AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy, İzmir’de kamuoyunda tartışma yaratan vakıf taşınmazlarının tescili ve İzmir Limanı’nın işletme devri sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bursalı Aksoy, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini kamuoyunu yanıltmakla eleştirdi.
“Vakıf taşınmazlarında süreç hukuki”
Vakıf taşınmazlarına ilişkin işlemlerin tamamen hukuki dayanaklara sahip olduğunu belirten Bursalı Aksoy, İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 3 bin 800 taşınmazı ve 2 binden fazla kiracısı bulunduğunu söyledi.
“3 bin 800 taşınmaz ihale usulüyle kiraya veriliyor” diyen Bursalı Aksoy, kiralama işlemlerinin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade etti.
“Mesele kullanım değil mülkiyet”
Söz konusu taşınmazların kullanım değil mülkiyet meselesi olduğunun altını çizen Bursalı Aksoy, arşiv araştırmaları, Osmanlıca tapu kayıtları ve vakfiye incelemeleri sonucunda vakıf bağlantısının açık şekilde tespit edildiğini belirtti.
Belgelerin tamamlanmasının ardından ilgili tapu müdürlüklerine başvuru yapıldığını ve tescil işlemlerinin mevzuata uygun biçimde tamamlandığını kaydetti.
“Belediyenin ‘haberimiz yoktu’ açıklaması gerçeği yansıtmıyor”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin süreçten haberdar olmadığı yönündeki açıklamalarını eleştiren Bursalı Aksoy, bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savundu. Sürecin yasal çerçevede ilerlediğini belirten Aksoy, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İzmir Limanı’nda amaç güçlü rekabet
Bursalı Aksoy, İzmir Limanı’nın işletme devri sürecine de değinerek, hedefin daha güçlü ve rekabetçi bir yapı oluşturmak olduğunu ifade etti. Limanın ekonomik kapasitesinin artırılmasının İzmir ve Türkiye açısından önem taşıdığını belirtti.
Egemenlik Binası ve Tebhirhane'nin tescil süreci
Konak Tepecik Mahallesi 2895 ada 166 parselde bulunan Tebhirhane (Gasilhane) niteliğindeki taşınmazın mazbut Bayezid Baba Vakfı adına 12 Aralık 2024 tarihinde tescil edildiğini belirten Bursalı Aksoy, Konak 338 ada 5 parselde yer alan ve kamuoyunda “Egemenlik Binası” olarak bilinen taşınmazın ise mazbut Yakub Bey Camii (Hisar Camii) Vakfı adına 12 Ocak 2026 tarihinde tescilinin tamamlandığını aktardı.
"Süreç 5737 sayılı kanun kapsamında yürütüldü"
Tescil işlemlerinin ardından tapu müdürlüklerince belediyeye resmi bildirim yapıldığını ifade eden Bursalı Aksoy, “Haberimiz yoktu” yönündeki açıklamaların doğru olmadığını savundu. Sürecin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında yürütüldüğünü hatırlatan Bursalı Aksoy, benzer uygulamaların Türkiye genelinde de gerçekleştirildiğini dile getirdi.
Belediye tarafından açılan davaların yargı mercilerinde devam ettiğini belirten Bursalı Aksoy, hukuki süreçlerin siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğini vurguladı.
"İzmir Limanı elden çıkarılmıyor"
İzmir Limanı’nın işletme devrine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bursalı Aksoy, işletme devrinin mülkiyet devri anlamına gelmediğini belirterek limanın İzmir ve Türkiye ekonomisine hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.
Amacın limanın kapasitesini ve rekabet gücünü artırmak olduğunu ifade eden Bursalı Aksoy, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan “elden çıkarma” algısının doğru olmadığını kaydetti.
Bursalı Aksoy, açıklamasında algı siyaseti eleştirisinde bulunarak tartışmaların ideolojik değil hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
"İzmir'e sahip çıkmak istiyorsanız"
AK Partili Bursalı Aksoy, İzmir’lilerin kronik bir CHP sorunu ile karşı karşıya olduğunu belirterek, CHP’li isimlerin algı oluşturma çabalarından sıyrılıp hizmet üretmeye başlaması gerektiğini söyledi. Bursalı Aksoy sözlerinin sonunda CHP’lilere seslendi:
“Siz eğer gerçekten İzmir’e sahip çıkmak istiyorsanız, İzmirliye hizmet etmek istiyorsanız; altyapı projelerini hayata geçirin hemşehrilerimiz her yağmur sonrası caddelerde balık tutmasın. Su hatlarındaki kayıp kaçakları önleyin, kimse barajlarda su azaldığında susuz kalmasın. Sokaklardan çöpleri toplayın yavrularımız salgın tehdidiyle karşı karşıya kalmasın. Temel hizmetlerde fahiş fiyatları indirin tüm kent rahat bir nefes alsın.”




