TMSF'nin el koyduğu Can Holding bünyesinde yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince faaliyet izni kaldırıldı.

Bugünkü sayıda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yer alan kararda, "Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11'inci maddesi gereğince karar verilmiştir" denildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’nın 7 Haziran 1996’da yaptığı başvurunun ardından, 4142 sayılı yasa kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayıyla Türkiye yükseköğretim sistemi içinde sivil bir kurum olarak yerini almıştı.

Üç kampüsü bünyesine almıştı

Üniversite, zaman içinde büyüyerek toplamda yaklaşık 210 bin metrekarelik bir alana yayılan Kuştepe, Dolapdere ve santralistanbul olmak üzere üç kampüsü bünyesine kattı.

Üniversitenin bugün 20 binden fazla öğrencisi, 70 binden fazla mezunu ve 1000’den fazla akademisyeni bulunuyor; ayrıca ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerine eğitim veren 8 fakülte, üç enstitü, üç meslek yüksekokulu ve 150’den fazla programı yer alıyor.

Site aidatlarında yeni dönem: Yetki kat maliklerine geçti
Site aidatlarında yeni dönem: Yetki kat maliklerine geçti
İçeriği Görüntüle

Okulda okuyan öğrencilere ne olacak?

Investing'in haberine göre, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerindeki öğrencilerin eğitim haklarının korunması esastır. Bu çerçevede, İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki aktif öğrencilerin, kurumun yasal garantörü konumundaki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne (MSGSÜ) devredilmesi bekleniyor.Yasal prosedürün planlandığı gibi işlemesi halinde öğrencilerin; mevcut hakları, kredi durumları ve tabi oldukları ücret koşullarıyla eğitimlerini devlet güvencesinde sürdürmeleri öngörülüyor.

Mezun öğrencilere ne olacak?

Kapatılma kararının, geçmiş yıllarda kurumdan mezun olan kişilerin diplomalarının geçerliliğini etkilemesi beklenmiyor. Diplomaların kamu, özel sektör ve uluslararası alanda geçerliliğini koruması, ancak idari işlemler için muhatabın değişmesi muhtemel. Üniversitenin tüm fiziksel ve dijital arşivlerinin MSGSÜ’ye devredilmesi söz konusuyken, ilerleyen süreçte mezunların transkript veya akademik doğrulama gibi taleplerinin garantör üniversite tarafından karşılanacağı tahmin ediliyor.

Akademik ve idari kadroya ne olacak?

Öğrencilerin eğitim hakkının yasal güvence altına alınması beklenirken, kurum çalışanları için zorunlu bir tasfiye sürecinin başlaması öngörülüyor. Vakıf üniversitesi personelinin devlet kadrosuna doğrudan geçiş hakkı bulunmadığından, okuldaki akademik ve idari kadronun iş sözleşmelerinin yasal olarak sona ermesi beklenen sonuçlar arasında. Personelin tazminat ve maaş alacaklarının ise kurumun mal varlığının tasfiye sürecinden karşılanması muhtemel.

YÖK'ten açıklama geldi

Bu karar gündem olurken Bilgi Üniversitesi öğrencileri ve çalışanları, akıbetlerinin ne olacağını merak etti. YÖK'ten yapılan açıklamada ise kimsenin mağdur edilmeyeceği belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine 2547 sayılı Kanun’un ek 11. Maddesi gereğince alınan faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır. Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir.

Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmî iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Kaynak: Haber Merkezi