi.

Buna karşın Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu'dan alınan saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadığı, şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda da suç unsuruna ilişkin herhangi bir bulgu elde edilemediği kaydedildi.

Başsavcılık: Eylem önceden tasarlanmış

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümlemeleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğü kanaatine vardığını belirtti.

Hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, ikinci sanık Sultan Nur Ulu'nun ise "Yalan tanıklık" suçundan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Kaynak: DHA