Gazeteci Özlem Gürses'in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP soruşturması kapsamında savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. İstanbul Adalet Sarayı'nda ifade veren Gürses, deprem dönemindeki sosyal medya paylaşımlarından Haluk Levent ile ilgili değerlendirmelerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Ödemiş'teki orman yangını kontrol altına alındı!
Ödemiş'teki orman yangını kontrol altına alındı!
İçeriği Görüntüle

"Denetlenmelerini önerdim"

İfadesinde 1996 yılından bu yana gazetecilik yaptığını belirten Gürses, deprem döneminde televizyon ekranlarında görev almadığını, yalnızca bazı YouTube yayınlarına katıldığını ve sosyal medya üzerinden paylaşım yaptığını söyledi.

Gürses, "1996 yılından beri gazetecilik yaparım. An itibari ile SZC TV hafta sonu ana haber bültenini sunuyorum. Bana sorduğunuz 2023 yılı Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin yaşandığı dönemde işsizdim. Bu husus SGK kayıtlarından teyit edilebilir. Ekranlarda deprem nedeni ile bulunmadım. Yalnızca birkaç youtube yayınına katıldım ve münferit tweetler attım. Tweetlerimde genel olarak o dönem yoğun bağış toplayan Ahbap Derneğinin ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdim. Bunun için daha önceden tanıştığım ekonomi muhabiri Artunç Kocabalkan’ın tweetini alıntılayarak Haluk Levent’i etiketledim. Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur" dedi.

"Lakayıt bir tavır ile depremzedelerden bahsediyordu"

Haluk Levent ile deprem öncesinde herhangi bir röportaj ya da özel haber çalışması yapmadığını belirten Gürses, yalnızca depremin üçüncü yıl dönümünde gerçekleştirilen canlı yayında bir araya geldiklerini anlattı.

Gürses,

"Haluk Levent ile deprem öncesinde röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3. yıl dönümünde Hatay'dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık. Bu yayında kendisi ofis sandalyesinde lakayıt bir tavır ile depremzedelerden bahsediyordu. Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim. Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikte idi. Bu yayında müteahhiti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz. Bu yayına ilişkin dökümü avukatım sunmaya hazırdır. Yayın YouTube'da herkese açık şekilde durmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Şikayetçi olacağım"

Sivil toplum kuruluşlarına yaklaşımının geçmişteki gazetecilik deneyimlerinden kaynaklandığını belirten Gürses, denetim çağrılarının yalnızca şeffaflık amacı taşıdığını söyledi.

Özlem Gürses,

"Ben uzun yıllardır medya sektöründeyim. Daha önce Süleyman Mercümek, Oktar Babuna, Adnan Oktar gibi toplumun vicdanını kanatan organizasyonları bizzat haberleştirmiştim. Hatta 90'larda Oktar Babuna için ilik nakli çağrısı yapılırken dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş toplumun genetik yapısını istihbarat örgütlerine aktarıldığını söylemişti. Bu dönemlerdeki tecrübeler ile sivil toplum kuruluşlarına yaklaşımım oldukça şüphecidir. Çünkü Türk halkı çok fazla kez travmalar yaşamıştır. Benim Ahbap ve Babala'ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım. Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır" dedi.

"Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım"

İfadesinin devamında herhangi bir kurumu öne çıkarma amacı taşımadığını vurgulayan Gürses, deprem dönemindeki açıklamalarının tamamen şeffaflık çağrısı niteliğinde olduğunu söyledi.

Gürses,

"Afet dönemlerinde asıl ihtiyaç vatandaşların bir an önce barınma ve yiyeceğe kavuşturulmasıdır. Kim tarafından yapıldığı ve diğer detaylar önemsizdir. Ben herhangi bir kurumu parlatma çabası göstermedim. Bu nedenle sorumluluk hissetmiyorum. Eğer bilgim dışında soruşturmaya konu özneler beni kullandı ise az önce bahsettiğim gibi şikayetçi olacağım. Sayın savcılık dolandırıcılık ve hırsızlık konulu bu çok çirkin isnatları en kısa sürede ortaya çıkarmalıdır. Türk halkı bu çirkin eylemleri hak etmemektedir. Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala'nın tabiri caiz ise rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim. Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" dedi.

İfadesini tamamlayan Özlem Gürses, işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'ndan ayrıldı.

Kaynak: İHA