Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu’nu Adalet Bakanlığı’nda kabul etti.

Görüşmede Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma ele alınırken, Bakan Gürlek dosyanın Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından ayrıntılı şekilde incelendiğini söyledi.

Gürlek, başlangıçta helikopter kazası olarak değerlendirilen olayla ilgili yapılan incelemelerde örgütsel bağlantılara ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığını belirtti.

“Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu”

Adalet Bakanı Gürlek, olayın bir kaza olmadığı, örgütsel bir eylem olabileceği yönünde güçlü şüpheler bulunduğunu ifade etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde özel bir ekip oluşturulduğunu belirten Gürlek, ilk operasyonun gerçekleştirildiğini ve dosyada 21 kişinin tutuklu bulunduğunu açıkladı

Gürlek, soruşturmanın devam edeceğini belirterek şöyle konuştu:

“Bunların hepsi bir örgütsel çalışma. Biliyorsunuz helikopter pilotunun kendisi, bizzat eşi örgütle irtibatlı çıktı. Özellikle helikopter pilotunun olay günü örgütün mahrem imamlarıyla, Elâzığ mahrem imamıyla telefonu, daha öncesinden de Adil Öksüz’le telefonları, toplantıları, Adil Öksüz’ün bu olay için Türkiye'ye gelmesi Bunlar hepsi bize örgütsel bağlantıyı gösteriyor. Pilotun eşinin Adil Öksüz’ün evinde parmak izi çıkması, daha sonra aynı şekilde ilk kaza demeyelim şu an artık cinayet olduğu gerçekleştirdi de. Yani o yönde şüphe var. İlk olay gerçekleştiği an olay yerine giden iki tane askeri personelin, helikopterin kara kutusunu söken ekibin, daha sonradan Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz'da Marmaris'teki konutunda derdest etmeye giden ekip olduğunu öğrendik. Yani olaya baktığımız zaman büyük tabloda bunun bir FETÖ'nün örgütsel anlamda bir organizasyon, bir şema olduğunu gördük. İnşallah operasyonun devamı da gelecek. Şu an dediğim gibi 21 kişi tutuklu. Arkadaşlarımız yoğun olarak çalışıyor. Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu. Çünkü Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten bu ülke için çok önemli bir şahıstı, bir karakterdi, bir siyasi liderdi.”

Konya Cezaevi’nde isyan iddiasına 8 gözaltı kararı!
Konya Cezaevi’nde isyan iddiasına 8 gözaltı kararı!
İçeriği Görüntüle

HTS ve radar kayıtları inceleniyor

Gürlek, olayın ardından bölgeye ilk müdahaleyi yapan kaza kırım ekibi ile ilk gelen askeri ekibin de incelemeye alındığını belirtti. O döneme ait HTS kayıtları ve uçuş radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini ifade eden Gürlek, bu kayıtların soruşturma açısından önem taşıdığını söyledi.

Bakan Gürlek, “Örgüt hts kayıtlarına önem veriyordu” başlığı altında değerlendirdiği açıklamasında şunları kaydetti:

“İlk kimin kimle görüştüğü, hangi bazdan görüştüğü; yani örgütsel bir eylem olup olmadığını HTS kayıtlarından inceliyoruz. Yani radar kayıtları ve HTS kayıtlarının silinmesi tamamen o tarihlerde örgütün en önem verdiği konu.”

Uçuş öncesi görüşmelere dikkat çekti

Gürlek, Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopterin üzerinden geçen uçağın pilotunun, olaydan önce FETÖ'nün sözde TSK imamları Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile görüşmesine de dikkat çekti.

Bakan Gürlek, Öksüz ve Batmaz’ın 15 Temmuz darbe girişiminden önce ABD’ye gittiğini hatırlatarak, helikopter kazası öncesinde Öksüz’ün de ABD’ye gittiğini ve olaydan önce Türkiye’ye döndüğünün tespit edildiğini belirtti.

Bu bağlantıların olayın örgütsel bir eylem olduğuna işaret ettiğini söyleyen Gürlek, soruşturmanın bu doğrultuda sürdürüldüğünü ifade etti.

“Sonuna kadar gideceğiz”

Soruşturmanın yalnızca belirli kişilerle sınırlı tutulmayacağını vurgulayan Gürlek, olayda sorumluluğu bulunan herkesin araştırılacağını belirtti.

“Bu olayı çözmek zorundayız. Devlet çünkü ortada bir cinayet varsa bunu çözmek zorunda. Hele Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu devletin borcu, bizim de sizlere sözümüz olsun. Sonuna kadar gideceğiz” dedi.

Gürlek, soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılacağını söyledi:

“Yani bizim size sözümüz, devlet olarak sözümüz. Burada dediğim gibi örgütsel anlamda bir eylem var. Bu örgütsel anlamda eylemin en karanlık noktasına kadar, yani bu eylemde görev olan kim varsa sonuna kadar gideceğiz, çözeceğiz. Karanlık bir nokta kalmayacak. Hem kamu vicdanı tatmin olacak hem inşallah sizin de vicdanınız tatmin olacak. Bu da bizim size sözümüz. Bizim görevimiz bu. Burada devlet şahıslara bakmaz. Eylemde sorumluluğu var mıdır, yok mudur?”

Bakan Gürlek ayrıca,

“Hem sizin vicdanınızda hem kamu vicdanında kesinlikle her şey berraklaşacak, aydınlanacak. Siz içinizi ferah tutun. Biz bu olayın peşindeyiz, arkasındayız.” ifadelerini kullandı.

“Karanlıkta bir şey kalmayacak”

Gürlek, devlet olarak soruşturmanın sonuna kadar götürüleceğini belirterek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun Türkiye açısından önemli bir siyasi lider olduğunu söyledi.

“Tekrardan başınız sağ olsun. Türkiye için gerçekten çok büyük bir kayıp, çok büyük bir değerdi rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu. Herkesin sevdiği güçlü bir liderdi. Allah rahmet eylesin. Ama devlet olarak biz bu cinayeti ortaya çıkartacağız. Yani karanlıkta bir şey kalmayacak” dedi.

Yazıcıoğlu ailesinden teşekkür

Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, olayın yıllar sonra ilk kez ciddi şekilde ele alınmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“Çok teşekkür ediyoruz bu konuda. O yıllara dönmek istemiyorum. Çünkü bizzat orada yapılanlara şahit olduğum için. İnşallah umut ediyorum bu sefer gerçekleşir ve biz de rahat kafamızı yastığa koyarız” dedi.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ise babasının hayatını kaybettiğinde 14 yaşında olduğunu hatırlatarak, soruşturmayla geçen yılların hayatının önemli bir bölümünü oluşturduğunu söyledi.

“Benim şu an ömrümün yarısını geçirdi bu vaka. Bununla beraber yaşıyoruz, bizim için tabii dün gibi bir hadise. Yalnız biz adalet ve hak arayışımızı gerçekten hiçbir zaman kaybetmedik. Umudumuzu kaybetmedik. Bir gün bunun da sırasının vaktinin geleceğini, bu örgütün bir şekliyle bu dosyanın üzerindeki etkisinin kırılacağını inanıyorduk. İnşallah şimdi bundan sonraki süreçte başta siz olmak üzere, emeği geçen bütün herkese çok teşekkür ediyoruz. Şükranlarımızı sunuyoruz. Biz aynı zamanda burada diğer şehit ailelerimiz adına da bulunuyoruz. Onların da size selamlarını ve teşekkürlerini iletiyorum” dedi.

Kaynak: İHA