Açıklanan rakamlara göre hem aylık hem de yıllık bazda şimdiye kadarki en yüksek satış seviyelerine ulaşıldı.

Verileri değerlendiren Gayrimenkul Girişimcisi Hakan Bucak, konut piyasasında çifte rekor yaşandığını vurguladı. Bucak, “Konutta çifte rekor gördük.” ifadelerini kullandı.

Bucak, “Türkiye genelinde konut satışları aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.8 artarak 254 bin 777 oldu. Bugüne kadar yapılan en yüksek aylık satış gerçekleşti. Yılın tamamında ise satışlar yüzde 14.3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. Böylece yıllık satışta tarihi zirve görüldü.” dedi.

Yüksek faize rağmen satışlar arttı

Konut satışlarının, yüksek kredi faizleri ve alım gücündeki gerilemeye rağmen artış göstermesinin dikkat çekici olduğunu belirten Hakan Bucak, talebi artıran nedenleri şöyle sıraladı:

Kartlı ödemelerde rekor artış: Harcama alışkanlıkları kökten değişiyor
Kartlı ödemelerde rekor artış: Harcama alışkanlıkları kökten değişiyor
İçeriği Görüntüle

“Konut fiyatları Şubat 2024’ten bu yana reelde geriliyor. Bu da birikimi olan için önemli bir fırsat yarattı. Altın ve mevduat gibi farklı yatırım araçlarında olanlar, bu yolla sağladıkları geliri gayrimenkulde değerlendirdi. Çünkü ilerde fiyat artar, erişemem düşüncesi hakimdi. Yatırımcının alım kararında etkili olan faktörlerden biri de amortisman süresi. Fiyat artışı hızı düşerken kiraların yükselmesi konutta amortisman süresini yeniden cazip hale getirdi. Son dönemde ev sahipleri ile yaşanan sorunlar da kiracı olan kesimi harekete geçirdi. Ayrıca faizsiz finansman sistemine ilginin giderek büyümesi konut satışını destekleyen bir diğer etken oldu.”

Ev sahipliği oranı arttı ama yeterli değil

Artan satışların ev sahipliği oranına da yansıdığını belirten Bucak, Türkiye’de ev sahipliği oranının yüzde 56’dan yüzde 57’ye yükseldiğini ifade etti. Ancak bu artışın yeterli olmadığını dile getiren Bucak, yatırımcı ağırlıklı satışların sürdüğüne dikkat çekti.

Bucak, “Uzun süre yaşanan gerilemeden sonra artış yaşanması önemli. Ancak oran hala istenen seviyenin gerisinde. Konutta satış rekoru kırılıyor ama görüyoruz ki alıcının büyük kısmı yatırımcı. Asıl talebin olduğu kitle, yani evi olmayanlar ise hala beklemede.” dedi.

2026 için yeni konut modelleri çağrısı

Sosyal konut projelerinin önemine değinen Bucak, 500 bin sosyal konut hamlesinin dar gelirli için kritik olduğunu ancak talebin çok daha yüksek olduğunu belirtti. Orta gelir grubuna yönelik yeni modellere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Bucak, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu nedenle dar gelirli için kamu proje üretirken orta gelirli için de yeni modeller denemenin zamanı geldi. Dünyada örnekleri olan erişilebilir konut modellerini 2026’da ülkemizde de uygulamalıyız. Kamu arsasında özel sektör işbirliği, markalı konut projelerinde sosyal konuta pay ayrılması, sosyal kiralık konut üretimi gibi modeller için pilot uygulamalara başlamalı ve başarısına göre genele yaymalıyız. 2025 konutta satış yılıydı, 2026 da üretim yılı olmalı.”

Kredili satışların payı düşük kaldı

2025 yılında gerçekleşen konut satışlarında banka kredisi kullanımının oldukça sınırlı kaldığını belirten Bucak, kredili satışların toplam satışlar içindeki payının yalnızca yüzde 14 olduğunu söyledi. Konut erişiminin artırılması için özellikle ilk kez ev alacaklara yönelik özel faiz oranlarının gerekliliğine dikkat çekti.

Yabancıya satışta düşüş sürüyor

Yabancıya konut satışlarında ise gerileme devam etti. Bucak, “2025 yılında yabancıya konut satışı bir önceki yıla göre yüzde 9.4 oranında azalarak 21 bin 534 oldu. 2025 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1.3 olarak gerçekleşti. Bu son 12 yılın en kötü oranı.” dedi.

Gayrimenkul tarafında oluşan tabloya da değinen Bucak, “Son bir yıllık verilere bakıldığında yabancıların Türkiye’deki net gayrimenkul alımı 2 milyar 308 milyon dolar oldu. Türklerin yurtdışı gayrimenkul alımı ise 2 milyar 657 milyon dolar ile tarihi zirveyi gördü. Gelen yatırım gidenin gerisinde kaldı. Gayrimenkulde cari açık büyüyor. Bu alanda kamu öncülüğünde iyileştirme olmazsa kaybeden ülke ekonomisi olacak.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: BASIN BÜLTENİ