TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması’nda Çerçeve Yasa’ya ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Yasanın geçici ve münhasır olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, düzenlemeden başka örgütlerin yararlanamayacağını söyledi.

Kurtulmuş, “Bu yasa geçici bir yasa ve münhasıran oluşturulmuş bir yasa. Başka örgütler de istifade edecek mi? Hayır, başka örgütler istifade etmeyecek. Bu münhasıran PKK, PYD, KCK için ortaya konulmuş bir yasadır. Ve ilanihaye değil. Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten sonra, yani birinci madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde gelen örgütün elemanları, silahlarını bırakan ve ‘Ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim’ diyen insanlar bundan istifade edebilecek. Bir başka soru çok soruluyor. Maalesef bazıları da haksız şekilde, yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin yasanın bu haliyle yararlanması mümkün değildir. Yani üst düzey yönetim bundan uzakta” dedi.
Toplantıda Çerçeve Yasa ele alındı
Milli İrade Buluşması “Terörsüz Türkiye” toplantısı, MÜSİAD Genel Merkezi’nde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Çerçeve Yasa’nın maddeleri ele alındı.
Programa Kurtulmuş’un yanı sıra Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ile AK Parti milletvekilleri de katıldı.
“Terörün Türkiye’ye alternatif maliyeti 3 trilyon dolar”
Kurtulmuş, yaklaşık 50 yıllık süreçte Türkiye’nin ağır bedeller ödediğini belirterek ekonomik kayba da dikkat çekti.
“Yaklaşık 50 yıllık süre içerisinde on binlerce insanımız şehit olmuş, on binlerce insanımız hayattan koparılmış, öldürülmüş, şehirlerimiz yıkılmış, köylerimiz yıkılmış ve birçok büyük zarara uğramış bir milletiz. En mütevazı tahminlerle terörün Türkiye’ye alternatif maliyetinin 3 trilyon dolar olduğunu biliyoruz. 2013 yılında hesapladığımızda tam manasıyla 1,3 trilyon dolar çıkmıştı. O günden bugüne bu rakamın çok daha yukarılara çıktığı malumdur” dedi.
“467 milletvekilinin evet oyu toplumsal mutabakatın yansıması”
Kurtulmuş, siyasi partiler arasında ortaya çıkan uzlaşının toplumdaki mutabakatı da yansıttığını ifade etti.
“Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki bölgedeki gelişmeler de bizim lehimize birtakım durumları ortaya çıkartıyor. İçeride siyasi iklimin ‘Terörsüz Türkiye’yi kabul etmesi, partilerin bir uzlaşı ortaya koyabilmesi aslında toplumsal mutabakatın da çıktığını gösteriyor. Birileri söylüyor ya, ‘Burada milletin görüşü yok, millet buna katılmadı.’ Kardeşim, 467 milletvekilinin evet oyu verdiği bir yasa aslında aynı zamanda milletin mutabakatının da doğrudan doğruya bir yansımasıdır” diye konuştu.
“Silahları bırakacaksan, gel bakalım, yolu yöntemi budur”
Kurtulmuş, İmralı’nın açıklamasının ardından örgütün yeni bir sürece girdiğini belirterek silah bırakma iradesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“İmralı’nın yaptığı açıklamayla birlikte örgüt yeni bir sürece girdi. Açıkçası örgütü tasfiye edeceğini, örgütün artık silahlı mücadele dönemini geride bırakması gerektiğini ve Türkiye için doğru yolun demokratik bir mücadele olduğunu çok açık bir şekilde beyan etti ve arkasından da bir şekilde tekraren bu beyanlar kamuoyu ile paylaşıldı. O zamanlar itiraz eden bazı arkadaşlar da şunu diyor: Elinde silah olan ve 40 yılı aşkın bir süre Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaşan örgüt, ‘Silahımı bırakacağım’ diyor. Biz, ‘Silahlarını bırakma’ mı diyecektik? Silahları bırakacaksan, gel bakalım, yolu yöntemi budur. Bugüne kadar gelmemizde örgütün bu silah bırakma iradesinin de önemli bir etkisi olduğunu ifade etmek isterim. Şunun da altını çizmek isterim. Orta Doğu’da en çok bulunan şey silahtır. Pazarda peynir ekmek satılır gibi on yıllar boyunca silah satıldığını, silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş’tan “üç sigorta” vurgusu
Çerçeve Yasa’da sürecin kontrol altında tutulmasını sağlayacak üç ayrı güvence bulunduğunu belirten Kurtulmuş, bunların yasanın uygulanması, kurul ve TBMM bünyesinde oluşturulacak izleme komisyonu olduğunu söyledi.
“Meclis’te geçtiğimiz hafta bir yasa çıktı. Yasayla ilgili çok detaylı şeyler söylemeye gerek yok. Şunu ifade etmek isterim. Bu yasanın içerisinde üç tane sigorta vardır. Şöyle bir endişe var ya, ‘Ya örgüt silah bırakmazsa?’ Öyle mi? Burada, yasanın metni burada; üç tane sigorta var. Birincisi, birinci madde. Birinci madde yine raporda kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün silahlarını bıraktığı, bütün unsurlarıyla birlikte kendini feshettiği, devletin güvenlik birimleri tarafından kontrol edildikten, tespit edildikten sonra konunun ülkenin en büyük güvenlik kurulu olan Milli Güvenlik Kurulu’nda benimsenmesi ve kabul edilmesiyle birlikte yasa uygulamaya girer. Yani o kadar garanti alındı ki bütün unsurlarıyla birlikte örgütün tasfiyesi, silahların tespiti, bununla ilgili sahada gözlemlerin yapılması, bu da yetmiyor. Milli Güvenlik Kurulu’nda bu konunun gündeme getirilmesi, Milli Güvenlik Kurulu’nda kararlaştırılması ve ondan sonra bu yasa uygulamaya girecek. Birinci sigortamız bu. İkinci sigortamız, yasanın 7'nci maddesinde belirlenmiş olan kurum. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinden oluşan bir kurul ortaya çıkacak. Bu kurul tek tek bütün bu dosyaları inceleyecek. Bu dosyalarla ilgili kararları verecek. Bu dosyalarla ilgili kararları da ilgili mahkemelere göndererek bunların uygulanmasıyla ilgili talepte bulunacak. Hatta yasada bu kurula idari, adli ve yasal düzenlemelerle ilgili teklifte bulunma yetkisi de verilmiştir. Bu şu demek; bu kurulun onaylamadığı hiçbir şey olmayacak demektir, ikinci sigorta. Bu da yetmez. Üçüncü bir sigortayı daha yasa ortaya koyuyor, 7'nci maddenin içerisinde. O da bu süreçlerin kontrol edilebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde bir izleme komisyonu. Siyasi partilerden oluşacak bir izleme komisyonu. Bu izleme komisyonu da Allah’ın izniyle süreçleri izleyecek, raporlayacak, yeri geldiği zaman tavsiyelerde, ilgililere tavsiyelerde bulunacak” dedi.
“Altı aylık süre” ayrıntısı
Kurtulmuş, yasanın süresiz olmadığını, yürürlüğe girmesi için örgütün silahlarını bırakması, tüm unsurlarıyla kendisini feshetmesi, bunun güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından benimsenip kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Bu aşamanın ardından altı aylık sürenin başlayacağını ifade eden Kurtulmuş, bu süre içerisinde silahlarını bırakan ve örgütsel faaliyetlerden vazgeçtiğini belirten örgüt elemanlarının yasadan yararlanabileceğini kaydetti.
Kurtulmuş ayrıca İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin mevcut haliyle yasadan yararlanamayacağının altını çizdi.
“Hiçbir yerde silah sesi olmasın”
Kurtulmuş, sürecin devlet aklı ve millet vicdanının birlikte hareket etmesiyle şekillendiğini belirterek hedefin ülkede silah seslerinin ve saldırıların sona ermesi olduğunu söyledi.
“Bu yasa geçici bir yasa ve münhasıran oluşturulmuş bir yasa. Başka örgütler de istifade edecek mi? Hayır, başka örgütler istifade etmeyecek. Bu münhasıran PKK, PYD, KCK için ortaya konulmuş bir yasadır. Ve ilanihaye değil. Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten sonra, yani birinci madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde gelen örgütün elemanları, silahlarını bırakan ve ‘Ben vazgeçtim’ diyen insanlar bundan istifade edebilecek. Bir başka soru çok soruluyor. Maalesef bazıları da haksız şekilde, yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin yasanın bu haliyle yararlanması mümkün değildir. Yani üst düzey yönetim bundan uzakta. Bu bir süreç tabii ki devlet aklı ve millet vicdanı. Değerli arkadaşlar, bunun ikisi bir araya geldiği için dengeli bir şekilde oluştuğu için ortaya bunlar çıktı. Milletin vicdanı, milletin irfanı, milletin kabul ettiği şeylerin üzerinden devlet bir akılla bu süreci yürütmüş bugüne kadar ve inşallah sonuç alacaktır. Sonuç nedir? Artık bu memleketin hiçbir yerinde, hiçbir dağında, hiçbir ovasında silah sesi olmasın. Hiçbir şehrinde bombalar patlamasın. Hiçbir yerde insanlar terörün kurbanı olmasın ve bu ülkenin insanları birlik ve beraberlik içerisinde yollarına devam etsinler” diye konuştu.
Bilal Erdoğan’dan Kurtulmuş’a hat tablosu
Program, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a İbrahim Suresi’nin 40’ıncı ayetinin yazılı olduğu hat tablosunu hediye etmesiyle devam etti.
Hatıra fotoğrafı çekiminin ardından 17. Milli İrade Buluşması sona erdi.





