Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, yüksek sıcaklık ve nemin kalbin çalışma yükünü artırdığını belirterek, sıcak havalarda vücuttaki sıvı ve mineral dengesine dikkat çekti.
Medicana Sağlık Grubu bünyesinde görev yapan M. Vedat Çaldır, sıcak havaların kalp üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sıcak havada kalbin yükü artıyor
Yaz mevsiminde vücudun ısı dengesini korumak için yoğun çalıştığını belirten uzman, kalbin de bu süreçte daha fazla efor sarf ettiğini söyledi.
Sıcaklıkla karşılaşıldığında vücudun öncelikle ısıyı terleme yoluyla dışarı atmaya çalıştığını belirten Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır,
“Sıcaklık nedeniyle sıvı ve mineral kaybı yaşanabilir. Kalp hem daha hızlı çalışmak zorunda kalır hem de ritim için gerekli mineraller azalır. Bu da sağlıklı bireylerin bile kalbi için olumsuz sonuçlar doğurabilir” dedi.
Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. M. Vedat Çaldır, sıcak havalarda kalbin normalden daha fazla çalıştığını vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:
Sıcaklıkla karşılaşıldığında vücudun öncelikle ısıyı terleme yoluyla dışarı atmaya çalıştığını belirten Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, “Vücut ısıyı terle atmaya çalışırken derideki damarlar genişler. Kalp de bu genişleyen damarlara yeterli kanı ulaştırabilmek için debisini artırır. Bu artış ortalama yüzde 30 ila 50 arasında değişebilir. Yani sıcak havalarda kalp daha hızlı ve biraz daha güçlü atmaya başlar. Sağlıklı bireylerde bu durum genellikle normal bir uyum mekanizması olarak tolere edilir ancak kalbin çalışma yükü belirgin şekilde artış gösterir” diye konuştu.
Damarların genişlemesine bağlı tansiyon değişimlerine de dikkat çeken Çaldır,
“Kalp, tansiyonu belirli bir seviyede tutabilmek için daha hızlı çalışır. Bunun yanında terleme ile birlikte su ve tuz kaybı meydana gelir. Bu durum dolaşımdaki kan hacmini azaltır. Kalp, dokulara yeterli kanı ulaştırabilmek için atım hızını artırarak bu kaybı telafi etmeye çalışır” ifadelerini kullandı.
Nem, sıcaklığın etkisini artırıyor
Sıcak havaların sadece ısıdan ibaret olmadığını vurgulayan uzman, nemin de önemli bir etkisi olduğunu söyledi.
Sağlıklı bireylerin de sıcak havalardan etkilendiğini belirten Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır,
“Kalp tamamen sağlıklı olsa bile sıcak havalarda nabız dakikada 10 ila 20 atım kadar artabilir. Kişi hafif çarpıntı hissedebilir. Bu genellikle vücudun sıcaklığa verdiği doğal bir yanıttır. Ancak mevcut kalp hastalığı bulunan kişilerde aynı süreç daha ciddi sonuçlar doğurabilir” dedi.
Nem oranının etkisini de anlatan Çaldır,
“Yaz aylarında hissedilen bunaltıcı etkinin yalnızca sıcaklıktan değil, nemden de kaynaklandığını vurgulayan Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, “Kuru havada ter buharlaşarak vücudun serinlemesini sağlar. Nem oranı yükseldiğinde ise ter buharlaşamaz ve vücut iç ısısını yeterince dışarı atamaz. Bunun sonucunda daha fazla ter üretilir, daha fazla sıvı ve mineral kaybı yaşanır. Kalp hem daha hızlı çalışmak zorunda kalır hem de ritim için gerekli mineraller azalır. Bu nedenle yüksek nem, çoğu zaman sıcaklığın kendisinden daha yorucu olabilir” ifadelerini kullandı.
Tansiyon dalgalanması görülebiliyor
Sıcak havalarda tansiyon değişimlerinin sık yaşandığını belirten uzman, sürecin aşamalarını şöyle anlattı:
Sıcak havalarda tansiyonun dalgalanmasının sık görülen bir durum olduğunu söyleyen Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başlangıçta damarların genişlemesi nedeniyle tansiyon düşebilir. Eğer kişi yeterince sıvı almazsa bu düşüş daha belirgin hale gelir. Daha sonra kalp hızındaki artış, kalbin pompaladığı kan miktarının yükselmesi ve kanın yoğunlaşmasıyla birlikte tansiyon yeniden yükselebilir. Özellikle yaşlı bireylerde ve kalp-damar sistemine etkili ilaç kullanan kişilerde bu dalgalanmalar daha belirgin görülebilir.”
Terle birlikte mineraller de kayboluyor
Aşırı terlemenin sadece sıvı değil, önemli minerallerin kaybına da yol açtığını belirten uzman, bunun kalp ritmi üzerinde etkili olduğunu söyledi.
Aşırı terlemenin yalnızca sıvı değil, kalbin düzenli çalışması için gerekli minerallerin de kaybına yol açtığını belirten Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır,
“Terleme ile birlikte sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller vücuttan uzaklaşır. Bu mineraller kalbin elektriksel sisteminin düzgün çalışması için gereklidir. Belirgin eksikliklerinde çarpıntı, ekstra atımlar ve ritim bozuklukları ortaya çıkabilir. Ayrıca sıvı kaybına bağlı olarak nabız yükselir ve bu durum bazı kişilerde oldukça rahatsız edici hale gelebilir” diye konuştu.
Kalp krizi riski belirtilerine dikkat
Yaz aylarında bazı ciddi sağlık risklerinin artabileceğini belirten Çaldır, belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yaz aylarında kalp krizi riskinin artabildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, sözlerine şöyle devam etti:
“Güneş çarpması durumunda, halsizlik, baş dönmesi, aşırı terleme, iştahsızlık ve bayılacak gibi hissetme görülebilir. Bu belirtiler çoğunlukla gölge bir ortama geçildiğinde ve yeterli sıvı alındığında düzelir. Ancak göğüste ağrı, ağrının kola veya çeneye yayılması, soğuk terleme, mide bulantısı, düzensiz ya da çok hızlı çarpıntı ve bayılma hissi kalbin zorlandığını gösterebilir. Bu belirtiler yaklaşık 20 dakika boyunca devam ediyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır.”
Yazı güvenli geçirmek için öneriler
Sıcak havalarda kalbi korumanın en önemli yolunun sıvı ve mineral dengesini sağlamak olduğunu belirten uzman, günlük yaşamda dikkat edilmesi gerekenleri de sıraladı.
Kalbi sıcak havalarda korumanın en etkili yolunun sıvı ve mineral dengesini korumak olduğunu belirten Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, şöyle devam etti:
“Açık havada fark edildiğinden çok daha fazla sıvı ve mineral kaybedebiliyoruz. Bu nedenle günlük 2-3 litre suyun yanı sıra ayran, maden suyu ve çorba gibi sıvı ve mineral desteği sağlayan besinler düzenli tüketilmelidir. Mümkün olmadıkça 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalı, çıkılması gerekiyorsa şapka kullanılmalı ve sık sık gölge alanlarda dinlenilmelidir. Ağır yemekler, aşırı alkol tüketimi ve yoğun egzersiz vücudun ısınmasını artırır. Baş, ense ve bileklere soğuk uygulama yapılabilir. Klimalı ortamlarda sıcaklığın 25-26 derece civarında tutulması uygundur. Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi veya mide bulantısı gibi belirtiler başladığında kişi dinlenmeli, sıvı ve mineral desteği almalı, şikayetler düzelmiyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.”




