İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Berlin Kentsel Doğa Paktı’nın yıllık toplantısı, kentlerde doğanın korunması ve biyolojik çeşitliliğin artırılması için ortak hareket çağrısıyla sona erdi. Toplantıda, İzmir’de geliştirilen iş birliğinin somut adımlara dönüştürülerek Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 17. Taraflar Konferansı (COP17) sürecine taşınması gerektiği vurgulandı.

Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen toplantının kapanış oturumu, “İzmir’den Geleceğe: Ortak çalışmalarımızdan çıkan sonuçlar” başlığıyla yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Pakt Danışma Kurulu temsilcileri Deniz İncesu ve Burak Erdinç, kentlerde doğanın korunması ve yeniden canlandırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
69 eylemin 16’sı kentsel doğayla ilgili

İzmir’in Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) ile Yeşil Şehir Eylem Planı hakkında bilgi veren Burak Erdinç, mevcut planlarda doğaya yönelik çok sayıda hedef bulunduğunu belirtti.
Erdinç, “Kentlerin doğaya ilişkin hedeflerinin pek çoğu mevcut plan ve stratejilerimizde mevcut. Bu planlarda yer alan 69 eylemin 16’sı doğrudan kentsel doğayla ilişkili. Bu eylemler; doğal ekosistemlerin iyileştirilmesi, denizel biyolojik çeşitliliğin korunması, serin sokaklar oluşturulması, doğa temelli oyun ve eğitim alanları, iklim dostu tarım ve sürdürülebilir yağmur suyu yönetimini kapsıyor” dedi.
Doğanın korunmasının yalnızca çevre politikalarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Erdinç, iklim değişikliğine uyum, su yönetimi, tarım ve kentsel gelişim gibi alanların da doğayla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.
“Kentler birlikte daha fazlasını başarabilir”

Doğa odaklı projelerin hayata geçirilmesinde finansman kaynaklarına erişim ve kurumların ortak hedefler doğrultusunda bir araya getirilmesi gibi güçlükler yaşandığını belirten Erdinç, kentlerin deneyimlerini paylaşarak daha etkili sonuçlar elde edebileceğini söyledi.
Erdinç, “Birbirimizin deneyimlerinden öğrenebilir, başarılı uygulamaları geliştirebilir ve birlikte ilerleyebiliriz. Deneyim paylaşımını güçlendirmek, etkili yöntemleri yaygınlaştırmak, izleme, yönetişim ve finansman konularında birbirimize destek olmak gerekiyor” dedi.
COP17 sürecinde ortak hareket etmenin önemini de vurgulayan Erdinç, Berlin Kentsel Doğa Paktı’nın doğa eğitimi, türlerin ve yaşam alanlarının korunması, yeşil ve mavi altyapı, toprak sağlığı, gıda ve tarım alanlarında kentler arasındaki iş birliğini geliştirebileceğini ifade etti.
“Kentler birlikte öğrenmeli ve harekete geçmeli”
Deniz İncesu ise doğa ve biyolojik çeşitliliğin kentlerin planlama ve yönetim süreçlerinde temel bir yere sahip olması gerektiğini belirtti. Mevcut çalışmaların uygulamaya dönüştürülmesi için stratejiler, bütçeler, veriler, belediye birimleri, yerel topluluklar ve siyasi taahhütler arasında güçlü bağlar kurulmasının önemini vurguladı.
İncesu, “Uygulamaya geçmenin ilk adımı, mevcut birikimimizi bir araya getirmek. Stratejilerimiz, bütçelerimiz, verilerimiz, belediye birimlerimiz, yerel topluluklarımız ve siyasi taahhütlerimiz arasında güçlü bağlar kurmalıyız” dedi.
Biyolojik çeşitlilik çalışmalarının iklim dayanıklılığı, su yönetimi, sağlık, yaşam kalitesi ve sosyal kapsayıcılık alanlarında da fayda sağlaması gerektiğini dile getiren İncesu, kentlerin bu hedeflere ulaşmak için tek başlarına hareket etmek zorunda olmadığını söyledi.
Berlin Kentsel Doğa Paktı’nın ortak öğrenme, yeni yaklaşımlar geliştirme ve deneyim paylaşımı yoluyla güçlü bir iş birliği ağına dönüşebileceğini belirten İncesu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hiçbir kent bu hedeflere ulaşmak için tek başına hareket etmek zorunda değil. Pakt, birlikte öğrenen, yeni yaklaşımlar geliştiren, deneyimlerini paylaşan ve harekete geçen kentlerden oluşan güçlü bir iş birliği ağına dönüşebilir. İzmir’den ayrılırken yanımızda götüreceğimiz en önemli düşüncenin şu olduğuna inanıyorum: Her birimiz kentimize yeni bir iş birliği ortağıyla, hayata geçirebileceğimiz somut bir fikirle ve artık tek başımıza çözmek zorunda olmadığımız bir sorunla dönebiliyorsak, Berlin Kentsel Doğa Paktı amacına ulaşmaya başlamış demektir. İzmir’de oluşturduğumuz bu iş birliği ruhunu kentlerimize ve hep birlikte COP17’ye taşıyalım”
İzmir’in doğal alanlarını ziyaret ettiler
Berlin Kentsel Doğa Paktı’nın yıllık toplantısı için İzmir’e gelen heyet, program kapsamında kentin doğal alanlarını da gezdi.
Akdeniz’in en büyük flamingo kolonilerinden birine ev sahipliği yapan Gediz Deltası’ndaki Kuşcenneti’ni ziyaret eden katılımcılar, bölgenin ekosistemi ve kuş popülasyonu hakkında bilgi aldı. Heyet, teleskoplarla flamingoları gözlemledi.
Program kapsamında feribotla körfez turu yapan katılımcılar, ardından İnciraltı Kent Ormanı’na geçti. Burada, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 2027 yılında düzenlenecek EXPO hakkında bilgi verildi.
Heyetin son durağı ise Çakalburnu Lagünü oldu. Gün batımını izleyen katılımcılara lagünün ekosistemi, biyolojik çeşitliliği ve bölgede gözlemlenen kuş türleri hakkında bilgi aktarıldı.





