Yapı stoku taramalarından zemin etütlerine, fay araştırmalarından tsunami senaryolarına kadar uzanan çalışmaların çıktıları, Deprem Master Planı çatısı altında birleştirilecek.
Belediye, afet riskini azaltmaya odaklanırken aynı zamanda doğayla uyumlu ve sürdürülebilir bir dirençli kent modeli oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda farklı ilçelerde hem yapıların durumu hem de yer altı özellikleri detaylı biçimde inceleniyor.
Karşıyaka’da 22 bin 500 yapı incelendi

Afet İşleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen yapı stoku çalışmaları Bayraklı ve Bornova’nın ardından Karşıyaka’da da saha aşamasını tamamladı. İlçedeki 27 mahallede toplam 22 bin 500 yapı, deprem davranışı açısından ön incelemeden geçirildi. Çalışmalar, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi iş birliğiyle ve iki aşamalı yöntemle yürütüldü.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İnceleme ve İyileştirme Şube Müdürlüğü’nde görevli yüksek inşaat mühendisi Rana Şenkaya, çalışmanın amacını şöyle anlattı:
“Bu çalışmalardaki amacımız, yapıların deprem etkisi altındaki davranışlarını belirlemek. Böylece gelecekteki kentsel dönüşüm, şehir planlaması ile Deprem Master Planı çalışmaları için önemli veriler sunmuş olacağız” dedi.
Yapılan incelemelerin riskli yapı tespiti anlamına gelmediğini vurgulayan Şenkaya, “Biz bu çalışma sayesinde yapılarımızın deprem etkisi altındaki güvenliğini ortaya koymayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bayraklı ve Bornova’da ise daha önce toplam 96 bin binanın ön incelemesi tamamlandı.
Zemin için binlerce metre sondaj

Bornova’da mikrobölgeleme etütlerini bitiren Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka’da zemin çalışmalarını sürdürüyor. Yaklaşık 2 bin hektarlık alanda yürütülen projede 120 sondaj kuyusu planlanırken, şu ana kadar 60 kuyu açıldı ve toplam 7 bin metre sondaj yapıldı. Numuneler analiz için laboratuvara gönderiliyor.
Proje kontrol şefi jeoloji mühendisi Kıvanç Sözen, sondajların zemin yapısına göre farklı derinliklerde gerçekleştirildiğini belirterek şunları söyledi:
“Alüvyon zeminlerde 200 metrelik, kayalık zeminlerde ise 300 metrelik karelajlar oluşturduk. Sondaj derinlikleri 30 metre ile 300 metre arasında değişiyor” dedi.
Sözen, elde edilen verilerin yalnızca afet riskleri için değil, yapılaşma ve dönüşüm kararları açısından da temel veri oluşturacağını vurguladı.
Bornova’daki mikrobölgeleme çalışmalarında ise 7 bin 12 hektarlık alanda yaklaşık 1500 sondaj kuyusu açılmıştı. Diğer 11 merkez ilçede de etap etap ilerlenmesi planlanıyor.
Tsunami riskine karşı 30 bin senaryo

Üniversitelerle ortak yürütülen “İzmir Depremsellik ve Tsunami Araştırması” kapsamında kentin kıyı şeridi için ayrıntılı risk analizleri yapıldı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün katkı verdiği çalışmada yaklaşık 30 bin farklı tsunami senaryosu değerlendirildi.
600 kilometrelik kıyı hattı boyunca olasılıksal tsunami baskın haritaları hazırlandı. Seferihisar’ın UNESCO destekli CosastWAVE Projesi kapsamında sertifikalandırılması için de başvuru yapıldı. Tahliye haritaları, yönlendirme tabelaları, eğitim ve tatbikatların bu sürecin parçası olması planlanıyor.
Heyelan ve fay hatları için kapsamlı envanter

İzmir genelinde 30 ilçeyi kapsayan heyelan envanteri de Coğrafi Bilgi Sistemi ortamında haritalandı. Mevcut ve potansiyel risk alanları belirlenirken, kritik bölgeler için mühendislik önlemlerine zemin hazırlayan teknik çalışmalar planlandı.
Öte yandan İzmir ve çevresindeki aktif fay hatları paleosismoloji yöntemiyle inceleniyor. Açılan hendeklerle fayların geçmiş deprem üretimi, tekrarlama aralıkları ve olası büyüklükleri araştırılıyor.
25 aktif fay üzerinde planlanan 111 hendek lokasyonunun 90’ı tamamlandı. Bu çalışmaların genelinde ilerleme oranı yüzde 80 seviyesine ulaştı.
Deprem Master Planı ve toplanma alanları
Tüm bu veriler, Dokuz Eylül Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan İzmir Deprem Master Planı’nda bir araya getirilecek. Plan; bilimsel risk değerlendirmesi, planlama ve imar kararları, hukuki ve mali çerçeve ile toplum temelli afet bilincini birlikte ele alacak. Çalışmalar 8 ana başlık altında yürütülüyor.
AFAD koordinasyonunda kent genelinde 71 barınma alanı ve 2 bin 425 toplanma alanı da belirlendi. Bu alanların altyapı ve kapasite yeterliliğine yönelik iyileştirme çalışmaları sürerken, tüm veriler dijital sistemlere aktarılıyor.



