İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Zübeyde Hanım Huzurevi’nde Babalar Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte huzurevi sakinleri, Türk sinemasının unutulmaz yapımlarından Babam ve Oğlum filmini birlikte izledi. Film gösterimi sırasında duygusal anlar yaşayan huzurevi sakinleri, babalığın anlamına ilişkin düşüncelerini paylaşırken genç kuşaklara da çeşitli tavsiyelerde bulundu.
Buca Sosyal Yaşam Kampüsü içerisinde hizmet veren huzurevinde gerçekleştirilen etkinlikte bir araya gelen sakinler, Babalar Günü’nü birlikte kutladı. Film gösteriminin ardından söz alan huzurevi sakinleri, aile bağları, babalığın sorumlulukları ve kuşaklar arasındaki ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu.
“Hepsinin gözlerinden öpüyorum”
Huzurevi sakinlerinden Şevket Öztürk, babalığın büyük sor
umluluk gerektirdiğini belirterek, “Babalarımızı kaybettik, şimdi çocuklarımız ve torunlarımız var. Babalık büyük sorumluluk gerektirir. Çocukları yetiştirmek ve topluma faydalı bireyler olarak kazandırmak önemlidir. Ülkemizde gençlerin yurt dışına gitmesini üzüntüyle karşılıyorum. Gençlerimiz, ailelerinin yanında, kendi ülkelerinde mutlu yaşayabilmeli. Annesine, babasına, ülkesine, demokrasiye ve insan haklarına saygılı nesiller yetişmesini diliyorum. Hepsinin gözlerinden öpüyorum. Dünyadaki tüm babaların Babalar Günü kutlu olsun” dedi.
“Baba gibi babaların günü kutlu olsun”

Emekli öğretmen Turgut Temur da babasını hiçbir zaman unutmadığını ifade ederek, “Babamızı hiç unutmadık, zaman zaman mezarını ziyaret ederim. Baba olmak sadece çocuk sahibi olmak değildir. Gerçek baba olmak; evladının acısını kendi acısından daha fazla hissedebilmektir. Çocuklar babalarından ne görürlerse onu uygularlar. Topluma iyi insanlar yetiştirmek gerekir. Bütün babaların, özellikle de baba gibi babaların Babalar Günü kutlu olsun” diye konuştu.
“Babaların kıymetini bilin”

Huzurevinde çalışanlarla zaman içerisinde güçlü bağlar kurduklarını söyleyen Niyazi Kül ise, “Toplumumuz daha sağlıklı ve güçlü bağları hak ediyor. Tüm babaların sağlık, mutluluk ve huzur içinde bir Babalar Günü geçirmesini diliyorum. Gençlere de sesleniyorum; babalarınızın kıymetini bilin” ifadelerini kullandı.
Sami Güler de huzurevindeki yaşam koşullarından memnun olduklarını belirterek, “Burada huzurluyuz. Kışın soğuğunu, yazın sıcağını hissetmiyoruz. Yaşantımız güzel. Evlat babaya, baba da evlada muhtaçtır. Babalar Günü’nü kutluyor, bu özel günü sevinçle geçiriyoruz” dedi.
Kuşaklar arası ilişkilere dikkat çekti
Dünya edebiyatının önemli eserlerinden Babalar ve Oğullar romanına değinen Ali Olpak, kuşak çatışmasının her dönemde varlığını sürdürdüğünü ifade etti. Olpak, “Kuşak çatışması bitmez. Babalar her zaman ileride ya da geride olacak diye bir şey yok. Bu, içinde yaşanılan dönemle ilgili, süreçle ilgili bir konu. Zaman zaman çocuklar geride kalacak. Ancak gençlere güvenmek gerekiyor. Kendimiz gibi olmalarını beklememizin bir anlamı yok” diye konuştu.
“Babalık güzel”
Mehmet Cengiz ise babalığın değerli bir duygu olduğunu vurgulayarak, “Allah kimseye evlat acısı vermesin. Buradaki çalışanlar da bizim evlatlarımız gibi. Hepsi bize kendi babalarıymışız gibi özen gösteriyor. Babanın kötü huyu varsa evlat ona benzemesin; iyi ve dürüst özelliklerini örnek alsın” dedi.
Ali Durhan da gençlerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek, “Gençlerin Allah yardımcısı olsun. Onların işi gerçekten zor. Herkesin Babalar Günü kutlu olsun. Baba olmak çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.
Hüseyin İpçi ise huzurevinde kendilerine gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek, “Burada güzel bakılıyoruz, Allah eksik etmesin. Babalar Günü’nde herkes mutlu olsun. Tüm babaların günü kutlu olsun” sözleriyle duygularını dile getirdi.
Babalar Günü etkinliği, huzurevi sakinlerinin birlikte vakit geçirmesi ve anılarını paylaşmasıyla sona erdi.




