T.C. Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026’da yayımlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısı, idari işleyişi ve uygulamalarına ilişkin dikkat çeken tespitler içeriyor. Raporda; atık yönetimi, taşınmazların kullanımı, şirketlerin mali durumu, toplu taşıma izinleri, sosyal yardımlar ve personel uygulamalarıyla ilgili çeşitli eksiklikler sıralandı.
Belediyenin 2025 yılı bütçe gerçekleşmeleri
İzmir Büyükşehir Belediyesi için 2025 mali yılında 91 milyar 300 milyon TL bütçe gideri ödeneği öngörüldü. Yıl içerisinde 77 milyar 844 milyon 704 bin 594 TL gider gerçekleşirken ödeneklerin yüzde 85,26’sı kullanıldı. Kullanılmayan 13 milyar 455 milyon 295 bin TL’lik ödenek ise iptal edildi.
Belediyenin en yüksek harcama kalemleri arasında 27,51 milyar TL ile mal ve hizmet alımları, 16,28 milyar TL ile sermaye giderleri ve 15,56 milyar TL ile cari transferler yer aldı.
Bütçe gelirleri için belirlenen 74,5 milyar TL’lik tahmine karşılık, 65 milyar 18 milyon 254 bin TL net tahsilat yapıldı. Böylece gelirlerin gerçekleşme oranı yüzde 87,27 oldu.
İç kontrol sisteminde eksiklikler tespit edildi
Raporda belediyenin iç kontrol sisteminin genel olarak kurulduğu belirtilirken sistemin işleyişine ilişkin çeşitli eksiklikler de sıralandı. Kurumsal risk tanımlamalarının her yıl yapılmadığı, güncel bir Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı bulunmadığı ve mevcut planın 2018-2019 dönemine ait olduğu kaydedildi.
Ayrıca İç Kontrol İzleme ve Yönlendirme Kurulunun görevlendirmesinin 2015 yılından bu yana güncellenmediği ve iç denetçi sayısının yetersiz kaldığı ifade edildi.
Öte yandan Sayıştay, belediyenin mali rapor ve tablolarının geçerli finansal raporlama çerçevesi kapsamında tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi içerdiği kanaatine vardı. Denetim görüşünü olumsuz etkileyecek bir bulguya yer verilmedi.
Atık tesisleriyle ilgili dikkat çeken tespitler
Raporda çevre ve katı atık yönetimine ilişkin tespitler de öne çıktı. Harmandalı Katı Atık Depolama Sahası’ndaki çöp sızıntı suyunun arıtılmadan doğrudan kanalizasyona verildiği belirtildi.
Bergama Katı Atık Sahası’nda ise 57,7 milyon TL yatırımla kurulan arıtma tesisinin çalıştırılmadığı, sızıntı suyunun arıtma kapasitesi yetersiz olan başka bir tesise yönlendirildiği ve buradan Bakırçay Deresi’ne deşarj edildiği tespit edildi.
Ödemiş’teki katı atık imtiyaz sözleşmesiyle ilgili de usulüne uygun onaylar alınmadan yapılan ek protokollerle sözleşme kapsamının diğer ilçeleri içine alacak şekilde genişletildiği ifade edildi. Raporda, bu uygulamayla yükleniciye kamu aleyhine mali avantaj sağlandığı, amortisman ve hakediş uyuşmazlıkları nedeniyle tahkim süreçlerinin yaşandığı kaydedildi.
Bin 396 taşınmaz işgal altında
Belediyenin mülkiyetindeki taşınmazlara ilişkin incelemelerde, 1.396 taşınmazın işgal altında olduğu belirlendi. Raporda, işgalcilerin tahliyesi için gerekli hukuki süreçlerin işletilmediği ve geçmiş dönemlere ilişkin ecrimisil takiplerinin yapılmadığı belirtildi.
İmar yönetimi kapsamında da çeşitli eksiklikler tespit edildi. Bazı ilçe yerleşimlerinde 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının bulunmadığı, belediye hizmet alanlarının imar planı notlarıyla ticari kullanıma açıldığı ifade edildi.
Büyük ova koruma alanları ve doğal sit alanlarında belirlenen kaçak ya da imara aykırı yapılarla ilgili Büyükşehir Belediyesinin yasal yıkım ve ceza yetkilerini kullanmadığı da raporda yer aldı. Ayrıca bazı taşınmaz satış ihalelerinde belirlenen muhammen bedellerin piyasa ve SGK ekspertiz değerlerinin altında kaldığı tespit edildi.
Belediye şirketlerinin zararları raporda yer aldı
Sayıştay raporunda belediyenin iktisadi teşebbüslerinin ticari faaliyet alanlarında da sürekli zarar ettiği belirtildi. Bu zararların kapatılması amacıyla 2017-2024 yılları arasında şirketlere toplam 9,75 milyar TL sermaye artırımı yoluyla kaynak aktarıldığı kaydedildi.
İZENERJİ, İZELMAN ve İZDOĞA şirketlerinin vergi borçları nedeniyle İller Bankası payından kesilen 1,29 milyar TL’nin şirketlere faiziyle rücu edilmediği de tespitler arasında yer aldı.
Raporda ayrıca belediye şirketlerinin, meclis kararı olmaksızın yalnızca yönetim kurulu kararlarıyla yeni alt şirketler kurduğu ve sermaye artırımlarına gittiği belirtildi. Şirket genel kurullarınca belirlenmesi gereken murahhas üyelik ücretlerinin de yetkisiz şekilde yönetim kurulları tarafından belirlendiği ifade edildi.
Taksi ve servis izinlerinde mevzuata aykırılık tespitleri
Ulaşım uygulamalarına ilişkin bulgularda taksi duraklarının sözleşmesiz ve ihalesiz bırakılması nedeniyle gelir kaybı yaşandığı belirtildi. Bazı ticari taksi plakası ihalelerinde yasal 10 yıllık sınır yerine süresiz hak tanındığı kaydedildi.
Yargı kararıyla ihalesi iptal edilen servis hatlarına meclis kararıyla süresiz geçici çalışma izinleri verildiği de raporda yer aldı. Torbalı ile Aliağa ve Foça hatlarında ise mahkeme kararlarına ve mevzuata aykırı biçimde, UKOME kararları veya eski izinler üzerinden süresiz toplu taşımacılık yapılmasına olanak tanındığı ifade edildi.
Sosyal yardımlarda amaç dışı kullanım belirlendi
Memurlara yönelik Sosyal Denge Sözleşmesi'nde mevzuat dışında izin, ücretsiz hizmet, belediye tesislerinde indirim ve akraba istihdamı gibi hükümlerin bulunduğu tespit edildi. İşçi sözleşmelerinde ise ehliyetine alkol veya uyuşturucu nedeniyle el konulan personelin iş sözleşmesinin feshedilmemesi ve başka bir pozisyona geçirilmesine olanak tanıyan maddeler yer aldı.
Sosyal Yardım Kartı üzerinden sağlanan ayni yardımların kullanımının yeterince denetlenmediği, bakiyelerin oyun içi harcamalar ve dijital abonelikler gibi amaçlar için kullanıldığı belirtildi. İncelenen örneklemde kullanılmayan 769 bin TL'lik bakiyenin ilgili şirketten geri tahsil edilmediği kaydedildi.
Ayrıca yardım alan kişilere ilişkin sosyal inceleme raporlarının dört ila beş yıl boyunca güncellenmediği tespit edildi.
Kiralık araçlar ve Buca Onat Tüneli bulguları
Raporda, ihtiyaçtan fazla araç ve iş makinesi kiralandığı, kiralanan araçların çalışma sürelerinin yüzde 50'nin altında kaldığı belirtildi.
Buca Onat Tüneli yapım çalışmaları sırasında müteahhit kusuru nedeniyle hasar gören 76 binanın kamulaştırma maliyetinin ise yükleniciye rücu edilmediği ve belediye bütçesinden karşılandığı ifade edildi.
Sayıştay raporu, İzmir Büyükşehir Belediyesinin mali tablolarına ilişkin olumlu denetim görüşü içermesine karşın çevre yönetimi, taşınmazlar, şirketlerin mali yapısı, ulaşım izinleri ve sosyal yardımlar başta olmak üzere birçok alanda düzeltilmesi gereken uygulamalara dikkat çekti.





