İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 436 sanığın yargılandığı ‘Yolsuzluk’ davasında 90’ıncı duruşma görüldü. Duruşma, tutuksuz sanıkların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.
İddianame 3 bin 809 sayfa
İmamoğlu hakkında yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturmasının tamamlanmasının ardından 11 Kasım 2025’te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘örgüt lideri’ olarak adı geçen İmamoğlu’nun çok sayıda suç işlediği iddia edildi.
İmamoğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlamaları yer aldı.
İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Öner: Ödemelerden rahatsızlık duyuyorlardı
Dünkü duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Yakup Öner, yeniden söz aldı. Öner, kendisine yöneltilen soruyu yanlış anladığını belirterek iş insanlarının ödemelere ilişkin tepkilerini anlattı.
Öner,
“Dün ilgili kişilerin ödemelere ilişkin tepki gösterip göstermediklerini sormuştunuz. Ben bu soruyu yanlış anladım. Hiç kimse kendisiyle ilgili görüşmelerimizde olumlu tepkilerle karşılamadı durumu doğal olarak. Kimse kendisine bağış dahi olsa bir taleple gidilmesi durumunda hoşnut bir tavır göstermiyor. Bunu özellikle bütün eylemlerim için ifade edebilirim. Yüksek miktardaki ödemeleri hiçbir görüşmede hiçbir iş insanı gönülle ve memnuniyetle karşılamadı. Muhataplar da bu ödemelerden rahatsızlık duyuyor, isteyerek yapmadıklarını da bir şekilde belli ediyorlardı. Pek istemedikleri halde bu ödemeleri neden yapıyorlardı? Açık ve doğrudan bir tehdit olmaksızın mevcut ve gelecekteki ilişkilerin, iş ilişkilerinin bu ödemelere bağlı olduğunu hissediyorlardı. Bu sebeple yapmak zorunda kalıyorlardı” dedi.
İmamoğlu: Haram kuruş boğazımızdan geçmemiştir
Öner’in ardından Ekrem İmamoğlu da söz aldı. İmamoğlu, hakkında yürütülen sürece ilişkin iddiaları reddederek şunları söyledi:
“Ben burada yaratılan dedikoduyla, tehditle oluşturulan sanık ifadelerini ve bunun üzerinden yürütülen algı operasyonlarını, sanık hallerini, bütün bunları yaratan senaryoyu yazanları reddediyorum. Milletimizin içi rahat olsun, tek bir haram kuruş boğazımızdan geçmemiştir”





