CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında hükümetin yönetme kapasitesini kaybettiğini ve devlet kurumlarının tahrip edildiğini savundu. Belediyelere yönelik operasyonları eleştiren Öztrak, seçilmiş yöneticilerin tutuklanması konusunda ölçülülük ve orantılılık ilkelerinin uygulanması gerektiğini söyledi.
Öztrak, belediye başkanlarının milletin parasından yaptıkları harcamaların hesabını vermesi gerektiğini belirterek, tutuklu yargılamanın herkes için istisna olması gerektiğini ifade etti.
“Bu rezaletin sorumluları derhal bulunmalı ve hesap vermelidir. Bizim seçilmişlerin, özellikle de belediye başkanlarının yargı süreçleriyle ilgili tavrımız nettir. Seçilmişler, milletin parasından harcadıkları her kuruşun hesabını vermelidir. Ancak herkes için ve bilhassa da seçilmişler için tutuklu yargılama bir istisna olmalıdır. Seçilmiş bir yönetici söz konusu olduğunda ölçülülük ve orantılılık ilkesi çok daha katı uygulanmalıdır. Seçilmiş başkanların delilleri karartma veya kaçma riski olduğu iddia ediliyorsa, bu nesnel şekilde ortaya konmalıdır. Hemen gözaltı ve tutuklama yerine, adli kontrol tedbirleri uygulanmalıdır. Tutuklama kararı, ‘Adli kontrolün neden yetersiz kalacağı’ somut şekilde ispatlandıktan sonra mümkün olmalıdır. Bu çerçevede; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer derhal serbest bırakılmalıdır. Aynı durum tutuklanan diğer başkanlarımız için de söz konusudur” ifadelerini kullandı.
‘Böyle hukuk olmaz’

Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik soruşturmalara da değinen Öztrak, fon skandalının üzerinin örtülmesi amacıyla adeta “dijital OHAL” ilan edildiğini savundu.
Öztrak, eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısının fon skandalı patlamadan birkaç hafta önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu üyeliğine atandığını, aynı kişinin eşinin ise fonları tasfiye kapsamına alınan Bulls Yatırım A.Ş.’nin ortakları arasında bulunduğunu söyledi.
Öztrak, fon skandalıyla ilgili haberlere ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getiren kurum ile adı fon krizinde geçen şirket arasında aile bağı olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Adeta bir dijital OHAL ilan ettiler. Neden; fon skandalının üzerini örtmek için. Burada da ilginç bir ilişki ağıyla karşılaşıyoruz. Eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı fon skandalı patlamadan yalnızca birkaç hafta önce Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu üyeliğine atanıyor. Aynı kişinin eşi, fonları tasfiye kapsamına alınan Bulls Yatırım A.Ş.’nin ortakları arasında yer alıyor. Şimdi düşünün; fon skandalıyla ilgili haberlere ve sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getiren kurumun yönetiminde kim var? Ailesi, fon krizinde adı geçen şirketlerden biriyle doğrudan ticari bağ içinde olan bir isim. Yani fon skandalını konuşanlara erişim engeli getiren kurumla, fon skandalında adı geçen şirket arasında da aile bağı var. Eskilerin sözüyle, kümesi tilkiye emanet etmişler. Böyle bir nepotizme kamuoyu nasıl güven duyacak? Böyle hukuk olmaz. Bu ülkede, hukuk devleti olduğuna da kimse inanmaz.”
TBMM çatısı altında araştırma komisyonu kurulması için önerge verdiklerini belirten Öztrak, kamuoyuna yansıyan haberlere göre AK Parti’nin önergeye karşı çıktığını söyledi.
Fon skandalını 1996’daki Susurluk kazasına benzeten Öztrak,
“3 Kasım 1996’daki Susurluk kazası nasıl ki siyaset-bürokrasi-mafya üçgenini ifşa ettiyse, 16 Eylül 2026’da patlayan bu fon skandalı da siyaset-bürokrasi-vurguncu şeytan üçgenini ortaya çıkarmıştır. Bu skandal açıkça Türkiye’nin finansal Susurluk’udur. Bunun büyümesini önleyemeyen, uyarılara rağmen seyirci kalan SPK ve Borsa İstanbul yönetimleri derhal görevden alınmalıdır. Finansal piyasalarda güveni tesis etmenin ilk adımı, sorumluların hesap vermesidir. İç ve dış kamuoyunu ikna edecek radikal adımlar atılmazsa yarın çok daha büyük krizlerle karşılaşırız” dedi.
Öztrak ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon rakamlarını doğru açıklamadığını ifade etti.




