İstanbul'un Ümraniye ilçesinde 19 Mart'ta meydana gelen ve Kubilay Kaan Kundakçı'nın hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin davada yeni bir duruşma daha görüldü. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederken, Zuhal Kalaycıoğlu hakkındaki ev hapsi tedbirini kaldırdı.
Olayın geçmişi
Soruşturmaya konu olay, 19 Mart gecesi Ümraniye'de bulunan Sıddık Sokak'ta yaşandı. İddiaya göre müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden görüşmek istedi. Bunun üzerine arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'nın da aralarında bulunduğu grupla birlikte Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti.
Araç içerisinde bekleyen grubun bulunduğu noktaya daha sonra çakarlı lüks araçlarla gelen kişilerin saldırı gerçekleştirdiği öne sürüldü. Saldırıda ağır yaralanan Kubilay Kaan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 7 kişi tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada toplam 10 kişi sanık olarak yer aldı.
Tanık Vahap Canbay dinlendi
İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tanık olarak ifade veren Vahap Canbay, olay günü yaşananları anlattı.
Canbay,
"Benim, Aleyna ile belirsiz ucu açık ayrılık konuşması olmuştu. Kendisinin yengeme attığı mesaj vardı, ona nazaran yengeme de mesaj atmış diye yanına çıkıp gitmiştim. Kubilay o gece bizde kalıyordu. İfadelerde belirttiğimiz gibi 'Gidelim' dedi. 'Bayram arefesi, gidelim barışmış oluruz' gibisinden konuşma oldu. Kubilay ile Yalçın zaten gidiyordu. 'Ben de geleyim o zaman' dedim. Yalçın da olay günü bizdeydi. İlk gittiğimiz vakit temizlikçi kapıyı açıp, 'Temizlik yapıyorum, kimseyi alamam' dedi. Kadın demek ki erkek olan yerde temizlik yapamıyor diye bekledik. 1 saat veya 2 saat orada bekledik. Stüdyodaki köpek benim, Aleyna'nın çok sevdiği köpek. O sevdiği için ona vermiştim. Kapıda beklerken bir tane siyah araç yanaştı, sadece çakarlarını görüyorduk. Araçtan biri indi cama vurdu, kapıyı açtım. 'Sizi bir daha bu kızın etrafında görmeyeceğim' dedi. Sol kolumu Kubilay'a doğru kaldırdım, cenin pozisyonu aldım. Sağ bacağım veya elim Alaattin'in koluna değmiş olabilir. Şahsın koluna bir temasım olmuş olabilir. Kendimizi korumak için kapattığımda değmiş olabilir" dedi.
"Kucağıma alıp yardım çığlığında bulundum"
Saldırının ardından yaşananları da anlatan Canbay,
"Olay anında kimse sesini çıkartmadı, ben sadece 'Yapma' diye bağırdım. Birinin vurulduğunu anlamadım. Kubilay bağırınca koşarak Kubilay'ın yanına gittim. Kucağıma alıp, yardım çığlığında bulundum. Bu olay günü öğlenden sonra konuşmalar gerçekleşmişti. Temizlikçimiz beni arayıp, Aleyna'nın Alaattin ile sevgili olduğunu söylemişti. Ağlamaya başladım. Ölüm gibi bir şey oldu, 'Kendimi öldürürüm' gibi söyledim" ifadelerini kullandı.
İzzet Yıldızhan: "Bu olayda en mağdur olan benim"
Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise olay sırasında Ankara'da olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmedi.
Yıldızhan,
"Ben olay günü bayram için Ankara'daydım. Metin gece beni aradı, 'Alaattin kavgaya karışmış ama ne olduğunu bilmiyorum, bana geliyor' dedi. Telefon görüşmesinden sonra Bilal'i aradım, telefonu kapalıydı. Gece 1-2 gibi Bilal ile görüştüm, ardından uyudum. Sabah kalktığımda çocuklarım bir cinayet olduğunu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun adının geçtiğini söyledi. Metin'i aradım durumu sordum. Bana 'Olay bu sanırsam, ben de bilmiyorum' dedi. Bu olayda en mağdur olan benim. İtibarım yerlerde süründü. Bir sonraki gün Alaattin yakalandı. Ben 45 gün cezaevinde yattım ne olduğunu bilmeden. Ben 9 çocuğa bakıyorum, en mağdur taraftayım. Beraat etmek istiyorum. Metin ile mesajlarımın sebebi çocuktan bilgi alırsanız bana haber vermeleri için yazıştığımız bir mesajdı" dedi.
Duruşma 13 Temmuz'a ertelendi
Mahkeme heyeti, Zuhal Kalaycıoğlu hakkındaki ev hapsi kararını kaldırdı. Adli kontrol tedbiri uygulanan tutuksuz sanıkların imza yükümlülükleri de sonlandırıldı.
Sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının sürmesine karar veren mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek davayı 13 Temmuz tarihine erteledi.



