İzmir’in simge lezzetlerinden biri olan İzmir gevreği, artan maliyetler nedeniyle yeni fiyatıyla tezgâhlardaki yerini aldı. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) tarafından kabul edilen yeni tarifeye göre, 100 gramlık gevrek 20 TL oldu.
Girdi maliyetlerindeki artış zammı getirdi
Yeni fiyat tarifesinin gerekçesi olarak, başta un, susam ve odun olmak üzere hammadde fiyatlarındaki yükseliş gösterildi. Bunun yanı sıra işçilik ve işletme giderlerinde yaşanan artışlar da fiyat güncellemesini kaçınılmaz hale getirdi.

İzmir gevreğini farklı kılan geleneksel yöntem
İzmir gevreğini Türkiye’nin diğer simit çeşitlerinden ayıran en önemli unsur, geleneksel üretim tekniği. Birçok bölgede hamur soğuk pekmeze batırılırken, gerçek İzmir gevreği üzüm pekmeziyle dolu kaynayan kazanlarda ön pişirmeden geçiriliyor.
Gece başlayan ustalık mesaisi
Fırın ustaları, gece yarısından itibaren mesaiye başlıyor. Özenle yoğrulan hamurlar halka haline getiriliyor, ardından ocak üzerinde kaynayan üzüm pekmezli sıcak suya daldırılıyor. Bu işlem, gevreğin kendine has çıtırlığını ve rengini kazanmasını sağlıyor.

Kara fırın ve meşe odunu farkı
Pekmez banyosundan çıkan hamurlar bol susama bulandıktan sonra meşe odunu ateşiyle ısınan taş tabanlı kara fırınlara sürülüyor. Modern fırınlar yerine geleneksel kara fırınlarda pişen İzmir gevreği, kokusu ve dokusuyla fark yaratıyor.
Fırıncı esnafı durumdan dertli
Girdi maliyetlerindeki artışın esnafı zor durumda bıraktığını belirten simit fırını çalışanı Cengiz Alkan, "Biz zam yapmadan daha geçen haftadan una, şekere, yağa, A'dan Z'ye her şeye zam geldi. İnce kalemden büyük kalemlere kadar her şeye zam geldi, biz de mecburuz. Eskiden 1 lirayken daha çok kazanıyorduk, şimdi 20 lira ama daha az kazanıyoruz. Biz de istemeyiz zam gelmesini; ne kadar zam gelse satışlar o kadar azalıyor. Milleti sevindirmek isteriz ama inan ki bizim de elimizde bir şey yok" dedi.

"İyi gevrek pekmezde pişer"
Gevreğin yapım aşamalarını ve farkını anlatan Alkan, "20-30 senelik ustalarımız önce hamuru yapıyor, yarım saat 45 dakika dinlendiriyoruz. Sonra gevreği bağlayıp kaynar üzüm pekmezine bandırıyoruz. Ardından bir süre daha dinlendirip odun ateşinde kara fırına atıyoruz, çıtır çıtır çıkıyor. İstanbul'dan Ankara'ya her yerde aynı; bu simit değil, gevrek. Simit diye bir şey yok, zaten gevreği bilen bilir. Kimse simitle karıştırmasın, İstanbul ve Ankara İzmir gevreğinin yanında boş" ifadelerini kullandı.

"Yüksek de olsa yeriz"
Gevreğe yapılan zamdan memnun olmadığını dile getiren vatandaş Serpil Payçu, "Ne kadar olursa olsun gevrekten vazgeçemeyiz. Gevreği yediğiniz zaman 2-3 tane birden yiyorsunuz. Hani bir tane yenmiyor. O yüzden de 20 lira çok. Ama yemekten de vazgeçmeyiz. Biz İzmirliyiz. Boyoz, gevrek yemeden yapamayız. Hatta İzmir'in meşhur Boyoz fırını var, gevrek fırını var. Çok eski, ben doğma buralıyım. Hakikaten hiçbir yerde aynı tat yok. Sabah da hem Boyoz hem de gevrek yedim" dedi.




