2027–2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık yol haritası açısından değerlendirilirken, Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu’dan üretim ve rekabet gücünün korunması çağrısı geldi.
Zorlu, küresel ekonomide belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve enerji ile emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların yüksek seyrettiği bir dönemde açıklanan programın önemli olduğunu belirtti.
Enflasyon hedefi öne çıkıyor

2026 yılına ilişkin sanayi ve ekonomik büyüme tahminlerinin aşağı yönlü, enflasyon beklentisinin ise yukarı yönlü revize edilmesini değerlendiren Zorlu, bunun mevcut ekonomik koşulların daha gerçekçi bir zeminde ele alındığını gösterdiğini ifade etti.
Enflasyonun 2029 yılında yüzde 9’a indirilmesi hedefinin ise fiyat istikrarının programdaki temel önceliklerden biri olduğunu ortaya koyduğunu belirten Zorlu, kalıcı tek haneli enflasyonun Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez bir hedef olduğunu söyledi.
“Üretim kapasitesi korunmalı”
Zorlu, 2026 yılı için sanayi büyümesinin yüzde 2,3 olarak öngörülmesine dikkat çekerek, dezenflasyon sürecinde üretim kapasitesinin korunması gerektiğini vurguladı.
Zorlu, fiyat istikrarına ilerlerken yatırım, istihdam ve ihracat rekabetçiliğini destekleyen politikaların da eş zamanlı yürütülmesinin önemine işaret etti. Türkiye ekonomisinin yalnızca büyüme hızına değil, büyümenin niteliğine de odaklanması gerektiğini belirten Zorlu; verimlilik, teknoloji ve yüksek katma değer yaratma kapasitesinin önemini vurguladı.
KOBİ finansmanına dikkat çekti
OVP’de reel sektörün finansmana erişimine yönelik adımların da önemli olduğunu belirten Zorlu, KOBİ kredilerinin toplam ticari krediler içindeki payının yüzde 27’ye yükseltilmesi hedefini olumlu değerlendirdi.
Bununla birlikte yüksek finansman maliyetlerinin üretim ve yatırım kararları üzerindeki etkisinin de gözetilmesi gerektiğini ifade eden Zorlu, uzun vadeli yatırım finansmanının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynakların Ar-Ge, inovasyon, yeşil ve dijital dönüşüm ile teknoloji yoğun üretime yönlendirilmesinin büyüme ve rekabetçilik hedefleri açısından kritik olduğunu kaydetti.
İşgücü piyasası için “atıl işgücü” vurgusu
Programda işsizliğin kademeli olarak azaltılarak tek haneli seviyelere geriletilmesi hedefini de değerlendiren Zorlu, atıl işgücünün ekonomiye kazandırılmasını isabetli buldu.
İşgücü piyasasına katılımın güçlendirilmesinin hem işsizliğin kalıcı biçimde azaltılması hem de sanayinin verimlilik odaklı ve sürdürülebilir büyümesi açısından önemli bir rol üstleneceğini belirtti.
Ekonomik güvenlik ve dayanıklılık
OVP’de ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın ayrı bir politika alanı olarak ele alınmasını da değerlendiren Zorlu, enerji arz güvenliği, su ve gıda güvenliği, kritik teknolojiler ile tedarik zincirlerinde dayanıklılığın ekonomik rekabet gücünün önemli unsurları olduğunu ifade etti.
Vergide adalet mesajı
Dolaylı vergilerin bütçe içindeki payının yüzde 65,5’ten yüzde 60’ın altına indirilmesi hedefini vergide adalet açısından önemli gördüklerini belirten Zorlu, fiyat istikrarının adil bir vergi politikasıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Zorlu, bu yaklaşımın ekonomik kazanımların toplumun geniş kesimlerine yayılmasına, gelir dağılımının iyileşmesine ve kalıcı refah artışına zemin hazırlayacağını ifade etti. Mali disiplinin harcama tarafında da güçlü biçimde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
“OVP’nin başarısı sonuçlarıyla ölçülmeli”
OVP’nin başarısının yalnızca açıklanan makroekonomik hedeflerle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Zorlu, hedeflerin üretime, yatırıma, ihracata ve refaha ne ölçüde yansıdığının önem taşıdığını söyledi.
Para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde yürütülmesi ve yapısal reformların kararlılıkla hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Zorlu; hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve öngörülebilirliğin de yatırım ortamının güçlendirilmesi ve ekonomiye duyulan güvenin kalıcı hale gelmesi açısından temel unsurlar olduğunu ifade etti.
Zorlu, fiyat istikrarı sağlanırken üretim gücünü ve rekabetçiliği koruyan, yatırımı ve yüksek katma değer yaratmayı teşvik eden bir ekonomik yapının Türkiye’yi daha güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına taşıyacağını belirtti.
Sibel ZORLU
Yönetim Kurulu Başkanı





