Aydın’da yaşayan Berivan ve İbrahim Akgün çiftinin 25 Ağustos’ta dünyaya gelen ikinci çocukları Alya Akgün, doğumunun hemen ardından yaşadığı solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakıma alındı. Kalbinde çok sayıda delik, ana atardamarında gelişim geriliği ve ileri derecede darlık, aort kapağında ise darlık tespit edilen Alya bebek, İzmir’de geçirdiği ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Doğumundan sonra annesinden ayrı kalan Alya, tedavi sürecinin ardından 41 gün sonra ilk kez annesinin kucağına verildi.
Kalbindeki sorunlar nedeniyle İzmir’e sevk edildi

Ev kadını Berivan Akgün (29) ile çiftçilik yapan İbrahim Akgün’ün (39) kızları Alya, doğum sonrası yapılan tetkiklerde kalbindeki yapısal bozukluklar nedeniyle tedavi altına alındı. Solunum sıkıntısı da yaşayan bebek, yaklaşık 10 gün yoğun bakımda kaldı.
Kalbindeki sorunların akciğerlerini de etkilemesi üzerine 112 Acil Sağlık ekipleri, Alya’nın ameliyat yapılabilecek bir sağlık merkezine sevk edilmesi için harekete geçti. İzmir’deki Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kabul edilen bebek, yenidoğan, çocuk kardiyolojisi ve çocuk kalp cerrahisi ekipleri tarafından değerlendirildi.
Kalbindeki sorunların yanı sıra tespit edilen enfeksiyonun tedavisi de tamamlanan Alya için ameliyat kararı verildi.
Kalp kapağı onarıldı, ana atardamardaki darlık giderildi

Alya bebek, Doç. Dr. Nihat Çine ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyatla sağlığına kavuştu. Bebeğin kalbinden çıkan ve vücudun tamamına kan taşıyan ana atardamarın oldukça ince ve gelişmemiş olduğunu belirten Doç. Dr. Çine, bebeğin kendi kalp zarından alınan yamayla damarın genişletildiğini anlattı.
Ana atardamara giden kalp kapağının da gelişmemiş ve oldukça dar olduğunu ifade eden Çine, kapak hareketlerinin kısıtlı olduğunu belirterek, “Bebeğin kendi kalp zarından aldığımız bir yamayla burayı genişlettik. Daha sonra ana atardamara giden kalp kapağına baktığımızda burasının da gelişmemiş olduğunu, çok dar olduğunu, kapak hareketlerinin çok kısıtlı olduğunu gördük. Bazı teknik işlemlerle burayı da rahatlatmaya çalıştık” diye konuştu.
Alya’nın ameliyat sırasında 3 kilonun biraz üzerinde olduğunu kaydeden Doç. Dr. Nihat Çine, bu kilodaki bebeklere uygun boyutta kapak takılmasının mümkün olmadığını belirtti. Mevcut kapağın onarılmasının önemine dikkati çeken Çine, “Bu kilodaki çocuklarda oraya herhangi bir kapak takmak, o ebatta kapak olmadığı için mümkün olmuyor. Daha kompleks ameliyatlar yapmak gerekiyor. O yüzden kapak onarımı bizim için çok önemli. Kapağı onarmaya çalıştık ve başarılı olduk. Şu anda o kapak da yeterli çalışma fonksiyonlarını gösteriyor. Kalp rahatlamış durumda” ifadelerini kullandı.
‘Hayata güçlü tutundu’
Alya’nın yaşı ve kilosu nedeniyle tüm kalp sorunlarının tek bir ameliyatta giderilmesinin ağır bir süreç olacağını belirten Doç. Dr. Çine, tedavinin aşamalı olarak planlandığını söyledi. İlk aşamada kalp kapağının onarıldığını ve ana atardamardaki darlığın giderildiğini aktaran Çine, ameliyat sonrasında yoğun bakım sürecine geçildiğini kaydetti.
Alya’nın kısa sürede solunum cihazından ayrıldığını belirten Çine, “Hayata güçlü tutundu” dedi.
Ameliyat sonrası durumu iyi olan ve taburcu edilmesi planlanan bebeğin annesine kavuştuğu anın kendilerini de duygulandırdığını ifade eden Doç. Dr. Çine, “Serviste Alya'yı anne kucağına verirken duygusal anlar yaşadık. Anne çocuğuna hiç kavuşamamıştı. 41 gün sonra bebeğimiz anne kucağına, sıcaklığına kavuşmuş oldu. Yavrusunun kokusuna ulaşmış oldu. Duygusal bir andı. Her şey oldukça iyi gidiyor. Evine göndereceğiz inşallah. 41 kere maşallah diyelim” ifadelerini kullandı.
Çine, küçük yaştaki bebeklerde bu tür karmaşık kalp ameliyatlarının gerçekleştirilebilmesinde sağlık kuruluşlarının ve sağlık çalışanlarının imkanlarının önemine değinerek sağlık müdürlüğüne ve Sağlık Bakanlığı’na teşekkür etti.
Anne Akgün: Kokusuna hasret kalmıştım

Kızının sağlık sorunlarını öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını anlatan Berivan Akgün, 41 gün boyunca bebeğini kucağına alacağı günü beklediğini söyledi.
Yaşadıkları sürecin kendileri için çok zor olduğunu belirten Akgün, “Çok zorlu bir süreçti. İlk öğrendiğimiz zaman ne yapacağımızı bilemedik.
Kelimelerle tarif edemem. Çok ağladım, üzüldüm. Şimdi çok mutluyum. 41 gün sonra bebeğime kavuştum. Kucağıma aldım. Kokusuna hasret kalmıştım. Nihat hocam ve ekibine çok teşekkür ederim. İyi ki varlar. Bu mutluluğu onlara borçluyum. Ümidimiz de tükendiği yerde Nihat Hoca ve ekibi sağ olsun” dedi.
Baba İbrahim Akgün de yaşadıkları sürecin kendileri için çok zor olduğunu dile getirerek, “Nihat hocamız sayesinde çocuğumuz sağlığına kavuştu. Allah razı olsun. Ekibine de çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.





