Bursa’da Nilüfer Belediyesi’ndeki imar süreçlerinde rüşvet alındığı iddialarına ilişkin, aralarında eski Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de bulunduğu 21 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davanın üçüncü duruşmasında savunma yapan Erdem, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, Erdem’in tutukluluk halinin, diğer sanıkların ise adli kontrol şartlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Turgay Erdem suçlamaları reddetti

N I L U F E R B E L E D I Y E S I N D E ‘ R U S V E T’ D A V A S I N D A 1554334 462544

Bursa 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, davanın tek tutuklu sanığı olan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem savunma yaptı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Erdem, geçmiş yıllarda ilçede yaşanan yoğun yapılaşma ve imar uygulamaları nedeniyle yargılandığını öne sürdü.

Erdem, 2009-2014 yılları arasında Nilüfer’de yoğun inşaat faaliyetleri yaşandığını belirterek, konut sahiplerinin bir an önce evlerine yerleşmek istemeleri nedeniyle kullanma izinlerini imzaladıklarını söyledi.

2016 yılından sonra kentsel dönüşüm kapsamında parsel bazında emsal artırma yetkisinin uygulanması ve 2018’de değişen Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği nedeniyle ortaya çıkan sorunlara da değinen Erdem, şu ifadeleri kullandı:

“‎Özellikle 2009 ile 2014 yılları arasında yoğun bir yapılaşmanın ve inşaat faaliyetlerinin olduğu Nilüfer’de, kat sahiplerinin bir an önce konutlarına yerleşmek istemelerinden dolayı sorumluluğumuzu yerine getirerek kullanma izinlerini imzalamıştık. ‎2016 yılı ve sonrası Büyükşehir Belediyesi'ne verilen kentsel dönüşüm konusundaki parsel bazında emsal artırma yetkisinin de Nilüfer ilçesi gibi yeni gelişme bölgesinde öncelikle ve yoğun olarak uygulanmaya başlanması büyük sorunlar yaratmıştı. ‎Ayrıca 2018 yılında değişen Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin uygulanmasından dolayı meydana gelen olumsuzluklar ve kat mağduriyetlerinden kaynaklı sorunların giderilmesi için aldığımız sorumluluklardan, attığımız imzalardan dolayı bugün yargılanıyoruz”

‘Bilirkişi raporuna göre bana devredilen yetkiler mevzuata uygun’

Kendisine devredilen yetkilerin mevzuata uygun olduğunu savunan Erdem, bilirkişi raporunda da bu yönde değerlendirmelerin bulunduğunu ifade etti.

İBB davasında 98’inci duruşma: İmamoğlu savunma yapıyor!
İBB davasında 98’inci duruşma: İmamoğlu savunma yapıyor!
İçeriği Görüntüle

İmar süreçlerinde tüm muhatapların onayının ardından işlemlerin tamamlandığını belirten Erdem, iddianamede yer alan tek imza uygulamasına ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“‎Biz bu uygulamaları yapmadan önce tüm muhatapların onayından sonra süreç tamamlanıp imzalar atılıyordu. Ancak burada sadece ben ve bazı müteahhitler yargılanıyoruz. İddianameye konu olan ‘Tek imza’ ile ilgili belirtilen yöntem, o dönemin Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in ‘Koordinatör Belediye Başkan Yardımcısı’ sıfatı ile bana verdiği yetkiyle, Bursa 19’uncu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından istenen bilirkişi raporunda uzman bilirkişilerin incelemesi sonucu, ‘Belediye Başkanı tarafından yetkilerinin bir bölümünü Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e devrettiği ve devredilen yetkilerin kullanıldığı düşünüldüğünde mevzuata uygun hareket ettiği değerlendirilmektedir’ ifadeleri yer almaktadır. ‎İddianamede yer alan ruhsat, Çevre ve Şehircilik yetki değişikliği ile ilgili uzman kişilerce hazırlanan raporda da ruhsat ve kullanma izinlerindeki imzaların mevzuata aykırı olduğu görüşü, bilirkişi raporunda mevzuata uygunluğu tespit edilmiştir.”

‘MASAK raporunda aleyhime bir tespit bulunmamaktadır’

Önceki duruşmada dinlenen tanıkların çelişkili ifadeler verdiğini ileri süren Erdem, kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti.

Hakkındaki suç örgütü yöneticiliği suçlamasının yasal yetkilerini kullanmasından kaynaklandığını savunan Erdem, HTS kayıtları ve MASAK raporlarında da örgüt üyeleri olarak nitelendirilen kişiler arasında süreklilik gösteren bir ilişki ve maddi bağlantı bulunmadığını öne sürdü.
Erdem, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“‎Hakkımda ileri sürülen suç örgütü yöneticiliği iddiası, koordinatör başkan yardımcısı ve belediye başkanı olarak yasal yetkileri yasal mevzuat çerçevesinde bürokrasinin getirdiği şartlarda kullanmamdan kaynaklanmaktadır. ‎Bu durumun suç işlemek amacıyla kurulmuş bir düzen olarak nitelendirilmesi, demokratik hukuk sisteminde kamu idaresinin yok sayılması anlamına gelmektedir. Ayrıca yine iddianamede yer alan HTS kayıtları ve MASAK raporları incelendiğinde, örgüt üyeleri diye adlandırılan kişiler arasında süreklilik gösteren bir ilişki olmadığı gibi maddi ilişki de bulunmamaktadır. Ayrıca MASAK raporunda aleyhime bir tespit de bulunmamaktadır”

Sağlık sorunlarını anlatarak tahliyesini istedi

N I L U F E R B E L E D I Y E S I N D E ‘ R U S V E T’ D A V A S I N D A 1554397 462544

Sağlık durumuna ilişkin bilgi veren Erdem, 2011 yılında ağır bir kalp krizi geçirdiğini, baypas ameliyatının ardından kalp yetmezliği geliştiğini ve 2012 yılında kalp pili takıldığını söyledi. Kalp pili nedeniyle sonraki yıllarda da ameliyatlar geçirdiğini belirten Erdem, pilin yeniden değiştirilmesinin önerildiğini ifade etti.

2023 yılında prostat kanseri teşhisi konulduğunu ve ameliyat sonrasında sorunlarının devam ettiğini aktaran Erdem, tutuklanmadan önce başladığı karaciğer yetmezliği tedavisinin de yarım kaldığını dile getirdi.

Yüzde 100 sürekli engelli raporu bulunduğunu belirten Erdem, sağlık durumunu şu sözlerle anlattı:

“2011 yılında ağır bir kalp krizi geçirdim. Yapılan baypas ameliyatı sonrası kalp yetmezliği gelişti. 2012 yılında kalp pili takılarak riskli bir konumda yaşamaya başladım. 2017 yılına kadar 4 kez kalp pilinin pıhtılaşma tıkamasından kaynaklı ameliyat oldum. 2017 yılında kalp pili tekrar değiştirildi. O günden bugüne de kalp pilinin birkaç kez devreye girmesi nedeniyle etkisi azaldı. Kalp pillerinin çalışma ömrünün 8 ila 10 yıl arasında olduğu düşünüldüğünde uzman hekimler yakın zamanda değişmesini önermektedir. Ayrıca ‎2023 yılında prostat kanseri teşhisi ile geçirdiğim ameliyat sonrası sorunlarım devam etmektedir. Tutuklanmadan önce başladığım karaciğer yetmezliği konusundaki tedavim de yarım kaldı. ‎Geçirdiğim diğer hastalıklar ve ameliyatlar nedeniyle Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Heyeti tarafından düzenlenen rapor sonucu yüzde 100 sürekli engelli kartı ile riskli bir hasta olarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Sürekli tıbbi kontrol altında bulunmam gerekirken, malumunuz bulunduğum ortamlar tedavimin sürdürülebilmesi için uygun değil.”

‘Ailemle birlikte yaşamaya hazırlanırken iftiraya uğradım’

Siyasetten çekildiğini ve emekli hayatı yaşamak istediğini söyleyen Erdem, ailesiyle birlikte sakin bir yaşam kurmaya hazırlanırken tutuklandığını belirtti. Hakkındaki iddiaların somut delillere dayanmadığını savunan Erdem, yurt dışına çıkış girişiminin kaçma girişimi olarak değerlendirilmesine de karşı çıktı.

Erdem, savunmasında şunları kaydetti:

“5 yaşındaki oğlum ve ailemle birlikte her şeyden uzak yaşamaya hazırlanırken, iftiralar ve asılsız iddialar neticesinde 1 yıldır tutukluyum. ‎Dosya kapsamında yer alan tüm iddialar somut ve kesin delillere dayanmamakta ve yasal dayanağı bulunmamaktadır. Tarafıma yöneltilen tüm suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu açık olup, isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. ‎Yurt dışına çıkmamın bir kaçma girişimi olarak nitelendirilmesini de doğru bulmuyorum. Pasaportumun yurt dışı çıkış yasağı sisteme işlenmediğinde geriye döndüm. Benim kaçma girişimim olsaydı bundan önce 2 defa yurt dışına gezi için çıkmıştım. Bu nedenle tahliyemi, aksi halde adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum”

Mahkemeden tutukluluğun devamı kararı

Diğer sanıkları ve avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, davanın tek tutuklu sanığı Turgay Erdem’in tutukluluk halinin devamına hükmetti. Diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine karar veren heyet, duruşmayı erteledi.

Kaynak: DHA