İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik “yolsuzluk” davasında, görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 50’si tutuklu 414 sanık, 80’inci duruşmada hâkim karşısına çıktı.

İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “yolsuzluk” soruşturması tamamlandı. Soruşturma kapsamında 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede “örgüt lideri” olarak adı geçen İmamoğlu’nun; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet”, “suç gelirlerinin aklanması”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet alma”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “vergi usul kanununa muhalefet”, “orman kanununa muhalefet” ve “maden kanununa muhalefet” suçlarını işlediği iddia edildi.

Aydın merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Aydın merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İçeriği Görüntüle

İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

“Bu proje için bedeli karşılanmayan harcamalarımız yaklaşık 30 milyon lira düzeyindedir”

Duruşmada tutuksuz sanık iş insanı Cem Çelik, Dijital Deneyim Müzesi inşaatına ilişkin savunma yaptı. Çelik, inşaatın giderlerini karşıladığını, ancak alacaklarını tahsil edemediği için hukuki yollara başvurduğunu söyledi.

Şirketinin Kültür AŞ ile yaptığı işlere değinen Çelik, müze inşaatıyla ilgili sözleşmeler imzalandığını belirtti. Müzenin gerçek inşaat maliyetinin yüksek ve abartılı gösterildiğini düşündüğünü ifade eden Çelik, bu durumun müzeyle aynı dönemde yapılan iletişim binasının incelenmesiyle bilirkişi tarafından ortaya konulabileceğini savundu.

Çelik, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Müzenin gerçek inşaat maliyetinin olduğundan yüksek ve abartılı gösterilmesine yol açtığı düşüncesinde olduğumu ifadelerimde beyan ettim. Bu husus, müze ile aynı zamanda yapılan iletişim binasının yapımının incelenmesiyle bilirkişi tarafından çok kolay ortaya konulabilir. Bahse konu alımların bizim yaptığımız ve 23 Şubat'ta bitirdiğimiz Dijital Deneyim Müzesi ile hiçbir ilgisi yoktur. İşin başlangıcında sözlü taahhütler ve yazışmalar vardı. Müze tamamlanıp açıldıktan ve bilet satışları başladıktan sonra taahhüt edilen yüzde 40 oranını içeren sözleşmenin imzalanması için ısrar ettim. Gönderilen metinde hasılat payının yüzde 31 olduğunu ve sözleşme tarihinin 15 Ocak 2024 tarihi yazıldığını gördüm. Yüzde 31 oranını kabul etmeyeceğimi söyledim. Dijital Deneyim Müzesi nedeniyle şirketime ve şahsıma inşaat bedeli ya da hasılat payı olarak ödeme yapılmadığını beyan ediyorum. Bu proje için bedeli karşılanmayan harcamalarımız yaklaşık 30 milyon lira düzeyindedir. 2024 yılı başında Murat Abbas, Dijital Deneyim Müzesi, Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453 Müzesi için reklam ve etkinlikler yapılacağını, paylaşım oranları gereği bize 10 milyon lira düştüğünü bildirdi. Önceki reklam çalışmalarının Kültür AŞ ve Medya AŞ tarafından çok daha düşük bedellerle yapıldığını belirterek bu talebe karşı çıktım. Abbas, bunun yukarıdan istendiğini söyledi. Kimi kastettiğini sorduğumda da Murat Ongun'un talimatı olduğunu belirtti. Bu oluşuma finansman veya başka bir destek sağlamadım. İnşaat ve yasal alacaklarımı tahsil edememem, gerçekleşmeyen hizmetler için ödeme yapmak zorunda bırakılmam, müzeden erken çıkarılmam, zarara uğratıldığım yönündeki savunmamın dayanaklarıdır"

“Toplantıların birkaçını Murat Ongun’la devam ettirdik”

Savcının, “Ne kadarlık bir imalat yaptınız?” sorusuna Çelik, “Yaklaşık 30 milyonu buldu” yanıtını verdi.

Savcının, “Daha sonra bu imalatın akıbeti ne oldu?” sorusu üzerine Çelik, sözleşme şartlarına göre yaptıkları harcamaların hasılat payına dâhil edilemeyeceğinin kendilerine bildirildiğini söyledi.

Çelik, savcının sorusuna şu sözlerle cevap verdi:

"Biz talep ettik. Daha doğrusu sözleşmenin şartlarına göre biz bu işlemi yaptık fakat daha sonrasında sözleşmenin şartlarına mevzuat gereği inşaatta yaptığım harcamaları koyamayacaklarını, dolayısıyla bu orana yansıtamayacaklarını ve sadece içeriklerim ve yazılımlarımın bedellerini dahil edebileceklerini söylediler. Zaten kendileriyle de 'Peki ben bu inşaat harcamalarını nasıl alacağım?' diye defalarca toplantı yaptık hatta bu toplantıların birkaçını Murat Ongun'la İştirakler Daire Başkanı'nın ofisinde de devam ettirdik" dedi.

Kaynak: DHA