CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Polatlı ilçesinde mevsimlik tarım işçilerinin kaldığı çadır alanını ziyaret etti. İşçilerle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, parti içi tartışmalar yerine halkın sorunlarına odaklandığını vurguladı.

Mevsimlik tarım işçileriyle buluştu

Çadır alanında işçilerle sohbet eden Kılıçdaroğlu, ailelerin yaşam koşullarını yerinde inceledi. Kadınlar ve çocuklarla da görüşen CHP Genel Başkanı, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yeni partiye geçen milletvekili sayısı oranında hazine yardımından pay verilmesine yönelik açıklamasının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, gündeminin farklı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

Yılmaz Büyükerşen CHP’den istifa etti!
Yılmaz Büyükerşen CHP’den istifa etti!
İçeriği Görüntüle

"Benim gündemim farklı. Benim gündemim halkın gündemi. Buradaki insanların sorunu. Bu insanların sorununu çözmek. A partisi bunu demiş, B partisi bunu demiş. Söylenen söz önemli; halkın sorunlarıyla kim ilgileniyor? Halkın sorunlarının çözümü için hangi önerileriniz, modelleriniz var? Buraya geldim, bu insanlar bir anlamda unutulmuş insanlar. Bu insanların aileleri var, çocukları var, sorunları var. Alın teri döküyorlar, kazanmak istiyorlar. Çocuklarını iyi okullarda okutmak istiyorlar. Bu çocukların sağlık sorunu var, bunların sosyal güvenlik sorunu var. Bu insanlarla ilgilenmeyen bir siyasi partinin veya bir siyasi liderin Türkiye'nin sorunlarını çözme kapasitesi yok demektir."

"Halkın arasında siyaset yapıyorum"

Toplumun farklı kesimlerinin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla sahada olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, siyaset anlayışını şu sözlerle anlattı:

"Benim görevim, toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir. Ben çöpten kağıt toplayan insanlarla da, tarlada çalışıp mesai saati olmaksızın alın teri döküp kazanan insanların sorunlarını çözmek için yola çıktım. Benim siyaset anlayışım budur. Ben gidip başka bir yerde siyaset yapmıyorum, halkın arasında siyaset yapıyorum. Dolayısıyla günlük kısır tartışmaların ötesine çıkmak lazım."

"CHP'nin içindeki tartışmalar beni hiç ilgilendirmiyor"

Türkiye'de birçok kesimin ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, parti içindeki tartışmalara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Çiftçiye bakın sorunu var, işçiye bakın sorunu var, işsizlere bakın sorunu var, gençlere bakın sorunu var, emeklilere bakın sorunu var. Sorunsuz kesim; 'Beşli Çeteler' ve onların yardakçıları. Onların hiçbir sorunu yok. Sarayda oturanlar, onların hiçbir sorunu yok. Onların hepsinin keyfi yerinde. Onların halkın sorunlarıyla ilgilenme gibi bir düşünceleri de yok. Benim adım Kemal Kılıçdaroğlu ise ben bu ülkede herkesin sorununa eğilmek zorundayım. Bana oy versin veya vermesin, beni tercih etsin veya etmesin, ben onun sorunlarını çözmek zorundayım. Dolayısıyla CHP'nin içindeki tartışmalar beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren şu: Bu ülkenin sorunlarıyla kim ilgilenmek istiyorsa yanıma gelecek. Beraber gideceğiz, beraber sorunlara eğileceğiz. Birilerinin sözcüsü asla ve asla olmayacağız."

"Halkın sözcüsü olacağız"

Çocukların eğitim ve yaşam koşullarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, siyasetin önceliğinin toplumun sorunları olması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

"Eğer sözcü olacaksak halkın sözcüsü olacağız. Eğer sözcü olacaksak şu çocukların sözcüsü olacağız. Onların okul sorunu var. Kim dile getirdi? Hangi siyasi parti dile getirdi? Oturuyorlar akşama kadar konuşuyorlar Meclis'te. Ne konuşuyorlar? Meclis'te olmayan, adına sahte oy pusulası gönderilen insanlarla ilgili bu Türkiye ne yaptı? Meclis Başkanı ne yaptı? Siyasi partiler ne yaptı? Ya parlamentoda olup da sahte oy pusulası gönderen sahtekarların hesabının sorulması gerekmiyor mu?"

Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşullarına da değinen Kılıçdaroğlu, sosyal devlet anlayışının gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Medyaya çağrı yaptı

Basın mensuplarına da seslenen Kılıçdaroğlu, kamuoyunun gerçek sorunlara odaklanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Sizden istirhamım; kısır tartışmaların ötesine çıkın. Kontrollü medya istemiyoruz. Bir daha ifade edeyim: Kontrollü, yönlendirilen medya istemiyoruz. Halkın medyasını istiyoruz. Halkın sesi olacak, şu çocukların hakkını savunacak. Bunlarla röportaj yapın bakayım, dertleri ne bu çocukların? Ben bu çocukların hakkını hukukunu savunan bir kişiyim. Siyasetteki tek hedefim bu. Onun dışındaki hiçbir kaygım yok. Benim tek kaygım bu çocuklar ve bu ülkenin geleceği. Bunun için de mücadele edeceğim, hiç kimse endişe etmesin."

"Kirli siyasetin faydası yoktur"

Hakkında bugüne kadar çok sayıda yalan haber yapıldığını öne süren Kılıçdaroğlu, siyasetçilerin hesap verebilir olması gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Üzerimize baskılar gelir, yalan haberler üretilir. Hayatımda görmediğim yalan haberleri kontrollü medya sayesinde gördüm, sosyal medyada gördüm. Ağzımdan çıkan 'A' ise 'Z' diye telaffuz edildiğini gördüm. Yazan anlı şanlı gazeteciler, köşklerinde oturan gazeteciler, saraylarda oturan gazeteciler, yalılarda oturan gazeteciler, halktan habersiz gazeteciler oturuyorlar koltuklarında beni eleştiriyorlar. Beni eleştireceksen senin istediğin televizyonda karşıma çıkacaksın. Kim kimi eleştiriyor, kim kime hesap soruyor? Biz hesap vermeye hazır bir siyaset anlayışını güdüyoruz. Bir siyasetçi hesap vermekten kaçıyorsa arkasında karanlık noktalar var demektir. Siyasetçi dediğiniz kişi halkına hesap verecek. Kim soruyorsa hesap verecek. Sonuna kadar gidecek. O zaman anlarız ki siyaset kirlilikten arınmıştır. Kirli siyasetin bu ülkeye faydası yoktur, bu insanlara da faydası yoktur."

Kaynak: DHA