1 Haziran 1919 tarihinde emperyalist işgale karşı örgütlü ilk halk direnişi olarak tarihe geçen İlkkurşun Direnişi için İlkkurşun Anıtı’nda gerçekleştirilen program, çelenk sunumu ile başladı. Törene Hakan Yavuz Erdoğan, Mustafa Turan, Ödemiş İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Cihan Gültekin, Ödemiş İlçe Emniyet Müdürü Hasan Özge, Ödemiş Ticaret Odası Başkanı İbrahim Sürav, belediye başkan yardımcıları M. Cumhur Şener, Metin Kıral, Levent Başer, İlkkurşun Mahalle Muhtarı Fahri Seren, Ödemiş Muharip Gaziler Derneği üyeleri, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Çelenk sunumunun ardından Ödemiş Belediye Bandosu eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. İlçe Jandarma Komutanlığı tören mangası tarafından İlkkurşun Direnişi anısına saygı atışı gerçekleştirildi. Program, Ödemiş Belediyesi Halk Oyunları eğitmeni Ergin Bayar’ın tek kişilik zeybek gösterisiyle devam etti.
Turan: “İlkkurşun mücadelesi; teslimiyete karşı direnişin, esarete karşı özgürlüğün adıdır”
Törende konuşan Mustafa Turan, Yiğit Ordusu’nun kahramanlarının Ödemiş’e büyük bir miras bıraktığını vurguladı.
Turan konuşmasında şunları kaydetti:
“107 yıl önce bu topraklarda, işgale, haksızlığa, hukuksuzluğa boyun eğmeyen yiğit insanlar vardı. Onlar, ellerindeki imkanların yetersizliğine bakmadan; vatan sevgisini, bağımsızlık inancını ve özgür yaşama kararlılığını kuşanarak Hacı İlyas Tepeleri’nde gövdelerini siper ettiler.
Ödemiş, sadece bir ilçenin adı değildir. Ödemiş; Kuvayı Milliye ruhunun filizlendiği, halkın örgütlü iradesinin işgale karşı ayağa kalktığı, bağımsızlık meşalesinin yandığı kutsal bir mücadele toprağıdır. Bağımsızlığı uğruna bedeller ödemiş bir şehir olan Ödemiş’in sergilediği bu duruş, tüm Anadolu’ya umut olmuştur.
O gün verilen mücadele yalnızca bir şehri, bir ilçeyi savunma mücadelesi değildir. O mücadele; vatanı parçalamak isteyenlere karşı millet olma iradesinin haykırışıdır. O mücadele; teslimiyete karşı direnişin, umutsuzluğa karşı umudun ve esarete karşı özgürlüğün adıdır.
Yiğit Ordusu’nun Hasan Tahsin’den devraldığı özgürlük meşalesi, Kuvayı Milliye’nin kutlu yürüyüşüyle cephe-cephe ilerlemiş, yine İzmir’de 9 Eylül 1922’de bağımsızlığın asla batmayacak güneşine dönüşmüştür.
Bizler, bugün dini bayramlarımızda, milli bayramlarımızda bir arada olmayı, Ay-Yıldızlı Al Bayrağın gölgesinde huzurla yaşamayı toprağın kara bağrında sıradağlar gibi duran nice isimsiz kahramana borçlu olduğumuzu asla unutmamalıyız.
Atatürk’ün kurtuluş mücadelesinden sonra kurduğu ve devrimlerle yükselttiği Cumhuriyet; bizler bu mücadelelere sahip çıktığımız sürece, Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe ilerlediğimiz sürece yaşayacaktır.
‘Büyük bir hatıra, mukaddes bir ders, ulvi bir işaret’ diyerek yüreğimize kazıdığımız İlkkurşun Direnişi’nin 107. yılında Ali Orhan Bey, Yüzbaşı Tahir Bey, Hamit Şevket Bey, Doktor Mustafa Bey ve Yiğit Ordusu’nun isimsiz kahramanları olmak başta olmak üzere, bağımsızlığımız uğruna mücadele eden tüm Kuvayı Milliye neferlerinin aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum.
Bizlere düşen görev; onların bize emanet ettiği kutsal vatan topraklarına, Cumhuriyet’e, demokrasiye, özgürlüğe ve milli egemenliğe sahip çıkmaktır. Çünkü İlkkurşun Direnişi’nin bize bıraktığı en büyük miras; haksızlık karşısında susmamak, bağımsızlıktan asla vazgeçmemek ve ülkemizin geleceğine umutla sahip çıkmaktır.
Bugün burada yükselen bu ses, 107 yıl önce Hacı İlyas Tepeleri’nde yükselen sesin devamıdır. Bu ses, Atatürk ve Cumhuriyet sevdasıyla çarpan her kalpte sonsuza denk yankılanmaya devam edecektir.”
Erdoğan: “Bizler şanlı mirasın koruyucularıyız”
Hakan Yavuz Erdoğan ise konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kuvayı Milliye’nin temellerinin atıldığı Hacı İlyas Köyü’ne 1927 yılında “İlkkurşun” adını verdiğini hatırlattı.
Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ödemiş halkının 107 yıl önce sergilediği direniş ve vatanseverlik örneği aradan geçen yıllara rağmen halen bizlere ilham vermektedir. Birlik ve beraberliğimizin, Milli değerlere bağlığımızın ve ortak hedefler çevresinde kenetlenme gücümüzün en önemli kaynaklarından birisi Kuvayı Milliye ruhudur.
Ödemiş halkının gösterdiği destansı direniş, sadece yerel bir savunma hareketi değildir. Burada sıkılan ilk kurşun tüm Anadolu’nun bağımsızlığa olan sarsılmaz inancının ve hürriyet haykırışının simgesi olmuştur. Bugün bizler bu büyük kahramanlığın ve şanlı mirasın koruyucularıyız. Bu topraklarda ecdadımızın yazdığı destanı bir manevi şeref madalyası gibi göğsümüzde taşıyoruz”
Program, Üç Eylül Yatılı Bölge Ortaokulu öğrencisi Elanur Sezgin’in okuduğu şiirle devam etti. Ardından İlkkurşun ve Kuvayı Milliye efeleri zeybek gösterileri sundu.




