İzmir'de bu yaz etkisini artıran sinek yoğunluğu vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkilerken, TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yaşar, sinek popülasyonundaki artışın yalnızca mevsimsel nedenlerle açıklanamayacağını, yıllardır biriken çevresel sorunların bugün yaşanan tabloyu ortaya çıkardığını söyledi.
"Derelerin betonlanması körfezin ölüm fermanını imzaladı"
Körfezin geçmişte önemli bir iyileşme süreci yaşadığını hatırlatan Yaşar, arıtma yatırımlarının olumlu sonuç verdiğini ancak daha sonra yapılan uygulamaların bu süreci tersine çevirdiğini ifade etti.
Yaşar, "2002 yılında arıtma çalışmaları başladıktan sonra körfez masmavi olmuştu. Ancak 2007 yılında derelerin altının betonlanmasıyla birlikte dereler yeniden kokmaya başladı. Bunu defalarca dile getirdik. Derelerin betonlanması körfezin ölüm fermanını imzaladı" dedi.
"Asıl sorun bu yıl yaşanan yoğun sinek"
Bu yaz en büyük çevre sorunlarından birinin sinek yoğunluğu olduğunu belirten Yaşar, mevcut ilaçlamaların beklenen etkiyi göstermediğini söyledi.
"Bu sene müthiş bir sinek var. İlaçlama yapılıyor ancak etkili olmuyor. Oysa ilaçlamanın mart sonu ya da nisan başında, sinekler henüz larva dönemindeyken yapılması gerekiyordu. Şu an sinekler büyümüş durumda. Bu aşamadan sonra yapılan mücadele çok daha zor hale geliyor" ifadelerini kullandı.
"Afrika'dan geldikleri iddiasına katılmıyorum"
Sineklerin Afrika'dan geldiğine ilişkin değerlendirmelerin kendisini ikna etmediğini söyleyen Yaşar, sorunun kaynağının kentte aranması gerektiğini savundu.
"Sineklerin bu kadar çoğalmasını dere yataklarının betonlanmasına ve çöplerin uzun süre toplanmamasına bağlıyorum. Çöp alanlarının sürekli temizlenmesi ve düzenli olarak yıkanması gerekiyor. Ben yıllardır bunun sadece bir kez yapıldığını gördüm. Sinekler bu alanlarda ürüyor. Bu nedenle Afrika'dan geldikleri yönündeki açıklamalar bana inandırıcı gelmiyor."
"İzmir çevresel açıdan zor bir yıl geçirdi"
Kentte son aylarda yaşanan çevresel sorunların sinek artışını da etkilediğini dile getiren Yaşar, özellikle temizlik hizmetlerinde yaşanan aksaklıklara dikkat çekti.
"İzmir, ocak ayından sonra yaşanan grevlerle birlikte çevresel açıdan çok kirli bir yıl geçirdi. Gediz'de ilaçlama yapılmıştı ancak çevreciler buna karşı çıkmıştı. İlaçların çevreye zarar verebileceğini düşünmüyorum ama mevcut ilaçlamaların da tek başına net bir etkisi yok. Asıl sorun denizimizin, çevremizin ve doğamızın kirlenmiş olması. Son iki yıla kadar böyle bir problem yaşamıyorduk."
Yaşar, sinek sorununun kalıcı olarak çözülebilmesi için yalnızca ilaçlamanın yeterli olmayacağını, çevre temizliği, dere yataklarının durumu ve atık yönetimi gibi konuların bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.




