İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk davasında 104’üncü duruşma görüldü. Görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 46’sı tutuklu 436 sanık hakim karşısına çıktı. Duruşmada gizli tanıklar ve müştekilerin dinlenmesine devam edilecek.
İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis talebi
İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasının tamamlanmasının ardından 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede 'Örgüt lideri' olarak adı geçen İmamoğlu hakkında çok sayıda suçlama yöneltildi. Bu suçlamalar arasında 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Suç gelirlerinin aklanması', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'İrtikap' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçları da yer aldı.
İmamoğlu'nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
Gizli tanık Gürgen: 'Tam hatırlayamıyorum'
Duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlanan, sesi ve görüntüsü değiştirilen gizli tanık Gürgen, Tamer Gümüş'ün 2021 yılında Sarıç Fidancılık firmasını kurduğunu belirterek, firmanın ithal ve yerli bitki alımları ile lale soğanı alımlarına başladığını anlattı.
Ali İhsan Mengir'in ise elek kiralamasıyla başlayan süreçte bitkisel materyal, toprak, gübre ve çit gibi alımlarla devam ettiğini söyledi.
Hakim, Gürgen'e ifadesinde Ali İhsan Mengir'in firmalarının 2024 yılında Ağaç A.Ş.'den yaklaşık 104 milyon TL'lik iş aldığı ve Mengiroğlu İnşaat üzerinden Ümraniye'deki inşaat için 15 milyon TL ödeme gerçekleştirildiği yönündeki anlatımlarını hatırlattı.
Söz konusu rakamları nereden hatırladığını ve ifadesi sırasında elinde evrak bulunup bulunmadığını soran hakime Gürgen, "O dönem tam olarak ihale evraklarını hatırlayamıyorum ama bir tanesini mesela söyleyebilirim, yerli torf alımı ama ihale numarasını tam hatırlayamadım" yanıtını verdi.
Para alışverişine ilişkin görgüsü olmadığını söyledi
Hakim, gizli tanığa Ümit Polat hakkındaki bilgilerini de sordu. Gürgen, Polat'ın satın alma müdürü olduğunu belirterek, Ali Sukas ile birlikte süreci yönettiğini ifade etti.
Hakimin, bu süreçle neyi kastettiğini sorması üzerine Gürgen, "Bu süreçten kastım, talep edilen miktarların, işlerin, verilecek işlerin kime verilmesi gerektiğiyle alakalı bölümleri kendileri yönetmiştir" dedi.
Gürgen'in ifadesinde Murat Or'un para teslim aldığı yönündeki anlatımlarını hatırlatan hakim, bunlara bizzat şahit olup olmadığını sordu. Gürgen, "Gördüğüm yok ama konuşulanlar hep öyleydi başkanım" ifadelerini kullandı.
Hakimin, Murat Or ve Ümit Polat'ın para alışverişine ilişkin doğrudan bir görgü tanıklığının bulunmadığını belirtmesi üzerine Gürgen, "Hayır yok" yanıtını verdi.
Ertan Yıldız hakkındaki anlatımları da soruldu
Duruşmada Gürgen'e Ertan Yıldız hakkındaki ifadeleri de yöneltildi. Gürgen, Yıldız'ın iştiraklerden sorumlu başkan danışmanı olduğunu ve iştiraklerde yapılması gereken ödemelerin kontrolünü sağladığını söyledi.
Hakim, Ali Sukas'ın şoförü üzerinden Ertan Yıldız'a para götürüldüğü yönündeki anlatımını da sordu.
Gürgen, Ali Sukas'ın şoförünün isminin Ahmet olduğunu hatırladığını belirterek, "Bakırköy'e gidiyorum, kafeteryaya gidiyorum, Ertan Başkan'a bir şeyler bırakacağım" gibi konuşmalar duyduğunu anlattı.
Bu bilgilerin kendisine özel olarak aktarılmadığını vurgulayan Gürgen,
"Ali Bey'in, genel müdürün şoförünün ismi Ahmet'ti, öyle hatırlıyorum. 'Bakırköy'e gidiyorum, kafeteryaya gidiyorum, Ertan Başkan'a bir şeyler bırakacağım' gibi birtakım söylemler belirli ortamlarda konuşuluyordu, ben de bunu duydum. Belirli ortamlarda konuşulduğu için ifademi bu şekilde verdim. Bana anlatmadı. Özel olarak bana anlatılan bir ifade değil. Üzerinden 1,5 sene geçti. Tam hatırlamam mümkün değil. Hatırladığım kadarıyla anlatmaya çalıştım" dedi.




