Ankara Tren Garı önünde 10 Ekim 2015’te gerçekleşen ve terör örgütü DEAŞ tarafından düzenlenen bombalı saldırıda yaşamını yitiren 104 kişi, katliamın 11’inci yıl dönümünde törenle anıldı. DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği (10 Ekim-Der) öncülüğünde düzenlenen anma programı için Ulus Metrosu önünden başlayan yürüyüş, Ankara Garı önünde son buldu.
Anma törenine Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, milletvekilleri ile hayatını kaybedenlerin yakınları ve yaralananlar katıldı. İlk patlamanın gerçekleştiği saat olan 10.04’te saygı duruşunda bulunulmasının ardından yaşamını yitirenlerin isimleri okundu.
"İktidarın fon krizi konusunda kimyası bozulmuştur"

Törenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özgür Özel, gündemdeki fon soruşturmasına dikkat çekerek iktidarın tepkilerini eleştirdi:
“İktidarın fon krizi konusunda kimyası bozulmuştur. Bu meselede kendilerini kimin rahatsız ettiği açıktır. İktidar temsilcileri ve parti sözcüleri sürekli Yeni Parti’yi hedef alıyorsa, fon krizinde karşılarındaki ana tehdidin; mağdurun ve kamunun hakkını savunan odağın Yeni Parti olduğunu kabul ediyorlar demektir. O Ömer Çelik’i dün izlemişsinizdir. Gördünüz paniği, vücut dilini, gerginliğini suçluların telaşını. ‘Hukuken ve siyaseten en üst mücadele ve alarm pozisyonundayız’ dedikten hemen sonra iki gazeteci tutuklandı. Ömer Çelik’in, fon krizinde büyük miktarlarda haksız kazanç sağlayan ve insanları mağdur eden bir isimle Bodrum’da tatil yaptığını, aynı uçakla seyahat ettiğini ifade etmiştik. Bir gazeteci arkadaşımız da bu tatile ait konser fotoğrafını paylaştığı için hedef alındı.”
AK Parti içindeki tartışmalar ve isim açıklama çağrısı

AK Parti'li Özlem Zengin’in liste açıklanması yönündeki çağrısını değerlendiren Özel, Meclisoturumundaki görev değişimine ve soruşturmanın kapsamına değindi:
“Özlem Hanım bu sözü dedikten sonraki Meclis oturumuna kendisi yerine başka bir grup başkanvekili gönderildi. Özlem Hanım nöbetçiydi o hafta. Bunun yanında Abdullah Güler’e yani ne yapalım, biz mi hakemlik edelim? Grup yönetimini toplasınlar, bir baksınlar. Özlem Hanım anlatır. 455 bin rakamının içinde çok büyük bir sayıda, belki 100 binlerce mağdur var. Belki birkaç yüz, belki bine yaklaşan fail var. Mahinur Hanım’ın babasıyla adı karışan da bir AK Parti’li mesela Bartın tarafında. Özlem Hanım’ın bahsettiği bu 455 bin kişiyi mağdur eden, iktidara yakın, genel başkan yardımcıları, bakanlar, bakan yakınları, üst düzey bürokratlar, çeşitli bakanlıkların üst düzey bürokratları. ‘Bu isimler açıklansın, hepimiz zan altında kalmaktan kurtulalım’ diyor. Öbürü de lafı sulandırıp ‘455 bin kişiyi mi açıklayacağız?’ diyor. Aradan kurtulmaya çalışanlar var. Bakan Bolat, listede adı var; hesap hareketi de ortada. Ama bu kargaşadan kurtulmaya çalışıyorlar. Bu isimlerin teker teker açıklanması, bu isimlerin derhal görevinden istifa etmeleri ve ifade vermeleri, yargılamaları gerekiyor.”
Kanun teklifine eleştiri: "Failleri adaletten kaçırma çabası"

İktidarın Meclis’e sunduğu yasa teklifini de sert bir dille eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Komisyonumuz teklif üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. İlk değerlendirmelerimize göre bu teklif; suçu gizleme, suçluyu kayırma ve delilleri karartma amacına hizmet etmektedir. Yapılmaya çalışılan düzenleme, failleri adaletten kaçırma çabasıdır ve kanun teklifi de bu duruma zemin hazırlamaktadır.”
Kılıçdaroğlu’na yanıt: "Gerçek dışı beyanlar"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi hakkındaki iddialarına yanıt veren Özgür Özel, ifadeleri şaşkınlıkla karşıladığını söyledi:
“Sabahleyin dökümleri okudum, inanamadım. Utanç verici bir durum. Gerçekten kopuk beyanlarla, gerçek dışı beyanlarla çok eleştirildi. Ama bu kadarı da olmaz. Düne kadar Kartal dediği belediyenin adını bugün Karşıyaka yapmış. Neden? Kartal Belediye Başkanımız Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalmaya çalışmış, düne kadar kendi Kartal diyordu. O dönemlerde olan meseleyi de şöyle bütün somutluğuyla açıklamak durumundayım. Diyor ya ‘İki genel başkan arasında olacak şeyler.’ Devir teslimi töreninde hiçbir belediye başkanının adını anmamıştır, hiçbir belediye başkanının yapılmamasını ya da yapılmasını herhangi bir dönemde söylememiştir.”
"Yüzde 2’lik parti olarak böyle işlere tenezzül etmeyeceksiniz"

Parti içi duruma ve seçim sonuçlarına vurgu yapan Özel açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“CHP yüzde 1’lerde, Yeni Parti uçmuş gitmiş. Burada bizi aklı sıra İzmir’de itibarsızlaştıracak, tartıştıracak da bilmem ne yapacak. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Bu kadarını duymaktan, okumaktan hicap duydum. Yani madem AK Parti yargısının emrine girdiniz, kaybettiğiniz bir seçimi hazmetmediniz. Üç yıl boyunca büronuzdan avukatlarınızla iftiracıları taşıdınız. Mahkeme dört yapılmış kurultaya rağmen, birinci kademe kararına rağmen, yarın Yargıtay’ın bozması kuvvetli ihtimal, Adalet Bakanlığı baskısıyla muradı terfi etmek olan birisine bir ara karar aldırıp, olmayacak tedbiri koydurdunuz. Millet bize hak verdi. Yeni Parti büyük bir güçle ortada. Şimdi orada madem öyle, buna katlanmayı bileceksiniz. Yüzde 1’lik, 2’lik parti olarak böyle işlere tenezzül etmeyeceksiniz.”
Anket verileri ve devir teslim süreci
Son olarak partinin anket kayıtları ve devir teslim esnasındaki kasaya ilişkin detayları paylaşan Özel, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“‘Anket görmedik' diyor. Bir kere o anketlerin hepsi bulut hesabında. Butlancı olduğun için, gayrimeşru geldiğin için orada. Bana devir teslimde ‘11 sene sonra partinin evrak kasası boş. Verecek bir bilgi yok, anahtarı burada’ denmişti. Meşru bir genel başkana devir teslimi yapabilseydik, evrak kasasında partinin yaptığı bütün kritik görüşmeler, çalışmalar hepsi oradaydı. Buluttaki hesabın şifreleri kendisine verilecekti. Ama meşru bir genel başkan olmadığı için diyor ki ‘Ben partiye baktım, anket yok.’ Anketler ortada, partinin anket şirketlerine ödediği faturalar hesaplarda. Bütün PM üyeleri biliyor. Şimdi bir anda sustular, başka şeye çeviriyorlar. Bugün butlanın yanında olan PM’deki işte o butlan sözcüsü başta olmak üzere ya da sonradan saray güdümüne girerek o tarafa geçen birkaç kişi başta olmak üzere hepsi her istedikleri anketi gördüler PM’de. Karşı oyları yok. Cemil Tugay’a karşı oy kullanmış olan var mı? Hepsinin oyu var Parti Meclisi’nde. Benim de bir oyum var, onların da bir oyu var. Ama şu kadarını söyleyeyim. Öyle bir haldeler ki artık, ben bunları muhatap almazdım ama genel başkan düzeyinde bu kadar gerçeğe aykırı, çıkıp da bir televizyon kanalında geçmişte ben sorduğumda ‘Haberim yok. Troller yapıyordur, ben değilim’ dediği mevzuları şimdi ağzına dolayıp, bir de Karşıyaka’yı buraya eklemesini gerçekten utançla karşıladım. Milletimize şikayet ediyorum.”




