Hatay’da yaşayan muhasebeci Gamze Kocakaya Şen, hamileliğinin 35’inci haftasında sol göğsünde fark ettiği kitle nedeniyle hastaneye başvurdu. Yapılan biyopsi sonucunda meme kanseri teşhisi konulan Şen, 19 Ağustos’ta 37’nci gebelik haftasında kızı İdil Ada’yı dünyaya getirdi. Doğumun ardından kemoterapi tedavisine başlayan Şen, zorlu süreci bebeğinden aldığı güçle geçirdiğini anlattı.
35’inci haftada kanser teşhisi konuldu

İnşaat teknikeri eşi Sinan Şen (30) ile Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşayan Gamze Kocakaya Şen, hamilelik sürecini daha rahat geçirmek ve aile desteği almak amacıyla İzmir’in Ödemiş ilçesinde yaşayan ailesinin yanına yerleşti.
Daha önce iyi huylu kistler nedeniyle altı ayda bir kontrole giden Şen, hamileliğinin 35’inci haftasında sol göğsünde büyüyen bir kitle fark etti. Ödemiş Devlet Hastanesi’nde yapılan değerlendirme ve biyopsinin ardından kitlenin kötü huylu olduğu belirlendi.
Farklı hastanelere başvuran aile, bebeğin sağlık durumunu ve doğum sürecini değerlendirdi. Yapılan değerlendirmelerin ardından bebeğin dünyaya gelmesinin daha uygun olduğuna karar verildi. Şen, gebeliğinin 37’nci haftasında İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kızı İdil Ada’yı dünyaya getirdi.
‘Önceliğim kendimden önce bebeğimdi’

Kanser teşhisini öğrendiğinde öncelikle bebeğinin sağlığı için endişelendiğini anlatan Gamze Kocakaya Şen, yaşadığı korkuyu şu sözlerle dile getirdi:
"Teşhisi ilk duyduğunda önce bebeğime bir şey olur mu? Ona da geçer mi? diye çok korktum. Hamileyken kanser tanısı alan kimseyi duymamıştım. Önceliğim bebeğimdi, kendimden önce onu düşündüm ve onun için mücadele ettim. Hamileliğim için o 2-3 hafta çok zor bir dönemdi ama sonrasında hayata onunla bağlandık. 19 Ağustos'ta dünyaya geldi. Onun olması, bu sürece denk gelmesi hem bizim için iyi hem kötü oldu. Ama o olduğu için zamanın nasıl hızlı geçtiğini anlamıyoruz bile."
‘Bebeğim için yaşıyorum’

Hastalığının ikinci evrede olduğunu belirten Şen, kemoterapi tedavisinin devam ettiğini ve tedavi nedeniyle bebeğini artık emziremediğini söyledi.
Şen, tedavi süreci hakkında şu bilgileri verdi:
"5 kez kemoterapi aldım. İlk 3 ay haftalık olarak devam edecek, sonra 21 günde bir alacağım. Kanserli hücre kalmayınca ameliyat olacağım. Emzirmeyi sadece ilk 20 gün, tek göğüsten yapabildim. Son günlerde iyice sütüm artmıştı ama kemoterapi aldığım için şu an emziremiyorum. Ebeler kemoterapi bittikten sonra tekrar süt gelebileceğini söylüyorlar. Bebeğim sayesinde hayata yeniden bağlandık.
Onun sayesinde şu an bu süreci daha rahat atlatıyorum. Yoksa yataktan çıkamaz, depresyona girerdim ama şu an bebeğim için yaşıyorum"
‘Kızımız bize ilaç gibi geldi’

Eşi Gamze Kocakaya Şen’e bu süreçte destek olan Sinan Şen de kızlarının aileleri için önemli bir güç kaynağı olduğunu belirtti. Evden çalıştığını ve bebeğiyle daha fazla ilgilenebildiğini söyleyen Şen, eşine destek olmaya çalıştığını ifade etti.
Sinan Şen, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:
"Bu süreçte eşimi elimden geldiğince mutlu etmeye çalışıyorum. Ona üzüntümüzü hiç yansıtmamaya çalışıyoruz. Yürüyüşler yapıp kafamızı dağıtıyoruz. Ona destek olmaya çalışıyorum. Ben de evden çalışıyorum, o yüzden İdil ile biraz daha fazla ilgilenebiliyorum. Bu süreç bize aile olarak birlikte olmayı daha iyi öğretti. Böyle nadir yaşanan zorlu bir süreçte kızımız bize adeta ilaç gibi geldi, çok etkili oldu. Babalık duygusu normalde geç yaşanır derler ama Gamze'nin 3 günlük doğum sürecinden şu ana kadar ben çok derinden hissettim. İyi ki böyle bir kızımız var. İyi ki böyle bir eşim var. Ben de ona acil şifalar diliyorum"
‘Tedaviye geç kalmamak için doğumu başlattık’

Gamze Kocakaya Şen’in sürecini takip eden İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Dr. Arda Batuhan Karaduman, biyopsi sonucunda invaziv karsinom olarak adlandırılan kötü huylu meme kanseri türünün tespit edildiğini belirtti.
Bebeğin 37’nci haftaya ulaşmasının ardından riskli gebelik uzmanlarının doğumu önerdiğini aktaran Dr. Karaduman, kemoterapi tedavisine bir an önce başlanabilmesi için doğum sürecinin başlatıldığını söyledi
Dr. Karaduman, doğum sürecine ilişkin şu açıklamada bulundu:
"Gamze Hanım, gebeliğinin son dönemlerine yaklaştığında sol göğsünde eline gelen bir kitle görüyor. Biyopsi sonucunda invaziv karsinom dediğimiz kötü huylu bir meme kanseri türü ortaya çıkıyor. Geldiğinde kaygısı çok olan bir hastaydı ama bebek 37'nci haftaya ulaştığı zaman riskli gebelik uzmanlarımız tarafından doğum önerildi. Bir an önce kemoterapiye başlaması için suni sancıyla doğumu başlattık. İki güne yakın süren zorlu bir süreç oldu. Ancak doğum eylemi gerçekleşmeyince anne ve bebeğin sağlığını, süreci zora sokmamak adına sezaryen kararı aldık"
Doğumun ardından tedavi süreci başladı

Doğumdan sonra kemoterapi başlayana kadar bebeğin emzirildiğini belirten Dr. Karaduman, gebeliğin daha erken bir döneminde teşhis konulması durumunda tedavinin gecikebileceğine dikkati çekti.
Dr. Karaduman,
"Eğer hasta gebeliğinin kritik bir haftasında olsaydı beklemek gerekecekti ve tedavisi gecikecekti. Belki de meme kanseri daha da ilerleyecekti. O yüzden şanslı bir vaka diyebiliriz. Şu anda sağlıklı bir şekilde bebeğinin doğumunu gerçekleştirdik, takiplerine ve tedavisine devam ediyoruz" diye konuştu.





