İzmir’in içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan barajlardaki su seviyeleri, İZSU Genel Müdürlüğünün yayımladığı güncel verilerle kamuoyuna duyuruldu. 17 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla yapılan ölçümlere göre, kentteki beş büyük barajın aktif doluluk oranlarında geçen yılın aynı dönemine göre ciddi bir artış kaydedildi. Geçen yıl kuraklık sinyalleri veren havzalardaki doluluk oranları, bu yıl güvenli seviyelere ulaştı.
Tahtalı Barajı yüzde 50 sınırını aşarak güven verdi
İzmir'in en büyük ve en kritik su kaynağı konumundaki Tahtalı Barajı'nda aktif doluluk oranı yüzde 51,16 olarak ölçüldü. Geçen yılın aynı döneminde su seviyesi yüzde 10,13 düzeyine kadar gerileyerek endişe yaratmıştı. Barajdaki toplam su hacmi 166 milyon 453 bin metreküp, kullanılabilir su hacmi ise 146 milyon 853 bin metreküp olarak kayıtlara geçti.
En dikkat çekici artış Gördes ve Alaçatı Kutlu Aktaş'ta
Geçtiğimiz yıl adeta kuruma noktasına gelen ve aktif doluluk oranı yüzde 0,73 seviyesine kadar düşen Gördes Barajı'nda, bu yıl su seviyesi yüzde 36,96'ya yükseldi. Barajdaki kullanılabilir su hacmi 161 milyon 860 bin metreküp olarak hesaplandı.
Yaz aylarında turizm yoğunluğu yaşayan bölgelere su sağlayan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda ise geçen yıl yüzde 5,60 olan aktif doluluk oranı, bu yıl yüzde 62,00 seviyesine ulaşarak önemli bir rahatlama sağladı.
Balçova ve Ürkmez Barajlarında son durum
Kentteki diğer önemli su kaynaklarından olan Balçova ve Ürkmez barajlarında da doluluk oranları yüzleri güldürdü:
Balçova Barajı'nda aktif doluluk oranı geçen yıl yüzde 37,47 iken bu yıl yüzde 76,41 seviyesine yükseldi. Barajın kullanılabilir su hacmi ise 5 milyon 824 bin metreküp oldu.
Ürkmez Barajı, kent genelinde en yüksek doluluk oranına ulaşan baraj oldu. Geçen yıl yüzde 15,15 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 83,21 olarak ölçüldü. Barajdaki kullanılabilir su hacmi ise 6 milyon 355 bin metreküp olarak kaydedildi.
Yetkililerden su tasarrufu çağrısı
İZSU yetkilileri, barajlardaki su miktarının geçen yıla oranla memnuniyet verici seviyede artış göstermesine rağmen, yaz aylarında yaşanan yüksek buharlaşma ve artan nüfus hareketliliği nedeniyle suyun tasarruflu ve bilinçli kullanılmasının önemini bir kez daha hatırlattı.





